<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tıbbi Veritabanı ve Arama Motoru &#187; Cerrahi Opr. ve Tedavi</title>
	<atom:link href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/cerrahi-operasyonlar-ve-tedavi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.spitall.com</link>
	<description>İşimiz İnsan. Gücümüz Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 10:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Vitrektomi (Vitrectomy)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/vitrektomi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/vitrektomi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 19:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[batma]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Kanamalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=14194</guid>
		<description><![CDATA[Gözün arka segmentinin hastalıklarında vitrektomi ameliyatı, yani vitreus jelinin cerrahi olarak boşaltılması gerekebilir Vitrektomi sonrası vitreus jelinin yerini hümor aköz adı verilen göziçi salgısal sıvısı doldurur. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-14194"></span><br />
Vitreus; gözün merkezi kısmını dolduran, jel kıvamında şeffaf bir dokudur. Gözün hacminin yaklaşık 2/3 ünü oluşturur ve gözün <a href="http://www.spitall.com/anatomi"title="anatomi" >anatomi</a>k şeklinin oluşmasında katkısı vardır. Gözün arka segmentinin hastalıklarında vitrektomi ameliyatı, yani vitreus jelinin cerrahi olarak boşaltılması gerekebilir. Vitrektomi sonrası vitreus jelinin yerini hümor aköz adı verilen göziçi salgısal sıvısı doldurur.<br />
Göziçi kanamaların temizlenmesi, skar dokularının cerrahi olarak çıkarılması, ve retina( gözün sinir ağı tabakası) çekintilerinin rahatlatılması amacı ile vitrektomi operasyonu uygulanabilir. Kanamalar, iltihap hücreleri ve skar dokuları görüntünün algılandığı retinaya ulaşmasına engel olarak görmeyi bozarlar. Ayrıca vitreus jeli retina üzerinde çekinti oluşturarak fonksiyonunu bozuyorsa vitrektomi ile bunun düzeltilmesi gerekir.<br />
Sıklıkla vitrektomi gerektiren göz hastalıkları şunlardır:<br />
*Şeker hastalarında görülen kanama ve retina dekolmanı gibi diabetik retinopati komplikasyonları<br />
*Makular hole ( Sarı lekede delik )<br />
*Retina dekolmanı ( Sinir ağı tabakasının yırtılması )<br />
* Preretinal membranlar ( Sinir ağında oluşan zarımsı yapılar )<br />
*Göziçi kanamalar<br />
*Göz yaralanmaları<br />
*İnfeksiyonlar<br />
*Daha önceki göz operasyonlarıyla ilgili problemler</p>
<p>Vitrektomi amelliyatında göze birkaç adet mikrocerrahi kesi ile giriş yapılır. Mikrocerrahi mikroskobu ve gözün arka segmentinin görüntülenmesini sağlayan özel lensler yardımı ile vitreus jelinin temizlenmesi sonrası gerekli cerrahi prosedürler uygulanır.</p>
<p>Operasyon sonrası ilk kontrole kadar göz bandajlı kalmalıdır. Anestezi kapak hareketlerine engel olacağı için kapak hareketleri düzelene kadar bandaj çıkarılmamalıdır. Bandaj açıldıktan sonra gerekli damlalar kullanılmalıdır. Cerrahi sonrası ilk günler gözde rahatsızlık, ağrı, kızarıklık ve batma hissi olağan ve beklenen bir durumlardır.<br />
Operasyon sonrası dönemde <a href="http://www.spitall.com/anatomi"rel="external"title="anatomi" >anatomi</a>k ve görme iyileşmesi, gözün görmeyi sağlayan hassas yapılarının operasyon öncesinde ne kadar etkilenmiş olduğu ile ilgilidir. Retinanın etkilenmediği göziçi kanamalarında sonuçlar oldukça olumludur. Retinanın etkilendiği durumlarda ise görme iyileşmesi sınırlı olabilir, ancak bu durumlarda en azından patolojik sürecin devamına engel olmak açısından cerrahi girişim önem kazanmaktadır. Özellikle merkezi retinanın etkilenmemiş olduğu durumlarda görme operasyon sonrası daha iyi seviyelere ulaşabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/vitrektomi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşıların Yan Etkileri</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asilarin-yan-etkileri</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asilarin-yan-etkileri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 05:49:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[BCG]]></category>
		<category><![CDATA[DTP]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13539</guid>
		<description><![CDATA[Ancak artan aşı uygulamaları aşıya bağlı olarak gelişen yan etkileri de arttırmaktadır .  Genellikle aşıyı takiben görülen yan etkilerin çoğu hafif yaşamı tehdit etmeyen kısa süreli yan etkilerdir Yaşamı tehdit eden ciddi yan etki çok nadir görülmektedir. Yan etki DTP DtaP Lokal etki Sistemik etki ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13539"></span></p>
<p>Aşı uygulamaları en etkin ve en yaygın bir şekilde kullanılan halk sağlığı girişimidir. Aşıların kullanım oranlarının artması ile dünyanın birçok yerinde aşı ile önlenebilir hastalıkların insidansı dramatik olarak azaltmıştır. Ancak artan aşı uygulamaları aşıya bağlı olarak gelişen yan etkileri de arttırmaktadır. Hiçbir aşı % 100 güvenli değildir. Hiçbir girişim de tamamen risksiz değildir.</p>
<p>.  Bağışıklama programları uygulanırken aşıya bağlı yan etkilerin aşı yapılmadığı taktirde hastalığın olabilecek komplikasyonlarının aileye açıklanması aşıya devam oranını arttırır.</p>
<p>.  Genellikle aşıyı takiben görülen yan etkilerin çoğu hafif yaşamı tehdit etmeyen kısa süreli yan etkilerdir. Yaşamı tehdit eden ciddi yan etki çok nadir görülmektedir.</p>
<p>Aşı reaksiyonları, aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik şeklinde lokal reaksiyonlar veya ateş,</p>
<p>döküntü, lenfopati gibi sistemik reaksiyonlar olabilir. Yanlış bölgeye uygulama, yanlış doz ve dilüsyon, steril olmayan enjektörle enjeksiyon, uygulama hatalarına bağlı yan etkilerdir. Bir diğer yan etki ise altta yatan nedene bağlıdır.</p>
