Konjenital Hipotiroidizm

Belirtisi: çocukta gelişme geriliği, çocukta konuşma sorunu, çocukta yürüme sorunu, uykusuzluk, huzursuzluk

Spitall Taxonomy Id: 35029

Tanım:

Konjenital hipotiroidizm (KH) yüzyıllar önce tanımlanmış bir hastalıktır. Tiroid dokusunun olmaması ile mental retardasyonun birlikteliği ilk olarak 1527 yılında Paracelsus tarafından tanımlanmıştır.

Kalıcı hipotiroidinin en sık karşılaşılan nedeni konjenital nedenlerdir. Yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan endokrinolojik sorundur. KH mental retardasyonun önlenebilen en sık nedenidir.

Tiroid Bezi ve Hormonları

Tiroid dokusu iki farklı embriyolojik yapıdan gelişir. Tiroid hormonu üreten hücreler endodermal kökenli farinks tabanının invajinasyonu ile oluşurken, tiroid dokusunun %1’lik bölümünü oluşturan ve kalsitonin üretimini sağlayan parafoliküler C hücreleri ise nöroektodermal orijinlidir.

Fetus tiroid bezi fonksiyonları gebeliğin 10-11. haftasında başlar. Fakat gebeliğin 18-20. haftalarına kadar tiroid hormon sentezi sınırlıdır. Dolayısı ile bu dönemde fetus tiroid hormonu açısından, annenin tiroid fonksiyonları ve plasentaya bağımlıdır. Tiroid bezinin fonksiyonel maturasyonu ise gebelik süresince devam eder.

Kord kanı tiroid stimulan hormon (TSH) düzeyi

(10 µIU/ml), anne kanından daha yüksek düzeyde bulunur. Doğumu takiben 30 dk içinde özellikle soğuk hava ile temas sonrasında 70 µIU/ml düzeyine ulaşır. Doğumdan sonra (1-6 saat) TSH düzeylerindeki bu artış 100 U/L düzeylerine varır. TSH yüksekliği 3-5 gün devam eder. Bunu takiben triiyodotronin (T3) ve tiroksin (T4) düzeyleri 2-6 kat artar.

Fizyolojik tiroid hormon etkisi için, özgün nükleer plazma membranı ve mitokondri reseptörlerine bağlanır. T3’ün etkisi T4’den 3-8 kat daha fazladır ve reseptörlere 10 kat daha fazla afinite ile bağlanır. Tiroid hormonunun 2 adet alfa, 2 adet beta olmak üzere 4 adet reseptörü bulunur.

Tiroid hormonları enerji metabolizması, termogenezis, büyüme, gelişme, kemik ve santral sinir sistemi gelişimi üzerinde kritik öneme sahiptir. Tiroid hormonlarının santral sinir sisteminde, nöronogenesis, gliogenesis, nöronal hücre migrasyonu, kortikal tabakanın oluşumu, dentrit ve aksonal büyüme, sinaptogenesis ve miyelinizasyonda rolleri vardır. Hipotiroidizmde neokorteksdeki piramidal hücreler ve serebellumdaki purkinje hücreleri karakteristik olarak etkilenir. Beyin gelişimi için tiroid hormonlarının esansiyel rolünden dolayı, tiroid hormonlarının eksikliğinde geri dönüşümsüz kognitif ve motor bozukluklar oluşmaktadır.

Konjenital Hipotiroidi Sıklığı

Prevalans ırk ve etnik yapıya göre değişmekle birlikte dünya genelinde 3500-4000 canlı doğumda birdir. Fakat ülkemizdeki insidansı daha yüksektir. Yenidoğan döneminde 1991-1992 yıllarında alınan 30097 kan örneğinde yapılan bir çalışmada, KH insidansı 1/2736 olarak bulunmuştur. Kız erkek oranı 2/1 gibidir ve Down Sendromunda insidansı artmıştır.

Konjenital Hipotiroidinin Nedenleri

KH’nin %85’ini tiroid disgenezisi (atrezi %30, ektopi %60, hipoplazi %10), %10-15’ini dishormonogenezis vakaları oluşturur.

