<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tıbbi Veritabanı ve Arama Motoru &#187; Ateş</title>
	<atom:link href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tag/ates/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.spitall.com</link>
	<description>İşimiz İnsan. Gücümüz Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 09:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rift Vadisi Humması (Rift Valley Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 08:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[genel güçsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[görme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ICD]]></category>
		<category><![CDATA[Rift Vadisi Hummas]]></category>
		<category><![CDATA[Sırt ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18777</guid>
		<description><![CDATA[Rift Vadisi Humması genellikle koyun ve sığırların yetiştirildiği güney ve batı Afrika'da bulunur Hayvanlar Arasında Rift Vadisi Humması Nasıl Yayılır ? Bölgesel ve ağır yağmurlar esnasında yaygın Rift Vadisi Humması epizootu görülmüştür ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> ateş, baş ağrısı, aşırı kilo kaybı, baş dönmesi, sırt ağrısı, genel güçsüzlük, görme bozukluğu<span id="more-18777"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35822<br />
ICD-10:     A92.4<br />
ICD-9:     066.3<br />
MeSH:     D012295</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Rift Vadisi Humması sığır, buffalo, koyun, keçi ve deve gibi evcil hayvanları ve insanları etkileyen akut başlayan, ateşli bir hastalıktır. Hastalık sivrisineklerden kaynaklanmakta olup özellikle yağmurun bol olduğu yıllarda gözlenmektedir.<br />
Rift Vadisi Humması etkeni, Bunyaviridae ailesindeki Plebovirus cinsinin bir üyesidir. İlk olarak 1900&#8242;lu yılların başında Kenya&#8217;daki bir veteriner merkezi tarafından çiftlik hayvanları arasında tespit edilmiştir.</p>
<p>Rift Vadisi Humması genellikle koyun ve sığırların yetiştirildiği güney ve batı Afrika&#8217;da bulunur. Bununla birlikte ayrıca Madagaskar ve Afrika&#8217;nın Sahra altındaki bölümlerinde bulunur. Eylül 2000 de Suudi Arabistan da ve takiben Yemen de salgın bildirilmiştir.</p>
<p>Rift Vadisi Humması, başlıca çiftlik hayvanlarını etkiler ve evcil hayvanların büyük oranda hastalanmasına (bu durum epizoot diye isimlendirilir) sebep olur. Rift Vadisi Humması epizootu varlığında enfekte hayvanlarla temas sebebiyle insanlarda epidemiye yol açabilir. En dikkat çeken Rift Vadisi Humması epizootu 1950-1951 yılları arasında Kenya&#8217;da görülmüştür ve takriben 100.000 koyunun ölümüyle sonuçlanmıştır. Batı Afrika&#8217;daki ilk Rift Vadisi Humması epidemisi 1987&#8242;de Senegal Irmağı inşaatı projesine bağlı olarak bildirilmiştir. Bu proje aşağı Senegal Irmağı bölümünde sele yol açmıştır, ayrıca insanlarla hayvanlar arasındaki etkileşimi değiştirerek Rift Vadisi Humması virüsünün hayvanlardan insanlara geçişine yol açmıştır.</p>
<p><strong>Hayvanlar Arasında Rift Vadisi Humması Nasıl Yayılır ?</strong><br />
Bölgesel ve ağır yağmurlar esnasında yaygın Rift Vadisi Humması epizootu görülmüştür. Aşırı yağmur genelde Aedes cinsi olmak üzere sivrisineklerin yumurtalarından çıkmasına sebep olmuştur. Sivrisinek yumurtaları doğal olarak Rift Vadisi Humması virüsü ile enfekte olurlar ve beslenme esnasında çiftlik hayvanlarını enfekte ederler. Bir hayvan çiftliği enfekte olduğunda diğer sivrisinek türleri de hayvanlar aracılığı ile enfekte olarak hastalığın yayılmasına sebep olurlar. Diğer ısıran cins böceklerle de geçiş mümkündür.</p>
<p><strong>İnsanlar Rift Vadisi Hummasl&#8217; na Nasıl Yakalanırlar ?</strong><br />
İnsanlar sivrisineklerle veya diğer kan emici vektörlerin ısırıkları ile Rift Vadisi Humması&#8217;nı alabilirler; insanlar ayrıca hastalığa enfekte hayvanların kanı veya diğer vücut sıvılarıyla teması sonucu da hastalanabilirler.<br />
Enfekte hayvanların kesimi, etlerin işlemi esnasında veya yiyeceklerin hazırlanması esnasında kontamine olmuş etlere dokunma sonucuyla da bulaşma olabilir. Virüsü içeren kontamine laboratuar gereçleri aracılığıyla aerosol yolla da geçiş olabilir.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması&#8217;nın Belirtileri Nelerdir ?</strong><br />
Rift Vadisi Humması birkaç değişik sendroma yol açabilir. Rift vadisi humması ile hasta olanlar hiçbir semptom vermeyebilir veya karaciğer anormalliği ve ateş ile ilgili orta derecede rahatsızlığa yol açabilir. Bununla beraber bazı hastalarda oküler hastalık (hastalık gözü etkiler), ansefalit (koma, nöbetler, baş ağrısına yol açan beyin enflamasyonu) veya hemorojik ateşe (şok veya hemorajiye yol açan) yol açabilir. Hastalığın başlangıcında genelde; aşırı kilo kaybı, baş dönmesi, sırt ağrısı, genel güçsüzlük, ateş oluşur. Tipik olarak hastalar hastalığın başlangıcından itibaren iki gün ile bir hafta arasında iyileşirler.</p>
<p><strong>İyileşmeden Sonra Komplikasyon Oluşur Mu ?</strong><br />