<p>Aşı komponentlerine karşı aşırı duyarlık reaksiyonları gelişebilir. Kızamık, kabakulak aşıları tavuk embriyosu fibroblast doku kültürlerinde üretilir. Yumurta proteini ile çapraz reaksiyon verebilir. Bu tip reaksiyonlarda anafilaksi riski düşüktür. Dilüe aşı ile deri testi yol gösterici değildir. Yumurtaya allerjik çocuklarda deri testi yapılmaksızın kızamık veya kabakulak aşıları yapılabilir. Sarı humma, influenza aşısıda yumurta proteini içerir. Ağır anafilaktik reaksiyon geçirenlerde influenza aşısı yapılmamalıdır.</p>
<p>Bazı aşıların içinde bulunan antibiotikler allerjik reaksiyonlar yaratabilir. İnaktif polio ve oral polio aşısı streptomisin, neomisin, polimiksin-B, kızamık, kabakulak, kızamıkcık ve suçiçeği aşısı neomisin içerir. Duyarlı kişilerde bu aşılardan 48-96 saat sonra aşı yerinde gecikmiş tipte lokal reaksiyon (eritematöz, puriritik papül) görülebilir. Neomisine anafilaktik reaksiyon hikayesi veren kişiye neomisin içeren aşı yapılmamalıdır. Aşıların stabilizasyonunda kullanılan jelatine (kızamık-kızamıkcık-kabakulak-suçiçeği) karşı gelişen anafilaksi nadirdir. Kuduz aşısının (HDRV) pekiştirme dozundan sonra % 6 oranında serum hastalığı rapor edilmiştir. Pnönomokok, Hib, hepatit B ve oral polio aşısı çok nadir olarak aşırı duyarlık reaksiyonu yapabilir.</p>
<p>BCG aşısı % 0.1 &#8211; % 4 oranında süpüratif BCG lenfadeniti, nadirende yaygın BCG infeksiyonu ve osteit nedeni olabilir.</p>
<p>Sellüler (DTP) ve asellüler (DtaP) boğmaca aşısı içeren difteri-tetanoz boğmaca aşısının ilk 72 saat içinde görülen yan etkileri tabloda görülmektedir.</p>
<p>Yan etki DTP DtaP</p>
<p>Lokal etki</p>
<p>Hassasiyet % 43-51 % 7-12</p>
<p>Endurasyon % 11-13 % 1</p>
<p>Eritem % 7-8 % 1-2</p>
<p>Sistemik etki</p>
<p>Ateş ? 38 0C % 4-40 % 0.5-4</p>
<p>Uyku hali % 26-60 % 16-39</p>
<p>İştahsızlık % 19-27 % 5-6</p>
<p>Huzursuzluk % 56-73 % 27-35</p>
<p>Üç saatten fazla süren 374-552/100.000 26-103/100.000</p>
<p>Durdurulamayan ağlama</p>
<p>Ateş ? 40 0C 24-456/100.000 8-52/100.000</p>
<p>Kollaps 8-81/100.000 0-14/100.000</p>
<p>(hipotonik-hiporesponsif atak)</p>
<p>Konvülsiyon 8-22/100.000 0-26/100.000</p>
<p>(ateşli veya ateşsiz)</p>
<p>Tetanoz aşısı eritem, endürasyon ve ağrı gibi lokal veya ürtiker, anafilaksi, periferik nöropati gibi sistemik reaksiyonlar yapabilir.</p>
<p>Oral polio aşısına bağlı paralitik hastalık 2.4 milyon dozda bir görülür. İmmun yetersizliği olanlarda aşılanmamış erişkinlerde aşıya bağlı paralitik hastalık riski artar.</p>
<p>Kızamık aşısından 5-12 gün sonra, 1-5 gün süren ateş yükselmesi, % 5 oranında morbiliform döküntü, konvülziyon ve 1.000.000/1 oranında da ensefalit görülebilir. Kızamıkcık aşısından 7-12 gün sonra geçici akut artrit, kabakulak aşısından 15-35 gün sonra aseptik menenjit ve sensorinörel tipte işitme kaybı rapor edilmiştir.</p>
<p>Hepatit B aşısı lokal ağrı, hafif ateş, 600.000 dozda / 1 anafilaktik reaksiyon görülebilir. Böyle bir durumda aşı kontrendikedir. Plazma kaynaklı hepatit B aşısından sonra Guillain-Barre bildirilmiştir. Hepatit A aşısından sonra lokal ağrı, ısı artışı ve baş ağrısı görülebilir.</p>
<p>Konjuge hemopilus influenza tip b aşısı lokal eritem, endürasyon, ağrı (% 5-30) yapabilir. Nadiren ateş, huzursuzluk görülür.</p>
<p>İnfluenza aşısına bağlı lokal reaksiyon % 1 oranındadır. Ateş, halsizlik miyalji gibi yakınmalar 1-2 gün olabilir.</p>
<p>Suçiçeği aşısından sonra makülopapüler, papüloveziküler döküntü % 7-8 oranında karşılaşılır. Lokal reaksiyon % 20-35 oranında, aşı sonrası zoster sıklığı, hastalığa göre çok seyrek görülür.</p>
<p>Aşı yan etkilerinin ayırıcı tanısı ve daha iyi aşı programlarının geliştirilmesi için aşı yan etki sistemi şarttır. Ancak ABD gibi gelişmiş ülkelerde bile aşı güvenirliliğini sürekli değerlendirmek için gerekli bilgi ve alt yapıda boşluklar ve <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"rel="external"title="soru" >soru</a>nlar vardır. Bu eksiklikleri gidermek için CDC, 1989 yılında VSD (Vaccine Safety Data<a href="http://www.spitall.com/site-submit"title="link" >link</a>) projesini hazırlamıştır. VSD projesinde 0-6 yaş arasında 500.000 çocukta demografik bilgiler, aşı kayıtları, sağlık servisi verileri bilgisayara yüklenmiştir. 3 yıllık izleme süresinde 550.000 doz DTP, 311.000 doz MMR aşısı yapılmıştır.</p>
<p>Bu sistemin en önemli amacı aşı güvenirliğinin daha iyi anlaşılması ve aşı hasarını minimalize etmek için daha güvenli aşıların gelişmesini sağlamaktır.</p>
<p>Kaynaklar</p>
<p>1.  Anerican Academy of Pediatrics. Active immunization. In: Peter G, ed. 2003 Red Book: Report of the commitee on Infections Diseases 25th ed. Elk Grove Village, IL: American Academy of Pediatrics; 2003: 7-53.</p>
<p>2.  Chen RT, Glasser JW, Rhodes PH, et al. Vaccine safety data<a href="http://www.spitall.com/site-submit"rel="external"title="link" >link</a> project: A new tool for improving vaccine safety monitoring in the United States. Pediatrics. 1997; 99: 765-773.</p>
<p>3.  Chitsike I, van Furth R. Paralytic poliomyelitis associated with oral poliomyelitis vaccine in child with HIV infection in Zimbabwe: case report. BMJ 1999; 318 (7187): 841-3.</p>
<p>4.  Christensen M, Ronne T, Christiansen AH. MMR-vaccination of children allergic to eggs. Ugeskr Leeger 1999; 161 (9): 1270-2.</p>
<p>5.  Kelso JM Mootrey GT, Tsai TF. Anaphylaxis from yellow fever vaccine. J Allergy Clin Immunol 1999; 103 (4): 698-701.</p>
<p>6.  Peter G. Immunization practices. In: Berhman RE, Kliegman RM, Jenson HB, eds. Nelson Textbook of Pediatrics 17th ed. Philadelphia: WB Saunders compant, 2004: 1174-84.</p>
<p>7.  Renard JL, Guillamo JS; Ramirez JM, et al. Acute transverse cervical myelitis following hepatitis B vaccination. Evolution of anti-HBs antibodies. Presse Med 1999; 28 (24): 1290-1292.</p>
<p>8.  Türktaş İ, Ergenekon E. Anaphylaxis following diphtheria-tetanus-pertussis vaccination-a reminder. Eur J Pediatr 1999; 158 (5): 434.</p>