Tanı anında TSH düzeyi atrezik grupta, disgenetik ve dishormonogenetik gruptan daha yüksek; T4 düzeyi ise daha düşük düzeyde bulunmuştur. Tedavi ile en erken TSH düzeyi normalleşen ve en düşük miktarda T4 alan grup ise dishormonogesisli grup olarak tespit edilmiştir.

a) Tiroid disgenezisi

Tiroid disgenezi vakalarının çoğu sporadik olup, %2-5 oranında ailevidir. Ailevi olanlarda TTF1, TTF2, PAX-8 genleri ile ilgili mutasyonlar mevcuttur. Özellikle agenezi vakalarının tespitinde tiroglobulin düzeyinin düşük bulunmasının yararlı bir test olduğu vurgulanmaktadır.

b) Dishormonogenezis

KH vakalarının %10’unu oluşturur. Tiroglobulin düzeyi genellikle artmış bulunur. Genellikle otozomal resesif geçiş gösterirler. İyodun yakalanmasında, hormon sentezi ve sekresyon aşamalarında defekt oluşur. Çocuklarda guatra neden olur. Guatr doğumda olabilirse de bazı hastalarda daha sonra da ortaya çıkabilir.

Sodium iodid transporter gen defekti (NIS), defektif peroksidaz aktivitesi (AR), defektif iyodotirozil “coupling” (TPO, THOX1, THOX2, NADPH Oksidaz), Pendrin gen defekti (AR), tiroglobulin gen defekti (Anormal tiroglobulin veya tiroglobulin yokluğu), İyodotirozin deiyodinasyon defekti (Pendrin gen SCL26A4) gibi birçok genetik defekt tanımlanmıştır.

Diğer özellikleri bakımından disgenezisle benzerlik gösterir.

c) İyot eksikliği

Dünya genelinde iyot eksikliği en sık görülen hipotiroidizm ve tedavisi mümkün olabilen en yaygın mental retardasyon nedenidir. Annenin iyot eksikliğinin olması ve annede hipotiroidizm gelişmesi, KH nedeni olması açısından önemlidir. Bu nedenle tüm hamile kadınların iyot eksikliği açısından taranması önerilmektedir.

Çocuklarda günlük alınması gereken iyot miktarı 90–120 µg/gün, erişkinlerde ise 150µg/gündür. İyod eksikliği durumunda idrarda iyot ölçümü, TSH ölçümü ve tiroidin USG ile değerlendirilmesi önem taşır. Ülkemizde iyot eksikliğinin önlenmesi amacıyla İyot Yetersizliği Hastalıkları ve Tuzun İyotlanması programı 1994 yılında başlatılmıştır. Tüm sofra tuzlarının iyotlu üretilmesi 1998 yılında çıkartılan yasa ile sağlanmıştır.

d) Tiroid hormon direnci ve diğer nedenler

Tiroid hormon direnci, çoğunlukla dominant kalıtılan ve hedef dokularda tiroid hormonlarına değişen derecelerde duyarlılığın azalmasının söz konusu olduğu bir durumdur. İnsidansı 1/40442 olarak saptanmıştır. Serbest T4 düzeyi yüksekken, TSH düzeyinin baskılanmış olmaması dikkat çekicidir.

Santral hipotiroidi, PIT-1 ve PROP-1 mutasyonları sonucu görülebilir.

Annenin otoimmün tiroid hastalığının olması, antitirioid ilaç kullanması ve iyot eksikliği geçici hipotiroidiye neden olabilir.

Yenidoğan Taramaları

Tarama ilk olarak 1974 yılında Quebec, Kanada ve Pittsburgh, Pennsylvania’da başlamıştır. Ülkemizde ise 25 Aralık 2006 tarihinden itibaren, topuktan filtre kâğıdına alınan kandan, TSH ölçüm esasına dayalı olarak Türkiye genelinde uygulanmaya başlanmıştır.

