<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tıbbi Veritabanı ve Arama Motoru &#187; Hormonlar</title>
	<atom:link href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/hormonlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.spitall.com</link>
	<description>İşimiz İnsan. Gücümüz Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 10:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Katekolamin Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/katekolamin-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/katekolamin-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 14:10:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[DOPA]]></category>
		<category><![CDATA[Katekolamin Hormonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13619</guid>
		<description><![CDATA[Katekolaminler; adrenal medullanın kromafin hücrelerinde,beyin ve sempatetik nöronlarda tirozin aminoasidinden sentezlenen epinefrin, norepinefrin ve dopamindir Katekolaminlerin karaciğer, böbrek ve alyuvarlarda monoaminoksidaz ve katekol O-metil transferaz enzimlerinin etkileriyle metabolize edilirler ve ortaya çıkan son metabolitler idrarla dışarı atılır ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13619"></span></p>
<p>Katekolaminler; adrenal medullanın kromafin hücrelerinde,beyin ve sempatetik nöronlarda tirozin aminoasidinden sentezlenen epinefrin, norepinefrin ve dopamindir. Katekolaminlerin sekresyonu egzersiz, hipoglisemi,miyokard infarktı gibi pek çok stresli durumlarda artar. Katekolaminlerin karaciğer, böbrek ve alyuvarlarda monoaminoksidaz ve katekol O-metil transferaz enzimlerinin etkileriyle metabolize edilirler ve ortaya çıkan son metabolitler idrarla dışarı atılır.Adrenal medullanın bir tümörü olan Feokromasitomada tümör hücrelerince yapılan Katekolaminler epizodik vazokonstriksiyona neden olurlar ve böylece hipertansiyonu başlatırlar.</p>
<p>Katekolaminlerin sentezinde kontrol kademesi tirozinin mitokondride tirozin hidroksilaz tarafından dihidroksifenilalanine(DOPA) çevrilmesidir. DOPA daha sonra sitozolde dopa dekarboksilaz tarafından dopamine dönüştürülür ve depo granüllere istiflenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/katekolamin-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACTH Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/acth-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/acth-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 14:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[ACTH]]></category>
		<category><![CDATA[ACTH Hormonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13616</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek üstü bezinin kabuk bölümünü uyaran adrenokortikotropik hormonun tıp dilinde kullanılan kısaltılmış adı Hu uyarıcı hormonu, hipofiz bezinin ön bölümü salgılar. Böbrek üstü bezlerini uyaran ve hormon salgılatan madde budur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13616"></span></p>
<p>Böbrek üstü bezinin kabuk bölümünü uyaran adrenokortikotropik hormonun tıp dilinde kullanılan kısaltılmış adı. Kortikotropin de denir. Hu uyarıcı hormonu, hipofiz bezinin ön bölümü salgılar.</p>
<p>Böbrek üstü bezlerini uyaran ve hormon salgılatan madde budur. Gerilim gibi, daha çok kortizon salgılanmasını gerektiren durumlarda beyin ACTH salgılatarak ihtiyacın karşılanmasını sağlar. Ancak, kandaki kortizon düzeyinin yükselmesi hipofizi etkiler ve ACTH salgısına ara verilir. Kortizon düzeyi düşerse, ACTH yeniden salgılanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/acth-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adrenokortikal Hormon</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/adrenokortikal-hormon</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/adrenokortikal-hormon#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 14:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Adrenokortikal Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13614</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek üstü salgıbezi kabuğu tarafından salgılanan hormonlara verilen ad Genellikle, kortikostroidler olarak tanınan bu hormonlar, yapıları ve biyolojik etkileri açısından üç tipe ayrılırlar: Mineralokortikoidler, glikokortikoidler ve cinsel hormonlar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13614"></span></p>