<p>9.  Tourbah A, Gout A, Liblan R, Lyon-Caen O, Bongniot C, Iba-Zizen MT, Cabanis EA. Encephalitis after hepatitis B vaccination: recurrent disseminated encephalitis or MS? Neurology 1999; 53 (2): 396-401.</p>
<p>10. Zipp F, Weil JG, Einhaupl K. No increase in demyelinating diseases after hepatitis B vaccination. Nat Med 1999; 5 (9): 964-5.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asilarin-yan-etkileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşı Kontrendikasyonları</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asi-kontrendikasyonlari</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asi-kontrendikasyonlari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 05:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[KKK]]></category>
		<category><![CDATA[Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon]]></category>
		<category><![CDATA[OPV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13537</guid>
		<description><![CDATA[Gerçek kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar Kontrendikasyonlar Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13537"></span></p>
<p>Sağlığın korunmasında önemli bir yeri olan aşılar tümüyle etkili olmadığı gibi tümüyle güvenli değildir. Aşılamadan sonra seyrek olarak görülen bazı yan etkiler yanlış olarak kontrendikasyon nedeni olarak kabul edilmekte ve yanlış fikirler zaman zaman aşıların gerektiğinde yapılmasını engellemektedir. Gerçek kontrendikasyonlar olduğunda ise yanlış bilgiler ile aşı yapılması sonucunda ciddi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Tüm rutin aşılar için geçerli kontrendikasyonlar :</p>
<p>. Aşı veya aşı içeriklerinden birine karşı gelişmiş anaflaksi veya benzeri tablo,</p>
<p>. Ateşli ve ateşsiz olarak ağır ve orta şiddette hastalık bulunması,</p>
<p>. Gebelere veya ağır immünosüpresyonu olan kişilere canlı aşıların yapılması</p>
<p>Aşı antijeni ve aşı komponentleri hafif lokal reaksiyonlardan şiddetli sistemik anafilaksiye kadar çeşitli tablolara yol açabilir. Aşı sonrası gelişen hipersensitivite reaksiyonunu iyi değerlendirmelidir ve gerçek kontrendikasyonun anaflaksi ve benzeri tablo olduğu, anaflaksiye göre daha sık görülen diğer tip hipersensivite reaksiyonlarının kontrendikasyon oluşturmadığı bilinmelidir.</p>
<p>Gebelikte önerilen tek ürün kombine tetanoz ve difteri toksoid aşılarıdır ve tetanoz aşısı gebelikte rutin olarak kullanılmaktadır. Hepatit B, pnömokok ve influenza aşıları risk taşıyan gebelere yapılabilir. Diğer bakteri ve inaktive virus aşılarının gebelikte riskli olduğu konusunda bilgi yeterli değildir. Gebelere ve özellikle aşıdan sonraki ilk üç ay içinde hamile kalma riski olanlara canlı virus aşısı (MMR, su çiçeği, OPV, sarı humma) yapılmamalıdır. Polio aşılamasında IPV tercih edilmekle birlikte riskli gebelere OPV de yapılabilir. Yüksek riskli bölgelere yapılan yolculuklarda sarı humma aşısı uygulanabilir. Kızamıkçık aşısı yapılan gebelerin çocuklarında konjenital kızamıkçık sendromu veya aşı suşuna bağlı enfeksiyon bildirilmemiş olsa da gebelere KKK aşısı yapılmamalıdır.</p>
<p>RUTİN AŞILARDA</p>
<p>(DBT/DTaB, OPV, IPV, KKK, Hib, HBV, Var)</p>
<p>Gerçek kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>*Önceki aşı dozuna karşı gelişen anafilaksi *Hafif, orta derecede lokal reaksiyon (ağrı, kızarıklık, şişlik)</p>
<p>*Aşı içeriklerinden birine karşı anafilaksi *Önceki aşı dozundan sonra hafif ve orta derecede ateş</p>
<p>*Ateşli veya ateşsiz ağır veya orta dereceli hastalık *Düşük dereceli ateşli veya ateşsiz hafif hastalık</p>
<p>*Devam eden antibiyotik tedavisi</p>
<p>*Hastalıkların konvelasan dönemleri</p>
<p>*Prematürite</p>
<p>*Enfeksiyöz ajanla yakın süre içinde temas</p>
<p>*Penisilin ve diğer spesifik olmayan alerjiler ve aile öyküsü</p>
<p>*Annenin hamile olması</p>
<p>*Aşılanmamış ev halkı ile temas</p>
<p>DBT/DTaB</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>Önceki DBT (veya DTaB) dozunu izleyen 7 gün içinde ansefalopati Önceki dozdan sonra 40.5 ?C’nin altında ateş</p>
<p>Önlem almayı gerektiren durumlar  Ailede konvülsiyon öyküsü</p>
<p>Aşıdan sonraki 48 saat içinde, 40.5 ?C’nin üzerindeki ateş,   Ailede ani ölüm öyküsü</p>
<p>kollaps veya şoka benzer durum, 3 saat veya daha uzun süren  Ailede DBT (veya DTaB) den sonra yan etki öyküsü</p>
<p>devamlı ve susturulamayan inatçı ağlama görülmesi</p>
<p>İlk 3 gün içinde ateşli veya ateşsiz konvülsiyon geçirme</p>
<p>Altı hafta içerisinde Guillain-Barre sendromu</p>
<p>OPV</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>HIV enfeksiyonu veya HIV ile ev içi temas Emzirme</p>
<p>İmmün yetmezlik (hematolojik veya solid tümorler, konjenital  Devam eden antibiyotik tedavisi</p>
<p>immun yetmezlikler, uzun süreli immünsupresif tedavi) Hafif ishal</p>
<p>İmmün yetmezlikli kişi ile ev içi temas</p>
<p>Önlem alınması gereken durumlar</p>
<p>Gebelik</p>
<p>IPV</p>
<p>Kontrendikasyonlar</p>
<p>Neomisin veya streptomisinle anafilaksi</p>
<p>Önlem alınması gereken durumlar</p>
<p>Gebelik</p>
<p>KKK</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>Neomisine karşı anafilaktik reaksiyon Tüberküloz veya pozitif PPD testi</p>
<p>Gebelik  Eş zamanlı PPD testi yapılması</p>
<p>İmmün yetmezlik (hematolojik veya solid tümorler, konjenital  Emzirme</p>
<p>immun yetmezlikler, ciddi HIV enfeksiyonu, uzun süreli  Aşılanan çocuğun annesinin gebe olması</p>
<p>immünsupresif tedavi) İmmün yetmezlikli kişi ile ev içi temas</p>
<p>Jelatine karşı anaflaktik reaksiyon  HIV enfeksiyonu</p>
<p>Önlem alınması gereken durumlar Yumurta ve neomisinle karşı anafilaktik olmayan</p>
<p>Yakın zamanda (3-11 ay içinde) immunglobulin verilmesi alerjik reaksiyonlar</p>
<p>Trombositopeni veya trombositopenik purpura öyküsü</p>
<p>Hib</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>Bilinen yok Hib hikayesi</p>