Yenidoğan taramalarının nasıl yapılacağı ve optimizasyonu tartışma konusudur. Temel olarak taramada iki metod kullanılmaktadır.

i) TSH ile tarama, gerektiğinde T4 ölçümü (Genellikle Avrupa ülkelerinde)

ii) T4 ile tarama, gerektiğinde TSH ölçümü (Kuzey Amerika)

TSH ile yapılan tarama, tiroksin bağlayıcı globulin (TBG) eksikliği, TSH yükselmesinin gecikmesi durumunda, santral hipotiroidi ve hipotiroksinemi durumlarını değerlendirmede hatalı sonuç verecektir.

Doğum yapan annelerin 48 saatten önce hastaneden taburcu edilmesi yönündeki yaklaşım ve postnatal TSH yüksekliğinin bu dönemde olması sorun oluşturmaktadır.

T4 ile primer taramada T4 düşük bulununca TSH bakılması, primer hipotiroidi ve aynı zamanda TSH bakılacağı için santral hipotiroidi tespiti de yapılabilecektir. Ayrıca TBG eksikliği de tespit edilebilecek ve potansiyel olarak hipertiroidi saptanabilecektir. Ancak bu ölçümle T4 değeri normal olan, ancak sonradan TSH yüksekliği gelişen vakalar gözden kaçacaktır.

Tabii ki ideal tarama programı TSH ile T4 ölçümünün kombine olarak yapılmasıdır. Bu durumda yukarıda bahsi edilen olumsuzluklar engellenmiş olacaktır.

Tarama 48 saat ile 4 gün arasında yapılmalıdır. 48 saatten önce yapılan taramalarda yanlış pozitif sonuçlar çıkacaktır. Transfüzyon sonrasında ve hasta olan bebeklerde ise yanlış negatif sonuçlar elde edilebilir. Evde doğum ile dünyaya gelen, ciddi derecede hasta veya preterm olan bebeklerde tarama için 7. güne kadar beklenebileceği belirtilmektedir.

Tarama Sonuçları

a. Düşük T4, Yüksek TSH Değerleri

Herhangi bir bebekte düşük T4 değeri ve 40 mU/L’nin üzerinde TSH değeri elde edildiğinde, serumda tekrar tiroid fonksiyon testleri çalışılarak mümkün olan en yakın zamanda tiroksin tedavisi başlanmalıdır. Yalnızca hafif yüksek ancak 40 mU/L’nin altında olan TSH yükseklikleri ikinci kez tarama materyali alınarak değerlendirilmelidir. Çoğu bebeğin değerlendirildiği dönem olan postnatal 2-6 haftalar arasındaki TSH referans değeri 1.7-9.1 mU/L dir.

b. Normal T4, Yüksek TSH Değerleri

Etiyoloji heterojen olup, geçici veya kalıcı tiroid anormalliklerinden veya hipotalamik-hipofizer aksın maturasyonundaki gecikmelerden kaynaklanabilir. Reseptörünün (TSH-R) inaktive edici mutasyonları yenidoğan döneminde kompanse, subklinik primer hipotiroidiye neden olur.

Böyle durumlarda tedavinin gerekli olup olmadığı tartışmalıdır. Ancak hipotalamo-hipofizer aks, T4 düşüklüğüne vücudun diğer bölgelerinden daha hassastır. Bu nedenle birçok hekim 2 haftadan sonra serum TSH düzeyinin 10 mU/L’den fazla olmasını anormal olarak değerlendirmektedir. Eğer tedavi başlanmamış ise 2 ve 4 haftalarda yapılan ölçümlerde bu yüksekliğin devam etmesi durumunda tedavi başlanmalıdır. Postnatal bir aydan sonra TSH konsantrasyonunu 6-10 mU/L arasında olan hastaların durumu ise yine tartışmalıdır. Eğer tedavi başlanacak olursa, 3 yaşında ilaç kesilerek tekrar değerlendirme yapılmalıdır.

c. Düşük T4, Normal TSH

Yenidoğanların %3-5’inde gözlenir. Bu durum hipotalamik-hipofizer immatüriteden kaynaklanabilir. Prematüre yenidoğanlarda daha sık gözlenir. Hastalıklar esnasında, TBG eksikliklerinde (1/5000), santral hipotiroidi durumlarında (1/25 000-50 000), primer hipotiroidi olup da TSH yükselmesinin geciktiği durumlarda (1/100 000) görülebilir. Yine dopamin infüzyonu ve yüksek doz glukokortikoid kullanımı da bu duruma yol açabilir.