<p>Böbrek üstü salgıbezi kabuğu tarafından salgılanan hormonlara verilen ad. Genellikle, kortikostroidler olarak tanınan bu hormonlar, yapıları ve biyolojik etkileri açısından üç tipe ayrılırlar: Mineralokortikoidler, glikokortikoidler ve cinsel hormonlar.</p>
<p>Mineralokortikoidlere tuz ve su hormonları da denebilir: Bunlar vücutta su ve tuzun bulundurulmasında rol oynarlar. Aldosteron bu tür bir hormondur. Bu sınıfa giren deseksikortikorton asetattan Addison hastalığında görülen aşırı tuz kaybını engellemek için yararlanılır.</p>
<p>Glikokortikoidlere şeker hormonlan da denebilir: Bunlar, karbonhidrat metabolizmasını etkilerler; proteinin glikojene dönüşmesi işlemini hızlandırarak yedek enerji depolanmasını sağlarlar. Kortizon ve hidrokortizon bu tür hormonlardandır.</p>
<p>Bu iki tip hormonun bazı çeşitleri birbirine benzer ya da yakın etkilere sahiptirler. Böbrek üstü salgıbezi yetmezliklerinde en çok kortizon kullanılır. Bu hormonların en önemlileri ve metabolizma üzerinde en çok etkisi olanları, kortizon ve hidrokortizondur.</p>
<p>Böbrek üstü bezi cinsel hormonları, normal erişkinlerde cinsel hormonların salgısını bütünler. Aşırı salgılanmaları bazen erkekleşme ya da <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"rel="external"title="kadın" >kadın</a>laşmaya yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/adrenokortikal-hormon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annelik Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/annelik-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/annelik-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 14:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ancak Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Stern Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13612</guid>
		<description><![CDATA[Doğum yapan anne, bir yandan acı çekerken diğer yandan nasıl oluyor da aynı anda mutluluğu tadabiliyor Uzmanlar, sonunda bu sorunun cevabını buldular: Doğum sırasında annenin beyni, sevgi hormonu denilen “oksitosin” salgılıyor Bu hormon, bedensel ve ruhsal yapı üzerinde olumlu etki yapıyor ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13612"></span></p>
<p>Doğum yapan anne, bir yandan acı çekerken diğer yandan nasıl oluyor da aynı anda mutluluğu tadabiliyor? Uzmanlar, sonunda bu <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>nun cevabını buldular: Doğum sırasında annenin beyni, sevgi hormonu denilen “oksitosin” salgılıyor. Bu hormon, bedensel ve ruhsal yapı üzerinde olumlu etki yapıyor. Rahim kaslarının ritmik bir şekilde büzülmesini ve sızıların dinmesini sağlıyor. Süt bezlerini harekete geçiren de aynı hormon.</p>
<p>Doğumu, gündelik sıradan olaylardan biri olarak görebiliriz. Ancak bilim adamları, uzun yıllardır doğum denilen mucizenin ardındaki esrarı aydınlatmaya çalışıyorlar. Bir bebek dünyaya gelirken annenin vücudunda ve ruhunda ne gibi değişimler meydana geliyor? Anne, nasıl oluyor da o müthiş duygu seline kapılıyor? Tıbbi ve geleneksel doğum yöntemleri anne ile çocuk arasındaki bağı etkiliyor mu? Bu duygusal ortamda babanın rolü nedir? En önemlisi bebek, doğum anının geldiğini nereden biliyor?</p>