<p>Hepatit B</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>Maya anafilaksisi Gebelik</p>
<p>Suçiçeği</p>
<p>Kontrendikasyonlar Kontrendikasyon oluşturmayanlar</p>
<p>Neomisin ve jelatine karşı anafilaksi İmmun yetmezlikli kişi ile ev içi temas</p>
<p>HIV enfeksiyonu HIV li kişi ile ev işi temas</p>
<p>İmmün yetmezlik (hematolojik veya solid tümorler, konjenital</p>
<p>immun yetmezlikler, uzun süreli immünsupresif tedavi)</p>
<p>Önlem alınması gereken durumlar</p>
<p>Yakın zamanda (5 ay içinde) immunglobulin verilmesi</p>
<p>Ailede immun yetmezlik öyküsü</p>
<p>Kaynaklar</p>
<p>1.  Anerican Academy of Pediatrics. Active immunization. In: Peter G, ed. 2003 Red Book: Report of the commitee on Infections Diseases 25th ed. Elk Grove Village, IL: American Academy of Pediatrics; 2003: 7-53.</p>
<p>2.  Chen RT, Glasser JW, Rhodes PH, et al. Vaccine safety data<a href="http://www.spitall.com/site-submit"rel="external"title="link" >link</a> project: A new tool for improving vaccine safety monitoring in the United States. Pediatrics. 1997; 99: 765-773.</p>
<p>3.  Chitsike I, van Furth R. Paralytic poliomyelitis associated with oral poliomyelitis vaccine in child with HIV infection in Zimbabwe: case report. BMJ 1999; 318 (7187): 841-3.</p>
<p>4.  Christensen M, Ronne T, Christiansen AH. MMR-vaccination of children allergic to eggs. Ugeskr Leeger 1999; 161 (9): 1270-2.</p>
<p>5.  Kelso JM Mootrey GT, Tsai TF. Anaphylaxis from yellow fever vaccine. J Allergy Clin Immunol 1999; 103 (4): 698-701.</p>
<p>6.  Peter G. Immunization practices. In: Berhman RE, Kliegman RM, Jenson HB, eds. Nelson Textbook of Pediatrics 17th ed. Philadelphia: WB Saunders compant, 2004: 1174-84.</p>
<p>7.  Renard JL, Guillamo JS; Ramirez JM, et al. Acute transverse cervical myelitis following hepatitis B vaccination. Evolution of anti-HBs antibodies. Presse Med 1999; 28 (24): 1290-1292.</p>
<p>8.  Türktaş İ, Ergenekon E. Anaphylaxis following diphtheria-tetanus-pertussis vaccination-a reminder. Eur J Pediatr 1999; 158 (5): 434.</p>
<p>9.  Tourbah A, Gout A, Liblan R, Lyon-Caen O, Bongniot C, Iba-Zizen MT, Cabanis EA. Encephalitis after hepatitis B vaccination: recurrent disseminated encephalitis or MS? Neurology 1999; 53 (2): 396-401.</p>
<p>10. Zipp F, Weil JG, Einhaupl K. No increase in demyelinating diseases after hepatitis B vaccination. Nat Med 1999; 5 (9): 964-5.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/asi-kontrendikasyonlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Laringoskopi</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/laringoskopi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/laringoskopi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:38:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Fr Laryngoscopie]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[Laryngoscopy Lareks]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13498</guid>
		<description><![CDATA[Alm Laryngoskopie (f), Fr Laryngoscopie (f), İng Laryngoscopy Lareks (gırtlak) muayene metodlarının en önemlisi Sesin meydana gelişini anlamak için, ağız içine konan küçük bir aynadan yansıyan hayalleri, önündeki başka bir aynada görebilme fikrinden istifâde etmiştir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13498"></span>Alm. Laryngoskopie (f), Fr. Laryngoscopie (f), İng. Laryngoscopy. Lareks (gırtlak) muayene metodlarının en önemlisi. İndirekt ve direkt laringoskopi olmak üzere iki çeşidi vardır.<br />
İndirekt laringoskopi: On sekizinci asırda, İtalyan müzik hocası olan Manuel Garcia tarafından keşfedilmiştir. Sesin meydana gelişini anlamak için, ağız içine konan küçük bir aynadan yansıyan hayalleri, önündeki başka bir aynada görebilme fikrinden istifâde etmiştir. Bugün, Manuel Garcianın kullandığı ışık kaynağı yerine, doğrudan alın aynasından veya masa lâmbasından akseden elektrik ışığı kullanılmaktadır.<br />
Bu metod ile muayenedeki gerekli malzemeler şunlardır: Alın aynası ve ışık kaynağı, kare şeklinde kuru gaz bezi parçaları, larenks aynaları, sıcak su veya alkol lambası, anestezik sprey.<br />
Hasta, muayene koltuğuna, sırtı arkaya tam dayanmış şekilde, dik olarak oturtulur. Hastanın elleri, muayene koltuğunun kenarını tutacaktır. Alkol lâmbası alevinde veya sıcak suda ayna ısıtılır. Aynanın metal kısmını hekim kendi eline temas ettirerek sıcaklığını kontrol eder. Bunu müteakip bir gaz bezi parçası ile hastanın dili ucundan tutulup dışarı çekilir. Hekim larenks aynasını dikkatli bir şekilde hastanın ağzından içeri sokar, fakat dil köküne ve yutak arka tarafına değdirmemeye çalışır. Larenks önce istirahat hâlinde görülmeye çalışılır. Daha sonra hastaya “A” ve “Hi” seslerini çıkarması söylenerek, ses tellerinin durumu incelenir.<br />
Yutak arka duvarına % 2lik pantocain veya kokain gibi lokal anestezik madde hafifçe püskürtülürse, hasta için pek hoş olmayan öğürtü refleksi kontrol altına alınabilir.<br />
Muayene, dâimâ bir sıra tâkip edilerek yapılmalıdır. Önce dil kökü, epiplot kıkırdağı, sinüs piriformisler, aritenoit kıkırdaklar, ses telleri, ses teli kıvrımları ve bunların ön arka kısımları detaylarıyla görülmelidir.<br />
Direkt laringoskopi: Eğer indirekt laringoskopik muayene ile larenks yeteri kadar görülemiyorsa (bâzı çocuklar, uyum sağlayamayan büyükler, larenksin görülmesine engel teşkil edecek marazî durumları olan hastalarda), o zaman özel eğitimi ve âleti gerektiren direkt laringoskopik muayene yapılarak, detaylı bilgi elde edilebilir. Laringoskop denilen, ışığı üst veya alt uçta bulunan boru şeklinde âletle muâyene olunur.<br />
Her yaş ve cinsteki kişilere kolaylıkla uygulanabilir. Genellikle hastâne şartlarında ve sırtüstü yatar<br />
pozisyonda yapılır. Hastaların durumuna ve cerrahın tercihine bağlı olarak genel veya lokal anestezi uygulanabilir.<br />