Multiple hipofizer hormon eksikliği düşünülen vakalarda ise PROP1, LHX3, POU1F1 genetik defektlerin olabileceği hatırlanmalıdır. Aynı zamanda zor doğum ve anoksinin de TSH ve büyüme hormonu eksikliğine neden olabileceği hatırlanmalıdır.

Bu hastaların nasıl yönetileceği konusunda uzlaşma mevcut değildir. Bu tür bebeklerin çoğunda serbest T4 (FT4) düzeyleri normal olup, sonraki takiplerinde de normal değerler elde edilir. Santral hipotiroidi ve gecikmiş TSH artışı olan vakalar dışında bu tür hastaların T4 ile tedavilerinin yararlı olduğu henüz gösterilmemiştir.

d. Düşük T4, Gecikmiş TSH artışı

Düşük T4 ve normal TSH düzeyi, yenidoğanlarda 1/100 000 oranında görülür. Sonraki değerlendirmede ise TSH düzeyi yüksek bulunur. Bu tablo özellikle düşük doğum ağırlıklı ve çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde, ciddi derecede hasta olan preterm ve term yenidoğanlarda görülür. Bu tabloya yol açan nedenin hipofiz-tiroid ekseninde geri bildirim mekanizmasının bozulması veya geçici hipotiroidi yapan aşırı iyoda maruziyet olabileceği düşünülmektedir. Eğer TSH yüksekliği 6. haftada hala yüksek seyrediyorsa tiroid hormon replasmanı başlanmalı ve 3 yaşından sonra tekrar değerlendirilmelidir.

e. Geçici TSH yüksekliği

Kuzey Amerika’da insidansı 1/50 000’dir. İyot eksikliği olan bölgelerde ve pretermlerde daha sık görülmekle birlikte sağlıklı term yenidoğanlarda da görülebilir. İntrauterin dönemde annenin kullandığı antitiroid ilaçlara maruz kalma, maternal tiroid reseptör antikoru (TRAB) varlığı, heterozigot tiroid oksidaz 2 eksikliği, TSH-R germline mutasyonu, endemik iyot eksikliği ve prenatal veya postnatal aşırı miktarda iyoda maruz kalma sonucu görülebilir. Annenin otoimmün tiroid hastalığı varlığında veya önceki çocukların geçici hipotiroidi öyküsü varlığında bu olasılık hatıra gelmelidir. Plasentadan geçen antikorların IgG yapısında olmasından dolayı, bu antikorların yarılanma süresi 3-4 hafta olup, serumdan temizlenmeleri 3-6 aylık bir süre alır. Annenin antitiroid ilaç alması sonucu oluşan hipotiroidide, T4 ve TSH düzeyleri doğumdan 1-3 hafta sonra normale döner.

f. Düşük T4 ve Yüksek TSH

Aksi kanıtlanıncaya kadar konjenital hipotiroidi olarak kabul edilir. Tiroglobülin düzeyinin yüksek olması dishormonogenez olasılığını düşündürür. Ektopi varlığında kalıcı konjenital hipotiroidi tanısı konur ve tedavi başlanır. Sintigrafide “uptake” yok ancak ultrasonda bez mevcut ise, TSH-R kusuru, iyot transport kusuru, maternal TRAB varlığı olasılıkları düşünülmelidir.

Normal bir sintigrafi bulgusu iyot “uptake”’inin normal olduğunu gösterir fakat T4 sentezi kusurlu olabilir. Yine tiroglobulin düzeyinin ölçülmesi tiroglobulin sentez kusurunu ortaya koyabilir. Antitiroid ilaçlar da benzer tabloya neden olabilir. Kardeş öyküsünün olması enzim kusurunu düşündürür. Bu ailelere genetik danışma verilmelidir.

