Sarı Nokta Hastalığı
Belirtisi: renkli görmede azalma, görme keskinliğinde azalma
Spitall Taxonomy Id: 35482
İnsidansı: %1-25
Tanım:
(Yaşa Bağlı makula dejenerasyonu)
Halk arasında ‘ Sarı Nokta Hastalığı ‘ olarak bilinen bu hastalık gerçekte görme fonksiyonlarının en önemli rol oynayan, renkli görmemizi ve görme keskinliÄŸimizin % 90 ‘ı gibi büyük bir bölümünü saÄŸlayan görme merkezi olarakta bilinen ‘ Makula’yı tutan patolojileri ifade etmektedir. Makula Hastalıkları içinde en sık rastlanan bölümü de yaÅŸam süresinin uzamasına baÄŸlı olarak sayıları gittikçe artan “YaÅŸa BaÄŸlı Makula” hastalıkları yani “YaÅŸa BaÄŸlı Sarı Nokta Hastalığı” oluÅŸturmaktadır.
Hastalık nasıl ortaya çıkıyor?
Hastalık sıklıkla yaşla ilişkilendirilmekte ve hastalığın ortaya çıkışında en önemli patolojınin bu bölgede çok önemli görevler yapan retina tabakalarından birisi olan pigment epitel tabakasında yaşlanma ve fonksiyonlarında azalma olduğu bilinmektedir. Retinanın bu fonksiyonlarındaki azalma sonucu, görme işlevi esnasında ortaya çıkan metabolik artıkların atılarak, retinanın altındaki damar tabakası tarafından uzaklaştırılması işlemi zamanla bozulacağından retina altında gittikçe artan birikintiler meydana gelir. Bu birikintilerin yarattığı tablo sonucu retina altında meydana gelen anormal damar yapılı oluşumlar ve kanamalar sonucu ortaya çıkan görme kayıpları en belirgin özellikleridir.
Belirtileri nelerdir? Hasta başlangıçta okuma güçlüğü, kırık, çarpık, dalgalı görme, renkli görmede bozukluk gibi şikayetlerle hekime müracaat eder. İleri safhalarda ise hasta baktığı yeri göremediğini ancak baktığı yerin etrafını görebildiğini ifade eder.Bazende hastalığa bağlı olarak meydana gelen kanama sonucu görme aniden çok azalabilir.
Daha çok kimlerde görülür?
Hastalık adından da anlaşılacağı gibi daha çok ileri yaş populasyonda görülür.
Risk faktörleri nelerdir?
Hastalığı arttıran risk faktörleri incelendiğinde tartışılmayan ve etkinliği kesin olan en önemli risk faktörü yaştır. Hastalık yaş ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Yaş faktörüne ilave olarak risk faktörleri sıralandığında özellikle güneş ışığının fototoksik etkisi nedeniyle güneş ışınına fazla maruz kalan mesleklerde çalışanlarda (denizciler, pilotlar, çiftçiler vb) ve kadınlarda daha sık görülür. Ayrıca kişide hipertansiyon bulunması, kan yağlarının yüksek olması ve ailevi hikayesinin olması önemli faktörlerdir .
Öte yandan göz ve göze ait bazı faktörler de bu hastalığa ait riskler taşımaktadır. Özellikle açık renkli gözler, hipermetroplar ve katarakt ameliyatlı ÅŸahıslar öncelikli risk grubuna girerler. Oksidatif mekanizma üzerine olumsuz etkileri nedeniyle ağır sigara içiciler önemli bir risk gurubu oluÅŸtururlar. Sigara, serum antioksidan seviyesini düşürür ve kan akımını bozar. Yine bu mekanizma ile vitamin A – C den zengin beslenme alışkanlığı olan ve çeÅŸitli nedenlerle antioksidan (çinko, magnezyum, selenyum) kullanan ÅŸahıslarda sarı nokta hastalığı riski azalır.
Görülme sıklığı nedir? Hastalığın görülme sıklığı yaşın ilerlemesi ile birlikte artmaktadır. 70-74 yaÅŸları arasında görülme sıklığı % 25 iken 90 yaşın üzerinde % 100′e yakın oranda görülür. Hastalık, 65 yaÅŸ üzeri ÅŸahısların % 2′sine yakın bir bölümünde görmeyi % 10 ve daha altına indiren önemli bir faktördür.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) Nedir?
YaÅŸa baÄŸlı makula dejenerasyonu (YBMD), özellikle 65 yaÅŸ ve üzeri grubun geri dönüşümsüz görme kaybının ve yasal körlüklerin (çalışmaktan alıkoyan görme kaybı) en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. YBMD görülme sıklığının, 50-65 yaÅŸ arasında %1 ile %2 arasında olduÄŸu, 75 yaÅŸ üzeri kiÅŸilerde ise % 8-10′a kadar çıkabildiÄŸi bildirilmiÅŸtir. GeliÅŸmiÅŸ toplumlarda artan yaÅŸam süresi ile orantılı olarak, hastalığa yakalanacak kiÅŸi sayısında belirgin artış beklenmektedir.