Yapılış şekli: Mîdenin boş olması ve hastanın önceden hazırlanması(Bir önceki akşamdan antihistaminikle beraber müsekkin verilir.) gerekir. Anestezi de yapıldıktan sonra muâyene masasına yatırılır. Kollar tamamen gevşek olarak iki yana tespit edilmelidir. Bu, omuz ve ense adalelerinin gevşetilmesi için şarttır. Baş, muayene masasında 15 cm yüksekte olmalıdır. Bunun için başın altına yastık konabilir. Laringoskop sağ elle ve dilin sağ tarafından epiplot görülünceye kadar içeriye sokulur. Sol el hastanın ağzını açmakta ve dili korumaktadır. Epiglotun ucu görülünce laringoskop orta hattâ getirilir ve çevre dokuları incelenir.<br />
Bu şekilde yapılan direkt laringoskopide bütün yapılar yukarıdaki sırayla görülebildiği gibi bunlara temas etmek ve laringoskop içinden geçirilen hususî penslerle larenks içindeki yabancı cisimleri almak, biyopsi yapmak, tetkik için ifrazat aspire etmek (emmek) ve hücre toplamak mümkündür.<br />
Günümüzde süspansiyon laringoskopları ve cerrahî mikroskoplarının yardımıyla larenks içinde, mikrocerrâhî müdâhale yapma imkânı mevcuttur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/laringoskopi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anestezi</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anestezi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anestezi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[endoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13496</guid>
		<description><![CDATA[Anestezi duyarsızlık, hissizlik, duyuların geçici olarak kalkması anlamına gelmektedir Anestezi dört kategoriye ayrılır Genel anestezi Bölgesel anestezi Lokal anestezi GENEL ANESTEZİ Anestezi aldığı süre içinde yaşananları hatırlayamaz. Lokal anestezi Genel anestezi ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13496"></span>Herhangi bir cerrahi (ameliyat) veya girişimsel işlem (örneğin endoskopi) uygulanacak tüm hastalar değişik anestezi yöntemlerinden birine ihtiyaç duyacaklardır. Anestezi duyarsızlık, hissizlik, duyuların geçici olarak kalkması anlamına gelmektedir. Halk arasında Genel Anestezi deyimi yerine &#8220;Narkoz&#8221; da denilmektedir. Narkoz, anestezi ile eş anlamlı gibi görülüyor olsa da, tam bilinç kaybı olmadan, duyarlılığın ileri derecede ortadan kalkmasıyla oluşan belirgin uyuşma halidir.</p>
<p>KAÇ TİP ANESTEZİ YÖNEMİ VARDIR ?<br />
Anestezi dört kategoriye ayrılır</p>
<p>Genel anestezi<br />
Bölgesel anestezi<br />
Lokal anestezi<br />
Sedasyon<br />
ANESTEZİ TİPİNE NASIL KARAR VERİLİR ?</p>
<p>Uygulanacak anestezi şeklini belirlerken hastanın yaşı, sağlık durumu, yapılacak ameliyatın veya işlemin tipi ve özellikleri gibi faktörler göz önüne alınır. Hastanın kişisel tercihi de önemlidir.</p>
<p>ANESTEZİ NASIL ETKİ EDER ?<br />
Tüm anestezi tipleri çeşitli seviyelerde sinir sistemini baskılayarak (deprese ederek) ağrının hissedilmesini engeller. Lokal anestezi sadece uygulandığı alandaki sinir hücrelerini baskılayarak ağrı duyusunun iletilmesini önler. Bölgesel anestezi vücudun belirli bölgelerini uyaran sinir dallarını, genel anestezi ise beyindeki sinir hücrelerini etkiler. Anestezinin tipi ne olursa olsun, etkilediği alandaki sinir sistemi üzererindeki etkisi, kullanılan ilacın etki süresi ile sınırlıdır. Sinir sistemi ve hücreleri üzerinde kalıcı bir etkisi yoktur.</p>
<p>GENEL ANESTEZİ<br />
Genel anestezide kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>ların beyin korteksini etkilemesi sonucu bilinç tamamen kaybolur. Bu sırada hasta;</p>
<p>Çevresinde olanların farkına varamaz<br />
Ağrı duymaz<br />
Haraket edemez<br />
Anestezi aldığı süre içinde yaşananları hatırlayamaz.<br />
Genel anestezi uygulamasına damar içine verilen anestezik <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>larla başlanır. Hasta uyuduktan sonra nefes borusuna yerleştirilen bir boru aracılığıyla hastanın solunum fonksiyonları anestezi cihazı tarafından sağlanır. Oksijen , hava ve anestezinin devamını sağlayan inhalasyon ajanları anestezi cihazı ile hastaya verilir. Ameliyat süresince anestezi uzmanı tarafından hastanın , kalp hızı, ritmi, kan basıncı, oksijen saturasyonu, solunumla aldığı oksijen ve anestezik ajan konsantrasyonu, çıkardığı karbondioksit ve anestezik ajan konsantrasyonu sürekli olarak izlenir.</p>
<p>Ameliyat bitiminde verilen <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar kesilerek hastanın uyanması sağlanır. Bu arada ameliyat sonrası ağrıyı en aza indirmek için gerekli olan ağrı kesicilerde hastaya uygulanır.</p>
<p>BÖLGESEL ANESTEZİ (REJYONEL)<br />
Lokal anestezikler bir sinir çevresine veya spinal ve epidural anestezide olduğu gibi omurilik çevresine verilirler. Bu yöntemde de lokal anesteziklerin etkisi ile sinirsel iletim durdurulur ve hastanın ağrı duyması engellenir Hastanın bilinç düzeyini etkilemeden sadece vücudun belli bir bölgesi uyuşturulur. Bölgesel anestezi ile tek bir ayak, tek bir bacak, tek bir kol veya el uyuşturulabilir.</p>
<p>En yaygın olarak kullanılan 2 yöntem spinal ve epidural anestezidir. Büyük sinir dallarının geçtiği omurilik bölgesinde sinir liflerinin yakınına lokal anestezik <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a> enjeksiyonu yapılarak uygulanır. Özellikle vücudun alt tarafındaki (Göbek altı) operasyonlarda uygulanır. Epidural anestezide spinal anesteziden farklı olarak omurilik bölgesine plastik bir kateter yerleştirilir. Bu sayede anestezi süresi gerektiği kadar uzatılabilir. Ameliyat sonrası ağrıyı kontrol için gerekli ağrı kesiciler de bu kateterden verilebilir. Ağrısız doğum uygulamaları da epidural anestezi ile yapılmaktadır.</p>
<p>Spinal veya epidural anestezi sırasında hastanın ağrı duyusu tamamen ortadan kalkar. Bazı durumlarda ilacın etki süresi ile sınırlı olarak bacaklarda geçici kuvvet kaybı olabilir.</p>
<p>YEREL ANESTEZİ (LOKAL)<br />