Konjenital Hipotiroidide Tanı

Tiroid hormonları birçok organ sistemi, özellikle de beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olmasına rağmen, çoğu konjenital hipotiroidili bebek, doğumda normal gözükür. Bunun nedeni, hipotiroidili bebeğin plasentadan geçen tiroid hormonları etkisiyle hipotiroidizmden korunması gibi görünmektedir. Nitekim tiroid hormon sentezi olmayan yenidoğanların kord tiroid hormon düzeyi bunu iyi yansıtır. Çalışmalar bu çocukların kord tiroid hormon düzeylerinin normal çocukların kord tiroid hormon düzeylerinin 1/3-1/2’si düzeyinde olduğunu göstermiştir. Ayrıca konjenital hipotiroidide intraserebral T4’den T3 dönüşümün arttığı gösterilmiştir.

KH vakalarının çoğu henüz semptom ve bulgular ortaya çıkmadan önce biyokimyasal olarak tanımlanır. Ancak %20 kadarı distal femoral epifizin hipoplazisi/yokluğu, arka fontanel açıklığının 1 cm’den daha büyük olması, indirekt hiperbilirubinemi gibi hafif birtakım semptom ve bulgular ile tespit edilebilir. Makroglossi, kaba sesle ağlama, nazal konjesyon, üfürüm, konstipasyon, letarji, sonmolans gibi belirtiler neredeyse hiçbir bebekte görülmez .

Yenidoğan döneminde klinik tanı ancak %3.1 vakada olasıdır. En sık başvuru nedeni gelişme geriliği (%26.7), konuşma sorunu (%21.4) ve yürüme sorunu (%18.1) olarak tespit edilmiştir. En sık rastlanan bulgular ise hipotoni (%72), kabızlık (%66.8), kreten yüz görünümü (%64.6) ve makroglossi (%64.6) olarak tespit edilmiştir.

TSH ölçümünün doğru olması için serum hemolizsiz ve nonlipemik olmalıdır.

Konjenital Hipotiroidi Tanısında Sintigrafi ve Ultrason

Yenidoğanda KH’nin anatomik tanısı için sintigrafi altın standarttır. Sintigrafi tedavinin ilk birkaç gününde yapılabilir. Bu nedenle görüntüleme yaptırmak gerekçesi ile tedavi geciktirilmemelidir.

Sintigrafi I123 veya Na technetium 99m pertechnatate ile yapılır. Sintigrafide alınan radyasyon dozu genellikle 0.925 mBq (25 mCi) dir. Bu doz çok düşük doz olup, toplam alınan radyasyon 2-3 akciger grafisi çekilmesi ile alınan radyasyona denktir.

Ektopik tiroidi saptamada ultrason (USG), sintigrafiden daha az duyarlıdır. Fakat son yıllarda yapılan çalışmalar renkli Doppler USG’nin duyarlılığının yüksek olduğu yönündedir.

Sintigrafide uptake yoksa, tiroid bezi atrezisi, TSH rezistansı, iyot yakalama kusuru ve TSH-R blokajı yapan immunoglobulin varlığı düşünülebilir.

Tedavi

Tedavinin optimizasyonu için hastanın bir pediatrik endokrinolog tarafından takip edilmesi tavsiye edilir. Tedavinin amacı, uygun olan tiroid hormon replasmanı mümkün olan en erken zamanda başlanarak entellektüel gelişimin optimize edilmesi, normal büyümenin ve gelişmenin sağlanması, normal veya normale yakın zeka ve zihinsel gelişim elde edilmesidir.