Makula, keskin ve renkli görmeden sorumlu, retina tabakasının (görmeye yarayan sinir hücrelerinin bulunduÄŸu tabaka) ortasında bulunan çok küçük bir alandır. İçerdiÄŸi özel renk molekküllerinden dolayı bu alana “sarı nokta” adı verilir. YBMD’de makula bölgesinde yavaÅŸ yavaÅŸ ışığa duyarlı hücre hasarlanması geliÅŸtiÄŸi için, görme kaybı da ilerleyici özellik taşımaktadır. Işığa duyarlı hücrelerde sayı olarak azalma ve dağılımında bozulma izlenir.
YBMD hastalığı, kuru tip YBMD ve yaş tip YBMD olmak üzere iki alt tipten oluşur. Hastaların % 80-90 gibi büyük bir çoğunluğunu kuru tip oluşturmaktadır. YBMD’nin yavaş ilerleyen bir formudur. Yaş tip YBMD ise tüm olguların ancak %10-20’sinde görülmekle birlikte geri dönüşümsüz merkezi görme kaybının %80-90’ından sorumludur. Yaş tip YBMD retinada yeni damar oluşumu ile karakterizedir, hızlı ilerleyici özelliktedir ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Kuru tip de bazen yaş tipe dönüşebilir.
Makula dejenerasyonu ilerledikçe kişi görme yeteneklerini kaybettikçe küçük el becerilerini yapma, kitap veya gazete okuma, alışveriş yapma, araba sürme, televizyon seyretme gibi işlevlerde ve günlük hayatını sürdürme konusunda zorluklar yaşar, yaşam kalitesi ciddi oranda düşmeye başlar. YBMD erken dönemde belirlenebilir ve tedavi edilirse, mevcut görme düzeyleri korunabilir ve görme kayıplarının ilerlemesi durdurulabilir. Tedavi sürecine başlanan hastaların tedavileri tamamlanmazsa veya kontroller sonucunda tekrar tedavi edilmesine karar verilen hastalara tedavi uygulanmazsa, hastalık yeniden görülebilir.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu İçin Riskler Nelerdir?
YBMD için en önemli risk faktörü yaÅŸtır. Yapılan tüm çalışmalarda YBMD’nin yaÅŸla birlikte artış gösterdiÄKadınsterilmiÅŸtir. YBMD geliÅŸiminde ailesel yatkınlık da göze çarpmaktadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Sigara kullanımı, açık renkli göz ve ultraviyole ışınlara maruz kalma, hiperlipidemi, sistemik hipertansiyon ve koroidal ateroskleroz da diÄŸer risk faktörleridir. YBMD açısından, 65 yaÅŸ ve üzerindeki herkesin oftalmolojik muayene ile kontrol edilmesi gereklidir. Ailesinde ve yakın akrabalarında YBMD olanlar, aşırı kilolu ve kan kolesterol düzeyi yüksek bulunanlar, sigara alışkanlığı olanlar, hipertansiyon gibi kalp damar hastalığı bulunanlar hastalık açısından yüksek riskli oldukları için daha erken yaÅŸlarda kontrol edilmelidirler.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Belirtileri Nelerdir?
YBMD’de retinanın en önemli yeri olan merkezi bölüm etkileneceÄŸi için, ilk bulgular bulanık görme ve düzgün olan çizgileri eÄŸri görme ÅŸeklinde ortaya çıkar. Renkler soluk, yazılar bulanık ve çizgiler eÄŸri olarak görülür. Bakılan yerin veya cismin ortasında bulanık bir alan veya karanlık bir leke (santral skotom) görülür.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Tanısı Nasıl Konulur?
Tanıda, Fundus Floresein Anjiografisi (FFA), İndosiyanin Anjiografisi, Optik Kohorens Tomografisi (OCT), Ultrasonografi, Mikroperimetri, Amsler Grid Kareli Kağıt Testi gibi bazı testler uygulanır.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Tedavisi Nedir?
YBMD genel olarak ilerleyici ve geri dönüşü olmayan bir hastalıktır. Hastalığın erken dönemde teşhisi ve tedavisi önemlidir. YBMD’nın önlenmesine yönelik yapılacakların başında yaşam biçiminin ve beslenmenin düzenlenmesi önemli bir rol oynar. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, stres YBMD’nin gelişimini kolaylaştıran ve hızlandıran etkenlerin başında gelir. Tedavide kullanılan iki farklı yöntem vardır:
Fotodinamik Tedavi: Yeni damarları tıkamak ve sızıntının durdurulması için özel bir ilaç ve termal olmayan bir lazer ile uygulanır.
Göziçi ilaç uygulamaları: Yeni damar oluşumunu önlemek amacıyla anti-VEGF adı verilen antikorlar uygulanır.
Ayrica çeşitli vitamin ve mineraller ile antioksidan özelliğe sahip olan ilaçlar da tedavi ve korunma amacıyla kullanılmaktadır.
Tags: damar, Görme keskinliğinde azalma, nemli, renkli görmede azalma, sigara, Spitall Taxonomy Id: 35482, YBMD