<p>Bu <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"rel="external"title="soru" >soru</a>lar, bilim adamlarına göre yakın zamana kadar birer bilmeceydi. Ancak Almanya’da yayımlanan Stern Dergisi’nin kapak yaptığı <a href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/guncel-haberlerhttp:/www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/guncel-haberler"rel="external"title="haber" >haber</a>e göre araştırmacılar, cevaplarla ilgili bazı ipuçlarını elde etmeye başladılar.</p>
<p>Hormon uzmanlarının çalışmaları sonucu, beyinde salgılanan “oksitosin” adlı sevgi hormonunun, doğum sürecinde büyük rol oynadığı ortaya çıktı. Beynin duygu merkezini, dolayısıyla insanın davranış ve ruh halini etkileyen bu hormon, doğumdan hemen sonra yaşanan o çok hassas saatlerde önemli bir işlev görüyor.</p>
<p>Orgazmda da kilit rol oynayan oksitosin, annenin bebekten aldığı ten kokusu, dokunuş ve süt emen dudakların görüntüsü gibi uyarılarla harekete geçiyor.</p>
<p>Oksitosin hormonuyla, anne davranışı arasındaki ilişki, hayvanlar üzerinde de araştırıldı. Beynine oksitosin aşılanan dişi fareler, kısır oldukları halde, bu işlemden iki saat sonra annelik içgüdüsü gösterdiler. Dişi fareler, hemen birer yuva yapıp başka farelerin yavrularını yalayarak sevmeye ve onları kollamaya başladılar. İşin asıl ilginç yanı aksitosin aşılanan erkek farelerde bile annelik dürtüsü ortaya çıktı.</p>
<p>Ancak koyunlar üzerinde yapılan deneylerde ise şu gerçek ortaya çıktı: Oksitosinin vücutta dolaşıma çıkması için, anne ile yavru arasında bir temas olması gerekiyor. Örneğin doğumdan hemen sonra kuzusu yanından ayrılan koyun, bir daha yavrusuyla asla ilgilenmiyor.</p>
<p>Yaşanan deneyimler, insanların da ilk temastan sonra yavrusundan asla kopamadığını gösteriyor. Doğumdan önce çocuğunu evlatlık vermek üzere anlaşma yapanlar, kiralık anne olmayı kabul edenler, doğumdan sonra çocuklarını vermeye asla yanaşmıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/annelik-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antidiüretik Hormon</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/antidiuretik-hormon</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/antidiuretik-hormon#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:59:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Antidiüretik Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13610</guid>
		<description><![CDATA[Bu hormon böbreğin idrar meydana getirme hızını ayarlar Diürez sözcüğü idrar meydana getirilmesi anlamına geldiğinden idrar miktarını kısıtlayan bu hormona antidiüretik hormon adı verilmiştir. Antidiüretik hormon bu noktada etkisini gösterir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13610"></span></p>
<p>Beynin tabanında bulunan hipofiz iç salgıbezi tarafından salgılanan bir hormon (ADH). Bu hormon böbreğin idrar meydana getirme hızını ayarlar. Diürez sözcüğü idrar meydana getirilmesi anlamına geldiğinden idrar miktarını kısıtlayan bu hormona antidiüretik hormon adı verilmiştir.</p>
<p>Böbrekte kan süzülür ve idrar meydana getirilmesi işleminde ilk evre olan bu süzüntü, bol miktarda su içinde artık ürünleri kapsar. Çok seyreltik olan bu eriyik, böbrek içindeki küçük kanallardan geçerken suyunun bir bölümü vücutça geri emilir. Antidiüretik hormon bu noktada etkisini gösterir. Normal koşullar altında bu etki tek düzeydedir ve böylece suyun büyük bir bölümü geri emilir, idrar gereğince yoğunlaşır. Antidiüretik hormon bu etkisini göstermezse idrar çok seyrelir ve vücut için gerekli suyun önemli bir bölümü kaybedilir. Bazen suyun bu şekilde kaybedilmesi istenir.</p>