Tedavide ilk kez 1949 yılında sentezlenmiş olan T4 tercih edilir. Tabletler kırılabilir, anne sütü veya birkaç mililitre su ile süspansiyon yapılarak kullanılabilir. Başlangıç tedavisinde amaç, T4 düzeyinin 2 hafta içinde, TSH düzeyinin 1 ay içinde normalleştirilmesidir. Tedavi dozu 10-15 µg/kg/gün T4’dür. Bu doz, genellikle T4 düzeyini 3 gün içinde, TSH düzeyini ise 2 hafta içinde normal aralığa getirir. T4 ve FT4 ortalamanın üst yarısında (özellikle ilk 1 yıl), TSH ise düşük düzeyde (özellikle ilk 3 yıl 0.5-2 mU/L) tutulması önerilmektedir. Santral hipotiroidide kullanılacak T4 dozu normalde kullanılacak dozdan ortalama %25 oranında daha azdır. İrritabilite, uykusuzluk, huzursuzluk durumunda T4 düzeyi yüksek olabileceği yönünden kontrol edilmelidir.

Tedavide uyumsuzluk olmadığı halde TSH düzeyi yüksek ise hipotalamik TSH direnci olabileceği hatırlanmalıdır. Tedavi T4 düzeyine göre ayarlanır. Bu durum genellikle birkaç ay sonra düzelir; %10 vakada ise uygunsuz TSH yüksekliği devam edebilir. Kanıta dayalı bilgilerimiz prematürelerde TSH yüksekliği olmaksızın T4 düşüklüğünde tedavinin zeka gelişimi üzerine olumlu etki yapmadığı yönündedir.

T4’e ilave T3 tedavisinin, yalnız T4 tedavisine göre herhangi bir avantajı olduğu saptanmamıştır.

Tiroksin Emilimini Etkileyen Maddeler

Soya proteini, lifli gıdalar, demir, kalsiyum, kullanılan preparatın değiştirilmesi tiroksin emilimini etkiler. Açlık, total paranteral nutrisyon ve heparin kullanılması durumunda FT4 düzeylerinin yüksek çıkabileceği hatırlanmalıdır. Opiat, steroid, dopamin ve somatostatin analogları kullanıldığı durumlarda ise TSH’ın düşük çıkabileceği hatırlanmalıdır.

Konjenital Hipotiroidili Hastanın Takibi

American Clinical Laboratory Association gibi bazı kurumlar T4 yerine FT4 ile hastanın takibini tavsiye etmektedirler. Büyüme ve gelişme birkaç ayda bir izlenmelidir. İzlemde konjenital anomaliler açısından dikkatli olunmalı ve gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Konjenital anomaliler normal populasyonda %3 oranında görülürken KH’li çocuklarda %10 oranında görülür. Kardiyovasküler anomaliler en sık görülür.

Konjenital hipotiroidili çocuklar işitme problemleri açısından 10 kat daha yüksek risk taşırlar. Bu nedenle izlemde işitme fonksiyonları açısından izlenmelidirler.

Bazı bebeklerde T4 değeri üst değere yakın tutulmasına rağmen TSH değeri 10-20 mU/L düzeylerinde olabilir. Bunun nedeninin intrauterin dönemde hipofiz-tiroid aksındaki geri bildirim eşik değerinin yüksek düzeyde ayarlanmış olduğu düşünülmektedir.

İzlem Sıklığı

TSH ve FT4 tedavi başlandıktan 2 ve 4 hafta sonra, ilk 12 ay 1-2 ay ara ile, 1-3 yaş arası 2-3 ay ara ile, büyüme tamamlanıncaya kadar da 3-6 ay ara ile izlenmelidir.

Uyumda sorun var veya kan değerleri anormal ya da doz değişikliği yapılmış ise bu değişikliklerden 4 hafta sonra FT4 ve TSH ölçümleri tekrarlanmalıdır.

Kemik yaşı geriliği 1-2 yaşında düzelir.

Tedavinin Komplikasyonları

İzlemde tedavinin komplikasyonları açısından dikkatli olunmalıdır. Yüksek doz tiroid hormon düzeyinin kranial sütürlerin erken kapanmasına bağlı kraniosinestoz, zayıf konsantrasyon, davranış problemleri, büyüme ve iskelet maturasyonunun hızlanmasına neden olabileceği hatırlanmalıdır.

