Antikoagülanlar
Kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar. Bu amaçla birçok bileşik kullanılır. Ancak bunların en önemlileri, heparin, dihidroksikumarin (RumarolK kumarola yakın bir yapısı olan varfarin ve inandion adını taşıyan bir bileşiğin bazı türevleridir. Heparin, memeli hayvanların karaciğer ve akciğerlerinden elde edilir ve toplardamar içine şırınga edilerek kullanılır. Dihidroksikumarin ise, yoncadan elde edilir ve sindirim borusundan soğurulabildiğinden ağız yoluyla alınır.
İnandion türevleri olan fenindion ve difenindion da ağız yoluyla alınırlar. Heparinin etkisi çok daha çabuktur. Ancak, uzun süre antikoagülan kullanmak zorunda olanların heparinle tedavi edilmesi, bu hastaların damarlarına günde birkaç defa ilacın şırınga edilmesini gerektirir. Antikoagülanların en çok kullanıldığı hastalıklar, uyluk toplardamarı trombozları, koroner atardamar hastalıkları ve romatizmal kalp hastalıklarıdır.
Bütün bu hastalıklarda antikoagülan kullanılmasının amacı, ya kan damarları içindeki pıhtı oluşumunu engellemek, ya da kan damarları içinde oluşmuş olan pıhtının büyümesini önlemektir. Bir antikoagülan kullanarak kanın pıhtılaşma yeteneği azaltılınca, hastada çok ufak bir incinme sonucunda bile başlayabilen kanamayı durdurmak çok güç olabilir. Bu nedenle, hekimler, antikoagülan verdikleri kimselerin kanlarını sürekli olarak inceleyerek pıhtılaşmanın aşırı bir şekilde kısıtlanmamasına dikkat ederler.
Tags: Antikoagülanlar, hekimler, Heparin, Kan