<p>Örneğin bir kimse fazla miktarda su içerse hipofiz az miktarda antidiüretik hormon salgılayarak böbrekte geriye emilen suyun az olmasını sağlar. Bu durumda idrar daha seyreltik olur. öte yandan eğer vücuttaki su miktarı azsa, hipofiz daha çok antidiüretik hormon salgılar ve böbrekte daha fazla suyun geriye emilmesini sağlar. Bu durumda çok yoğun bir idrar meydana gelir. Vücuttaki suyun miktarı dışında başka etkenler de antidiüretik hormon salgısını ve böylece idrar hacmini ve yoğunluğunu etkileyebilir. Sigara içmek daha fazla antidiüretik hormon salgılanmasına yol açar; böylece idrar miktarı azalır.</p>
<p>Fiziksel çalışma da bu tür bir etki gösterir. Bu da, antidiüreze yol açar. Alkol ise antidiüretik hormon salgısını azaltarak diüreze sebep olur. Alkolün bu etkisi, beraberinde içilen suyun hacminin aynı yöndeki etkisinden bağımsız olarak etken olur. Sonuçta alkol içenlerde iki nedene bağlı olarak bol idrar çıkarılmış olur. Ertesi gün vücut sıvısının azaldığı, kişinin çok susadığı görülür. Duygusal gerilimler, bu hormonun üretimini çoğalttığından idrar miktarı azalır. Bu tür gerilimler başka bir mekanizmayla sık sık idrar edilmesine sebep olabilir; ancak idrar miktarı azdır.</p>
<p>Antidiüretik hormon kan damarlarının çeperlerindeki çizgisiz kaslar üzerinde büzücü etki göstererek kan basıncında yükselmeye yol açtığından, bazen de vazopresin ve pitresin olarak da adlandırılır. Antidiüretik hormonun bu etkisi, normal durumlarda, böbrekteki etkisinden bağımsız bir yolla gerçekleşir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/antidiuretik-hormon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyüme Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/buyume-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/buyume-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:58:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13608</guid>
		<description><![CDATA[Hipofizin ön bölümünün salgıladığı hormonlardan biridir Salgılanmasının zamanla azalıp çoğalması, büyümenin yavaşlamasına ya da hızlanmasına yol açar. Büyüme hormonu, büyüme dışında başka alanlarda da etkendir Büyüme hormonu alyuvar yapımını (eritropoez) da kamçılar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13608"></span></p>
<p>Hipofizin ön bölümünün salgıladığı hormonlardan biridir. Büyümeyi düzenlemekle yükümlü olduğu halde, bu konuda etken olan tek madde değildir. Salgılanmasının zamanla azalıp çoğalması, büyümenin yavaşlamasına ya da hızlanmasına yol açar.</p>
<p>Çocuklarda gereğinden çok salgılanması tıp dilinde «jigantizm» olarak anılan devliğe yol açar. Boyları 2 m.’yi aşan insanlarda bu tür bir bozukluk vardır. Vücudun uzun kemiklerinin olgunlaşması tamamlandıktan sonra, hipofizin büyüme hormonunu fazla miktarlarda salgılamaya başlaması, tıp dilinde akromegali olarak anılan kemik ve yumuşak doku bozukluğuna yol açar.</p>
<p>Çocuklarda büyüme hormonunun yetersiz miktarlarda salgılanması, cüceliğe yol açar. Hipofizin bu tür yetersizliğinin yol açtığı cücelikte, vücudun çeşitli bölümleri arasında boyutları açısından bir orantı bozukluğu yoktur.</p>
<p>Büyüme hormonu, büyüme dışında başka alanlarda da etkendir. Metabolizmayı ensülinin karşıtı bir etki göstererek etkiler. Şekerli diyabette durumu ağırlaştırır. Miktarının çoğalması şekerli diyabet hastalığına yol açtığından, bu hormona diyabetojen (diyabete yol açan) hormon da denir. İneklere verildiğinde günlük süt miktarı çoğalır.</p>
<p>Büyüme hormonu alyuvar yapımını (eritropoez) da kamçılar. Ayrıca, böbrekleri, karaciğeri, timüsü ve protein metabolizmasını da etkilediği sanılmaktadır.</p>
<p>Büyüme hormonunun hangi etkilerle salgılandığı kesinlikle anlaşılamamıştır. Kanda şeker düzeyinin düşmesine yol açan açlık, fiziksel çaba ve ruhsal gerilimde bu hormonun salgılanmasına yol açar. Kandaki yoğunluğu 1 ml. kanda bir gramın yüzde biri kadardır. Kan düzeyindeki değeri ile büyüme arasındaki ilişki kesinlikle saptanamamıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/buyume-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Folikül Uyarıcı Hormon</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/folikul-uyarici-hormon</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/folikul-uyarici-hormon#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:58:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13606</guid>
