Nevralji (Ağrılı Tik) (Tic Douloureux)

Belirtisi: keskin ağrı, batıcı ağrı, sürekli yanma, ağrı krizleri, uzun süren ağrılar, yemek yerken ağrı, aksırırken ağrı, şiddetli ağrı, ani başlangıçlı ağrı, yüzün bir yarısında ağrı, yüz kaslarında seyirmeler, yüz kaslarında ağrı, Kornea refleksinde azalma

Spitall Taxonomy Id: 35292

İnsidansı: 95/1100

Tanım:

Trigeminal nevralji yüzyıllardır bilinen, fizyopatolojisi hala tam anlaşılamamış, ancak ağrının kontrolünde çok çeşitli yöntemlerin uygulandığı ve bir oranda da başarının sağlandığı bir klinik tablodur. Ciddi ve şiddetli bu ağrı sırasında yüz kaslarında hep aynı tarzda oluşan ani kontraksiyon nedeniyle “ağrılı tik“ (tic douloureux) de denmektedir. Ağrıda etken trigeminal siniri taciz eden bir patolojik proses ise sekonder trigeminal nevraljiden bahsedilebilir ve tedavi bu prosese yönelik olacaktır. Ancak burada konu edilen idiopatik olarak da adlandırılan primer trigeminal nevraljidir.

Trigeminal nevraljinin karakteristik görünümü, şiddetli ve ani başlangıçlı bir ağrı olmasıdır. Birkaç saniyeden bir dakikaya dek uzayabilmekte ve çoğunlukla yüzün bir yarısında trigeminal sinirin dağılım alanına uymaktadır. Ancak ağrı genelde yüzün alt yarısını tutar. Spontan olarak başlayabilir veya yüzde ve ağız içindeki bir tetik noktasının uyarılması sonucu ortaya çıkabilir. Bu tetik noktaya dokunmakla veya soğuk ve sıcak sıvıların alınmasıyla veya da rüzgara maruz kalmakla stimüle edilebilir. Ayrıca konuşma, çiğneme veya diğer yüz hareketleriyle de başlayabilir. Tekrarlaması tipik olarak paroksismaldir. Ağrı periyotları zamanla sıklaşır ve bir trigeminal daldan daha geniş alanlara yayılabilir. Bilateral trigeminal nevralji olguların yaklaşık % 3 – 6‘sında görülür. Bu olgularda multipl skleroz aranmalıdır.

Yayınlanmış serilerde bayanlar olguların % 50 – 75’ini kapsar ve genelde 50 yaş sonrasının bir rahatsızlığıdır. Klinik bulgular aynı olmasına rağmen ileri sürülen etiolojik ajanlar ve olası patofizyolojik mekanizmalar farklı farklıdır.

Trigeminal nevraljinin tanısı öyküden konabilir. Tetik noktanın hasta tarafından gösterilmesi anlamlıdır. Fizik ve nörolojik muayene ile birlikte yer kaplayan bir oluşumu ekarte etmek amacıyla gelişmiş nöroradyolojik tetkikler yapılmalıdır. Ayırıcı tanıda fasial ağrı sendromları; glossofarengial nevralji, post-herpetik nevralji, Raeder’ in paratrigeminal nevraljisi, genikulat nevralji, Sluder nevralji, temporomandibüler eklem hastalığı, vasküler başağrısı, post-travmatik fasial nevralji, dental, orbital veya sinüs orijinli ağrılar, gerilim başağrıları düşünülmelidir.

Sinir ağrısına tıp dilinde nevralji denir. Bilhassa, yüzde ve başta hissedilir. Ama vücudun diğer taraflarında da bulunabilir. Nedeni soğuk algınlığı, şeker hastalığı, damar sertliği, veya ağrı yapan sinir yakınında meydana gelen herhangi bir hastalıktır.

Nevralji sinir yollarının biri boyunca duyulan şiddetli ağrı spazmlarından oluşur. Bu spazmlar sinirin zedelenmesi veya tahrişi sonucu ortaya çıkabilir. Ancak birçok vakaların olarak nedeni bilinmemektedir.

Belirtiler: Son derece keskin, batıcı ağrı veya sürekli yanma duygusu ile birlikte gelen ağrı krizleri.

Ağrılar genelde keskin ve batıcı niteliktedir. Saniyeler ya da dakikalar süren kesik krizler halinde gelen ağrılar günler, hatta haftalar sürebilir.

Bu rahatsızlığın okut bir döneminde, hassasiyet o kadar artar ki bazen en ufak bir temas bile çok şiddetli acı duyulmasına neden olabilir.

Bazı tür nevraljiler herpes enfeksiyonu (zona) sonucu ortaya çıkabilir. Aksırmak veya yemek yemek gibi hareketler spazm krizlerini teşvik edebilir.

Tedavi yöntemleri

Farmakoterapi

Phenytoin ve karbamazepin gibi antikonvülzanlar trigeminal nevralji ağrısının kontrolünde kullanılmaktadır. Phenytoinin karbamazepine göre daha ucuz ve yan etkisinin daha az olmasına karşın, ağrı kontrolünde etkinliği azdır(1). Güncel yaklaşımda ilk olarak medikal tedavi denenmelidir. Yeterli ağrı kontrolü sağlayamaması veya yan etkisinin ortaya çıkması durumunda diğer ajanlar denenmelidir. İlacın serum konsantrasyonun ağrı kontrolüyle paralel seyretmemesi nedeniyle kontrol sağlanıncaya veya toksisite oluncaya dek doz artırılabilir. Phenytoin için standart doz 300-400 mg/gündür. Karbamazepin ise 100-200 mg/gün başlanmalı ve doz ağrı kontrolü sağlanıncaya dek artırılmadır. Bu doz genelde toksik bulguların ortaya çıkmaması için 1200 mg/gün’ü geçmeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Karbamazepin, hematosupresyon veya hepatik disfonksiyon yapabileceğinden hastanın periyodik olarak kan tablosu ve karaciğer fonksiyonları değerlendirilmelidir. Ayrıca, baklofen ve klonozepamında medikal tedavide kullanılabilmektedir.

Her ne kadar bu ajanlar başlangıçta ağrı kontrolü sağlasalar bile zamanla etkilerini yitirmekte ve cerrahi müdahaleye gerek duyulmaktadır.

Genel olarak analjezik tedavinin trigeminal nevralji ağrısında yeri yoktur.

Destrüktif Yöntemler

Medikal tedaviye rağmen ağrı kontrolünde yeterli yanıt alınamayan veya yan etkileri nedeniyle bu tedavileri kesilmek zorunda olan trigeminal nevraljili olgularda çeşitli cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İletinizi Girin

*

Bizi Sosyal Ağlarda Takip Edin