Prognoz

Tedavinin erken başlanması prognozu iyi yönde etkilemektedir. İlk 3 ayda tanı konan vakaların ortalama IQ düzeyi %89, 3-6 ay arasında tanı konan vakaların ortalama IQ düzeyi %71, 6 aydan sonra tanı konan vakaların ortalama IQ düzeyi ise %54 olarak bulunmuştur. Bir çalışmada 13 günden önce, 9.5 µg/kg/gün’den daha yüksek T4 tedavisi başlanan ve 3 hafta içinde ötiroid olan konjenital hipotiroidik çocukların psikomotor gelişimlerinin normal olduğu görülmüştür.

Prognozu belirleyen bir diğer faktör T4 dozudur. Yüksek doz ve erken tedavi başlananlarda kontrol grubu ve kardeşlerine göre IQ, okul başarısı ve nörofizyolojik testler açısından yalnızca minör farklılıklar gözlenmiştir. Yüksek doz T4 başlanan çocukların zeka, sözel yetenek ve hafıza yönünden, düşük doz başlanan gruptan daha iyi olmasına rağmen, daha fazla anksiyete, sosyal yönden geri olma ve daha düşük konsantrasyon gibi problemlerin daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Prognoz konusunda bir diğer etken konjenital hipotiroidinin etiyolojisidir. Erken tanı konup tedavi başlanan KH’li çocukların verbal IQ ve performans ve total IQ düzeyi, agenezisli grupta ektopi ve dishormonogenezisli gruptan anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Yine aynı çalışmada IQ düzeyi >80 olan KH’li çocukların, IQ düzeyi <80 olan gruba göre tanı anındaki serum T4 düzeyi anlamlı olarak yüksek bulunmuştur.

Annenin ve çocuğun hipotiroidik olduğu durumlarda, tedaviye erken başlansa ve uygun tedavi uygulansa bile zeka gelişimi önemli oranda bozulmaktadır. Dolayısı ile annenin tiroid fonksiyonları çocuk zeka gelişimi açısından son derece önemlidir. Annenin hamilelik dönemi boyunca tiroid fonksiyonları açısından takibi çocuğun nörolojik gelişimi açısından son derece önemlidir.

Tedaviye uyum prognoz açısından son derece önemlidir. TSH yükseklikleri genellikle tedaviye uyumun kötü olduğunu veya T4 biyoyararlanımının iyi olmadığını gösterir. Altı aydan sonraki tiroid hormon tedavisi esnasında TSH’nın dört veya daha fazla kez 5 mU/L’nin üzerinde saptanmasının okul başarısını olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

Uygun tedavi bu çocukların büyüme hızları ve yetişkin boyları normaldir.

Generalize tiroid hormon direnci durumunda prognoz kötüdür.

Hipotiroidizmin Tekrar Değerlendirilmesi

Ektopik tiroid veya aplazik tiroid tespit edilmesi durumunda bu hastalar kalıcı KH kabul edilir. Bu durumda hipotiroidizmin tekrar değerlendirilmesi gereksizdir.

Tedavi esnasında, tedaviye uyumun kötü olması veya tedavinin yetersiz olması sonucu TSH’ın 10 mU/L’nin üzerine çıktığı durumda kalıcı KH kabul edilir.

Hastanın aldığı tiroid hormonu 30 gün kesilerek TSH ve T4 düzeyleri değerlendirilir. Eğer T4 ve TSH düzeyleri normal düzeylerde ise KH’nin geçici olduğuna karar verilir. Ancak bu hastalar izlemden çıkarılmazlar.

Alternatif olarak tiroid hormon replasmanı %50 azaltılır. TSH 20 mU/L’nin üzerine çıkarsa kalıcı KH olduğuna karar verilerek replasman tedavisine devam edilir. Fakat tiroid hormon replasmanı %50 azaltılmasına rağmen TSH referans değerler arasında ise tedavi 30 gün süresince durdurulur ve TSH ve FT4 değerlerine bakılır. Sonuçlar referans değerleri arasında ise geçici KH kabul edilerek izlenir.

Tags: , , , , , , , , ,

İletinizi Girin

*

Bizi Sosyal Ağlarda Takip Edin