		<description><![CDATA[Bu hormon, beyin hipotalamusunun çıkardığı bir başka hormonun etkisiyle hipofizde salgılanır. Folikül uyarıcı hormon yumurtalık foliküllerinin gelişmesini ve östrojen salgılanmasını sağlar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13606"></span></p>
<p>Beynin arkasında yer alan hipofiz bezinin ön kısmındaki hücreler tarafından salgılanan bir cinsel hormon, Kimyasal yapısı iyice bilinmeyen bir proteindir. Gonadian tohum hücresi üretmeleri için uyardığından gonatrofik olarak nitelendirilir. Bu hormon, beyin hipotalamusunun çıkardığı bir başka hormonun etkisiyle hipofizde salgılanır.</p>
<p>Erkeklerde ersuyu borucuklarının gelişmesinde ve sperma hücrelerinin oluşmasında (spermatojerı) uyarıcı rol oynar. Erkeklerde devamlı olarak salgılanan bu hormonun salgılanması, <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"title="kadın" >kadın</a>larda adet görme süreleriyle ilgili değişiklik, gösterir. Adet görmeden hemen sonra lüteinleştirici hormonla birlikte bu salgı da artar. Folikül uyarıcı hormon yumurtalık foliküllerinin gelişmesini ve östrojen salgılanmasını sağlar. Folikül uyarıcı hormon en çok iki adet arasındaki sürenin ortasında, yani yumurtanın oluştuğu sırada salgılanır ve ikinci adete yaklaşıldıkça azalmaya başlar.</p>
<p>Östrojen, hipotalamus üzerinde folikül uyarıcı hormonun salgılanmasını önleyici etki yapar. Doğum kontrolü hapları östrojen ve progestin içerdiklerinden, doğal östrojenin etkisini yaratarak hipofiz bezinin foliküi uyarıcı hormon ve lüteinleştirici hormon salgılamasını önlerler. Folikül uyarıcı hormon salgısının bu yolla engellemesi üzerine, yumurta oluşmaz ve gebelik olasılığı ortadan kalkar.</p>
<p>Bu hormonun salgılanmasını etkileyen psikolojik etkenler de vardır. Örneğin kuşlarda yumurtlamayı artıran bu salgı, ilkbahar ve yazın uzun günlerde çoğalır. Aynı şekilde Eskimo <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"title="kadın" >kadın</a>larının da, uzun ve karanlık kış günlerinde yumurta oluşturmadıkları ileri sürülmüştür. Yalancı gebelik durumları da, psikolojik etkenlerin bu hormonun salgılanması üzerinde oynadığı rolü göstermektedir.</p>
<p>Yaş dönümünden sonra <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"title="kadın" >kadın</a>larda bu hormon kesintisiz olarak ve fazla miktarda salgılanmaya başlar. Bunun nedeni östrojenin bu dönemde folikülin uyarıcı hormonun salgılanmasını denetlemeye yeterli olmayışıdır. Yaş dönümüne giren <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"rel="external"title="kadın" >kadın</a>ların sidiklerinde çok miktarda bulunan folikülin uyancı hormon, kısırlığın tedavisinde kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>ların hazırlanması için zengin bir kaynaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/folikul-uyarici-hormon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Glikokortikoit Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/glikokortikoit-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/glikokortikoit-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[ACTH]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Glikokortikoit Hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13604</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek üstü kabuğu tarafından üretilen hormonlar Bunlar karbonhidrat mekanizması üzerinde rol oynarlar Başlıcaları hidrokortizon ve kortikosterondur. Bunlar proteinlerdeki ve kısmen delipitlerdeki glikojeni glikoza, glikozu da glikojene çevirirler ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13604"></span></p>