Girişim yapılacak bölgede cilt altına lokal anestezikler olarak adlandırılan maddelerin genelde enjeksiyon ile uygulanmasıdır. Bu sayede o bölgede sinirler duyarsız hale getirilerek ağrının algılanması engellenir.</p>
<p>SEDASYON<br />
Hastada uyku hali oluşturarak rahatlatmasını ve sakinleşmesini sağlamak için kullanılır. Bilinç açıktır, geçici hafıza kaybı söz konusudur. Genellikle lokal ve bölgesel anesteziyi desteklemek amacıyla kullanılır. Buna ek olarak hastalara uygulanacak girişimsel yöntemlerden önce sedasyon uygulamaları gerek hastayı gerekse doktorun işini çok kolaylaştırır. Örneğin midenin veya kalın bağırsağın incelenmesinde kullanılan endoskopi yöntemleri sıklıkla sedasyon altında uygulanırlar.</p>
<p>ANESTEZİNİN YAN ETKİLERİ VE RİSKLERİ NELERDİR ?<br />
Tüm tıbbi girişimler gibi anestezi uygulamaları da bir takım riskler içermektedirler. Her ne kadar anesteziye bağlı bir çok yan etki ve komplikasyon tanımlanmış olsa da bunların oldukça nadir görülmesi sevindiricidir. Özellikle teknolojik gelişmelere paralel olarak hasta güvenliğini artıracak yeni monitörizasyon yöntemlerinin kullanılması, daha güvenilir malzemelerle daha az yan etkili <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>ların geliştirilmesi ve bunları kullanabilecek eğitimli anestezi uzmanlarının sayısının artmasıyla birlikte son yıllarda anestezi uygulamaları çok daha güvenli bir hal almıştır.</p>
<p>Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen ne yazık ki ameliyat sırasında veya sonrasında; uygulanan cerrahi yönteme, kişinin sağlık durumuna ve kullanılan anestezi tekniğine bağlı olarak bir takım istenmeyen yan etkiler ve tehlikeli durumlar ortaya çıkabilmektedir. Hastaya bağlı risk faktörlerinin en önemlisi yaştır. Genellikle yaşla beraber anesteziye ait riskler artmaktadır. Yaşın yanı sıra, dolaşım, solunum veya sinir sistemine ait hastalıklar, şeker hastalığı gibi tüm vücudu etkileyebilen hastalıklar, tedavi amacıyla kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar veya reçetesiz de temin edilebilen bitkisel veya hayvansal kaynaklı tedavi ürünleri anestezi uygulamaları sırasında riski artırabilen faktörler olarak sayılabilirler.</p>
<p>Uygulanan anestezi yöntemine bağlı olarak riskler ve ortaya çıkabilecek ciddi problemler değişken olabilmektedir.</p>
<p>Lokal anestezi<br />
uygun doz ve uygulama halinde yan etkileri çok nadir olmakla birlikte yüksek dozlarda kullanılması veya yanlışlıkla damar içine uygulanması ile kalp ve sinir sistemi üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p>Tüm rejyonel anestezi yöntemlerinde nadir olarak anestezi uygulanan bölgelerde geçici veya kalıcı duyu ve güç kaybı görülebilmektedir. Ayrıca girişim yerlerinde kanama ve enfeksiyon riski de mevcuttur.</p>
<p>Spinal ve epidural anestezi uygulamaları sırasında en sık görülen yan etki tansiyonun düşmesidir. Uygun dozda lokal anestezik kullanımı ve hastalara işlem öncesinde serum verilmesi ile bu durum önlenebilir. Ayrıca tansiyonda düşme olması halinde tedavi amacıyla kullanabilecek <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar da mevcuttur.</p>
<p>Spinal anesteziye ait diğer bir komplikasyon olan baş ağrısı, epidural anestezi uygulaması sırasında işlemin uygun biçimde yapılamamasına bağlı olarak da görülebilir. Yatak istirahatı, bol miktarda serum verilmesi ve kafein içeren ağrı kesicilerin tatbiki ile tedavi edilebilir.</p>
<p>Tüm bu yöntemlerde kullanılan lokal anestezik maddenin sistemik etkilerine bağlı olarak (yüksek miktarda kana karışması sonucu) kalp ritminde bozukluk, tansiyonda düşüklük ve sinir sitemini etkilenmesine bağlı olarak sara benzeri kasılma nöbetleri görülebilmektedir. Epidural ve spinal anesteziye bağlı olduğu düşünülen sinir felçleri günümüzde çok daha nadir görülür hale gelmişlerdir.</p>
<p>Genel anestezi<br />
uygulamaları sırasında lokal ve rejyonel anesteziye kıyasla daha çok yan etki ortaya çıkmaktaysa da bu yan etkiler kolaylıkla tedavi edilebilirler. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, boğaz ağrısı, tansiyonda ve kalp ritminde değişiklikler, geçici şuur bulanıklığı olarak sıralanabilir. Bunlara ek olarak genel anestezi sırasında öksürük ve yutma gibi koruyucu reflekslerin ortadan kalkması sonucunda mide içeriğinin soluk borusuna kaçarak (aspirasyon) akciğerlerde hasara yol açması ihtimali vardır. Genel anestezi sırasında hastanın solunumunu devam ettirmek amacıyla soluk borusuna yerleştirilen tüp, mide içeriğinin akciğerlere ulaşmasını engellemektedir. Ayrıca tüm genel anestezi alacak hastalar aspirasyon ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla ameliyat öncesi belli bir süre aç kalmaları konusunda mutlaka uyarılırlar. Bunlara ek olarak aspirasyonu engellemek amacıyla kullanılan bazı manevralar da mevcuttur.</p>
<p>Kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lara ve uygulanan işlemlere bağlı olarak kalp hızında artma veya azalma, ritim bozukluğu, kan basıncında artma veya azalma görülebilir. Genel anestezi sırasında en çok etkilenen sistemlerden birisi solunum sistemidir. Kullanılan ajanların çoğu solunum fonksiyonlarını baskılamaktadırlar. Ayrıca anestezi sırasında ve sonrasında solunum yollarında şişme ve daralmaya bağlı olarak solunum güçlüğü görülebilir. Tüm bu sayılan kalp ve solunum sistemi etkileri ancak gerekli tedbirler alınmadığında ve tedavisi yapılmadığında hayatı tehdit edici problemler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.</p>
<p>Bunlara ek olarak şansız bir şekilde genel anestezi altında kalp krizi, inme gibi ciddi ve tedavisi zor problemlerle de karşılaşılmaktadır. Sonuçları çok ciddi olabilecek bu komplikasyonların görülmesi sıklığı ameliyat öncesi iyi bir anestezik değerlendirme ve ameliyat sırasında uygun yöntemlerin seçilmesiyle en aza indirilebilmektedir.</p>