<p>Böbrek üstü kabuğu tarafından üretilen hormonlar. Bunlar karbonhidrat mekanizması üzerinde rol oynarlar. Başlıcaları hidrokortizon ve kortikosterondur.</p>
<p>Bunlar proteinlerdeki ve kısmen delipitlerdeki glikojeni glikoza, glikozu da glikojene çevirirler. Bu şekilde meydana gelen glikojen kaslarda ve özellikle karaciğerde birikir. Bununla birlikte glikokortikoitlerin en önemli biyolojik özelliği, organizmanın dıştan ya da içten gelen etkilere karşı kendini korumasını ve bu olumsuz koşullara daha iyi bir uyum göstermesini sağlamalarıdır.</p>
<p>Glikokortikoitlerin ve özellikle hidrokortizonun, adenohipofiz tarafından ACTH üretilmesi ve salgılanması konusunda da etkileri vardır. Bu etki doğrudan doğruya hipofiz üzerinde olabileceği gibi, dolaylı olarak diansefal aracılığı ile de olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/glikokortikoit-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oksitosin Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/oksitosin-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/oksitosin-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:57:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[hekimler]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Oksitosin Hormonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13602</guid>
		<description><![CDATA[Hipotalamusun salgıladığı bir hormon Oksitosin hipofiz bezinin arka kısmında depolanır Yapay olarak elde edilebilen oksitosin hormonu da bu işlevleri gerçekleştirmek için kullanılır. Oksitosin gebe kadınlarda dölyatağı kaslarını daha fazla uyarır ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13602"></span></p>
<p>Hipotalamusun salgıladığı bir hormon. Oksitosin hipofiz bezinin arka kısmında depolanır. Dölyatağı kaslarını harekete geçirir ve emzirme döneminde, sütle dolu memenin hücrelerini uyararak, sütün akmasını sağlar. Yapay olarak elde edilebilen oksitosin hormonu da bu işlevleri gerçekleştirmek için kullanılır.</p>
<p>Oksitosin gebe <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"rel="external"title="kadın" >kadın</a>larda dölyatağı kaslarını daha fazla uyarır. Gebelik ilerledikçe, kasların kasılma işlevleri artar. Oksitosin bazı hekimler tarafından doğumu başlatmak ve doğumdan sonraki kanamayı önlemek için başarı ile kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/oksitosin-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Testosteron Hormonu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/testosteron-hormonu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/testosteron-hormonu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 13:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Testosteron Hormonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13600</guid>
		<description><![CDATA[Erbezi hücreleri tarafından üretilen erkek cinsellik hormonu Sakalın çıkmasını, vücutta kılların meydana gelmesini, sesin kalınlaşmasını sağlar. Testosteron anabolizma üzerinde büyük bir rol oynadığı gibi eklem kıkırdaklarının kireçlenmesini de sağlar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-13600"></span></p>
<p>Erbezi hücreleri tarafından üretilen erkek cinsellik hormonu. Sakalın çıkmasını, vücutta kılların meydana gelmesini, sesin kalınlaşmasını sağlar.</p>
<p>Testosteron anabolizma üzerinde büyük bir rol oynadığı gibi eklem kıkırdaklarının kireçlenmesini de sağlar. Tedavide ya boğaların erbezlerinden ya da kolesterinden hareket edilerek yan sentetik yolla elde edilen testosteron kullanılır. Testosteron tedavide erbezlerinin yetmezliğini gidermek için kullanıldığı gibi, meme kanserinin ilerlemesini de önler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/testosteron-hormonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