<p>Çok nadir görülse de, özellikle kullanılan anestezik gazların ortaya çıkarttığı düşünülen malign hipertermi tablosu halen anestezistlerin korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Ciddi ve ölümcül olabilen bu durumdan şüphelenilmesi halinde kas biyopsileri ile tanı koymak söz konusudur. Malin hipertermi şüphesi olan hastalarda anestezi sırasında tetikleyici ajanlardan kaçınılması önemlidir.</p>
<p>Tüm bu sayılan yan etkiler ve komplikasyonlar anestezi öncesinde ve anestezi sırasında alınacak tedbirler ve uygulanacak koruyucu tedavilerle engellenebilmektedir. Anestezi öncesi hastaların detaylı bir şekilde değerlendirilmesi, genel sağlık durumlarının belirlenmesi ve hastaya en uygun anestezi yönteminin seçilmesi anesteziye bağlı yan etkilerin ve komplikasyonların görülme ihtimalini en aza indirecektir.</p>
<p>ANESTEZİ ÖNCESİ DEĞERLENDİRME<br />
Anestezi uygulanacak hastaların operasyon öncesi sağlık durumları ile ilgili değerlendirmeler yapılmalıdır. Bu değerlendirme sırasında ;</p>
<p>Daha önce uygulanan ameliyat ve anestezi yöntemleri, uygulamalar sırasında oluşmuş problemler,<br />
Hastanın genel sağlık durumu, varsa mevcut hastalıklar ve uygulanan tedaviler<br />
Hastaların sigara, alkol kullanımı gibi alışkanlıkları<br />
Herhangi bir maddeye karşı allerjilerini olup olmadığı sorgulanır.<br />
Anestezi öncesinde genelde hastaların ;</p>
<p>Akciğer filmleri,<br />
Elektrokardiyogramları (EKG)<br />
Kan sayımı,<br />
Karaciğer fonksiyon testleri,<br />
Böbrek fonksiyon testleri<br />
Kanama ve pıhtılaşma testleri gibi laboratuar tetkikleri yaptırılır.<br />
Bu tetkikler, yapılacak işleme, uygulanacak anestezi şekline, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre farklılıklar gösterebilir. Anestezi uzmanı hastanın genel sağlık durumununa kullanıdığı <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lara veya uygulanacak anestezi ve cerrahi yönteme göre daha farklı tetkikler isteyebilir veya bazı testleri uygulamaz.</p>
<p>Hastanın fizik muayenesi ile anestezi öncesi değerelendirilme tamamlanır. Hastanın o andaki sağlık durumu ve kullandığı <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar anestezi tekniğinin seçimini etkileyeceği için ve bazı <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>ların anestezi uygulaması öncesinde kesilmesi veya dozlarının ayarlanması gereklidir.</p>
<p>Bu değerlendirme sırasında anestezi doktoruna tam ve eksiksiz bilgi verilmesi önemlidir.</p>
<p>Anestezi öncesi değerlendirme sırasında hastaya, anestezi uygulaması için ne tür bir hazırlık yapılmassı gerektiği konusunda bilgi verilir.</p>
<p>Operasyon öncesinde hastaların belli bir süre ağız yoluyla hiçbir şey almamaları çok önemlidir. Genel bir kural olarak işlem öncesi geceyarısından itibaren hastaların hiç bir şey yiyip içmemeleri gereklidir.</p>
<p>Dolu mide hastanın anestezi sırasında kusma riskini artırır. Devamlı <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a> kullanan hastaların ise doktor aksini belirtmedikçe <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>larını bir yudum su ile almalarında bir sakınca yoktur.</p>
<p>ANESTEZİ ÖNCESİ<br />
En az 6 saat bir hiçbir şey yemeyin ve içmeyin<br />
Sürekli kullandığınız <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>ları doktorunuz bilgisi dahilinde az miktarda suyla içebilirsiniz.<br />
ANESTEZİ SONRASI İLK 24 SAAT<br />
Alkol almayın<br />
Doktorunuz tarafından reçete edilmeyen <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>ları kullanmayın<br />
Otomobil kullanmayın<br />
Önemli kararlar vermeyin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anestezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anal Endosonografi</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anal-endosonografi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anal-endosonografi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[abse]]></category>
		<category><![CDATA[kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Naerum Danimarka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13494</guid>
		<description><![CDATA[Görüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler ile anorektal hastalıkların tanısında ve tedavisinde ultrasonografınin de önemi anlaşılmıştır Anal ultrasonografi ile makatı kontrol eden kasları ve fonksiyonları değerlendirmek mümkündür ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13494"></span></p>
<p>Görüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler ile anorektal hastalıkların tanısında ve tedavisinde ultrasonografınin de önemi anlaşılmıştır. Özel bir başlığın (Brüel &amp; Kjaer, Naerum Danimarka) anal kanala ilerletilmesi ile internal ve eksternal s<a href="http://www.spitall.com/site-submit"rel="external"title="link" >link</a>tere ait ultrasonografik görüntüler elde edilebilmektedir.</p>
<p>Anal ultrasonografi ile makatı kontrol eden kasları ve fonksiyonları değerlendirmek mümkündür. Makat bölgesi hastalıklarında tedavi planlamasında kullanılmaktadır.Özellikle dışkı tutamama, makat çevresinde gelişen abse &#8211; fistül hastalığına, makat kanserinde, izah edilemeyen hastalıkların tanısında ve doktorunuzun gerekli gördüğü diğer bazı durumlarda kullanılır.</p>
<p><a rel="rokbox[651 599]" href="/images/stories/contents/usg2_b.jpg"><img src="/images/stories/contents/usg2_k.jpg" alt="" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/anal-endosonografi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzotonik Sıvı İnfüzyonu (Su Tutma Testi)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/izotonik-sivi-infuzyonu-su-tutma-testi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/izotonik-sivi-infuzyonu-su-tutma-testi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:26:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kaslar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13492</guid>
		<description><![CDATA[Makatı kontrol eden kasları ve fonksiyonları değerlendirmede kullanılır Kontinansı sağlayan sfinkter ve pelvik döşeme fonksiyonları hakkında bilgi edinebileceğimiz bir testtir Normal sağlıklı bireylerde rektum'a 60 ml/dk hız ile yapılan infüzyonda 1.5 litreye kadar herhangi bir sıvı kaçağının olmaması gereklidir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13492"></span></p>
<p>Makatı kontrol eden kasları ve fonksiyonları değerlendirmede kullanılır. Kontinansı sağlayan sfinkter ve pelvik döşeme fonksiyonları hakkında bilgi edinebileceğimiz bir testtir. Normal sağlıklı bireylerde rektum&#8217;a 60 ml/dk hız ile yapılan infüzyonda 1.5 litreye kadar herhangi bir sıvı kaçağının olmaması gereklidir. Sıvı haldeki maddenin kalın bağırsak içinde herhangi bir kaçak olmadan tutulabilmesi, kabaca makatı kontrol eden kasların gücü hakkında bilgi verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/izotonik-sivi-infuzyonu-su-tutma-testi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balon Atılım Testi</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/balon-atilim-testi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/balon-atilim-testi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13490</guid>
		<description><![CDATA[Pelvik döşeme fonksiyonları hakkında genel bir değerlendirme sağlar Eğer birey balonu kendiliğinden dışarı alamıyorsa balonun diğer ucuna ağırlıklar asılır Sağlıklı bireylerde balon genellikle kendiliğinden veya çok az bir ağırlık ile dışarı atılabilir (150 gram) ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13490"></span></p>
<p>Pelvik döşeme fonksiyonları hakkında genel bir değerlendirme sağlar. İnce bir tüpe bağlı küçük bir balon rektum&#8217;a yerleştirilir ve 50 ml su ile doldurulduktan sonra hastadan bu balonu dışarı atması istenir. Eğer birey balonu kendiliğinden dışarı alamıyorsa balonun diğer ucuna ağırlıklar asılır. Sağlıklı bireylerde balon genellikle kendiliğinden veya çok az bir ağırlık ile dışarı atılabilir (150 gram). Fakat pelvik döşeme fonksiyonları bozuk olanlarda kendiliğinden balon dışarı atılmadığı gibi fazla miktarda ağırlığa ihtiyaç olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/balon-atilim-testi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Proktografi (Defekografi)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/proktografi-defekografi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/proktografi-defekografi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:25:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13488</guid>
		<description><![CDATA[Dışkılama sırasında kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve makatın değerlendirilmesini sağlayan dinamik bir testdir Daha sonra hasta su ile dolu bir kamp tuvaleti (alafranga) üzerinde otururken yandan çekilen filmler ile dışkılama fonksiyonu değerlendirilir - İstirahatte anal kanal açık mı  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13488"></span><br />
Dışkılama sırasında kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve makatın değerlendirilmesini sağlayan dinamik bir testdir. Özel olarak hazırlanan <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> makatan verilerek hastanın kalın bağırsağının son bölümü doldurulur. Daha sonra hasta su ile dolu bir kamp tuvaleti (alafranga) üzerinde otururken yandan çekilen filmler ile dışkılama fonksiyonu değerlendirilir. Bu sırada hasta dinlenim &#8211; ıkınma halinde iken ve dışkılama sırasında bağırsağın filmleri çekilir.</p>
<p>Çekilen filmlerde:</p>
<p>- İstirahatte anal kanal açık mı ? kapalı mı?,</p>
<p>- İstirahatte ve defekasyana başlarken pelvik tabanın pozisyonu.</p>
<p>- Boşaltma zamanı</p>
<p>- Maksimal boşaltma sırasında anal kanalın durumu ve anorektal açı,</p>
<p>- Rektoseli intussepsiyon var mı? değerlendirilir.</p>
<p>KOLONİK TRANSİT ÇALIŞMALARI &#8211; KALIN BAĞIRSAK GEÇİŞ ZAMANI<br />
Şiddetli Kabızlık şikayeti olan hastalarda dışkının kalın bağırsaktan (kolon-rektum) geçiş süresinin hesaplanması gerekebilir. Ağızdan alınan ve direkt karın grafisinde görülebilen işaretli maddelerin (radio-opak markır) kalın bağırsaktan geçiş süreleri özel bir formül ile hesaplanır. İşaretli maddelerim alınımından 4 ve 7 gün sonra iki kez direkt karın grafisi çekilir ve işaretli maddelerin kalın bağırsak içindeki yeri işaretlenir. Böylece kabızlığın nedeninin kalın bağırsak çalışması ile olan ilişkisi araştırılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/proktografi-defekografi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ano-Rektal Elektromiyografi (EMG)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ano-rektal-elektromiyografi-emg</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ano-rektal-elektromiyografi-emg#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 11:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cerrahi Opr. ve Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13486</guid>
		<description><![CDATA[Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve buranın dışarıya açıldığı ağız olan anal kanala gelen (makat) sinirsel uyarıların değrelendirilmesi için anal elektromiyografi işlemi yapılır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13486"></span></p>
<p>Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve buranın dışarıya açıldığı ağız olan anal kanala gelen (makat) sinirsel uyarıların değrelendirilmesi için anal elektromiyografi işlemi yapılır.</p>
<p>Bu işlem ile rektumun duyarlılığı, makatı kontrol eden kasların sinirsel fonksiyonu, dışkılama sırasındaki sinirsel aktivite ve makatı kontrol eden kasların sinirsel uyarı mekanizmalarında herhangi bir bozukluk olup olmadığı bu test ile anlaşılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ano-rektal-elektromiyografi-emg/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