En sık komplikasyonu retinanın enflamasyonudur. Yaklaşık olarak % 1 ile % 10 arasında kalıcı görme kaybı oluşur.</p>
<p><strong>Hastalık Ölümcül Müdür ?</strong><br />
Yaklaşık olarak enfekte insanların % 1&#8242;inde ölüm olur. Enfekte hayvanlarda ölüm/vaka oranı yüksektir. En belirgin etkisi hamile çiftlik hayvanlarında % 100 fetüs kaybıyla görülmektedir.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Nasıl Tedavi Edilir ?</strong><br />
Rift vadisi humması ile enfekte hastaların tedavisi yoktur.</p>
<p><strong>Kimler Risk Altındadır ?</strong><br />
Çalışmalar salgının olduğu coğrafik bölgelerde kapı dışında uyuma alışkanlığının sivrisinek veya diğer vektörlere maruziyet açısından risk faktörü olduğunu göstermektedir. Hayvan sürüsü bakıcıları, mezbaha çalışanları ve Rift Vadisi Humması ile endemik bölgelerde diğer çalışanlarda enfeksiyon riski artmıştır. Mezbaha çalışanları, veterinerler gibi yüksek riskli işlerde çalışanlarda virüsün enfekte hayvandan geçiş olasılığı artmıştır. Uluslar arası yolcuların Rift Vadisi Humması ile endemik bölgeleri ziyaretleri esnasında hastalanma olasılıkları artmıştır.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Nasıl Önlenir ?</strong><br />
Sivrisineklerle ve diğer kan emici böceklerle oluşabilecek kontaminasyonun azaltılması metotlarının uygulanması, kişinin enfekte olma olasılığını azaltır. Rift Vadisi Humması ile enfekte bölgelerde çalışan işçiler için hayvanların doku veya kanları ile maruziyetten kaçınmak önemli bir koruyucu metodudur.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Tehlikesine Karşı Yapılması Gerekenler</strong><br />
Gelecekteki Rift vadisi humması salgınlarının kontrolü ve önceden tahmin edilebilmesi için sivrisinekler arasındaki geçiş ve omurgalıların virüsün , üremesindeki rolünün anlaşılması gerekmektedir. Veteriner kullanımı için aşılama mevcuttur, fakat koyunlarda doğum defektleri düşüklere sebep olur. Ayrıca ineklerde düşük seviyede koruyucudur. -Yerel hayvanlarda , MP-12 (insan canlı attenuae aşısı) laboratuar çalışmaları umut verici olarak sonuçlanmıştır, fakat saha kullanımı için daha fazla çalışma gerekmektedir. Ayrıca hastalığın sayısını azaltmak için efektif önlemler ve geçişi hakkında daha fazla bilgi edinmek için gözlem (enfekte hayvanları ve insanları yakından gözleme) gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lassa Ateşi (Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi, Lassa Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 13:46:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer boşluğunda sıvı birikmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bat Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[Genel kırgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Lassa Ate]]></category>
		<category><![CDATA[mide bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Sierra Leone]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sisteminde kanamalar]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[titreme]]></category>
		<category><![CDATA[vajina kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde şişlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18435</guid>
		<description><![CDATA[Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur Hastalık ve Ölüm Oranı: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, genel kırgınlık, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük, yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı birikmesi, ağız kanamaları, burun kanamaları, vajina kanamaları, sindirim sisteminde kanamalar, düşük tansiyon, şok, felç, titreme<span id="more-18435"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35813</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır. İlk olarak 1950’lerde bilinmesine rağmen hastalığa sebep olan virüs 1969 senesine kadar tanımlanamamıştır. Bu virüs Arenaviridae virüs familyasına ait tek iplikli bir RNA virüsüdür. Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir.</p>
<p><strong>Hastalığın Belirtileri:</strong></p>
<p>İnsanlarda görülen enfeksiyonların % 80’i asemptomatiktir; diğer vakalarda ise virüs vücudun karaciğer, dalak ve böbrekler gibi değişik organlarını etkileyen ciddi bir çoklu sistem hastalığı şeklindedir. Lassa Ateşi’nin kuluçka süresi 6 ile 21 gün arasında değişmektedir. Hastalığın başlaması aşamalı olarak görülür. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur. Birkaç gün sonra baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük ve karın ile ilgili rahatsızlıklar takip edebilir. Şiddetli vakalarda yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı, ağız, burun, vajina ve sindirim sisteminde kanamalar ve düşük tansiyon görülmektedir. İdrarda protein görülebilir. Şok, felç, titreme, dezoryantasyon ve hastalığın ilerleyen aşamalarında koma görülebilir. Sağırlık hastaların % 25‘inde meydana gelmektedir ve 1 ile 3 ay içerisinde bazı işlevler % 50 düzelir. Geçici saç kaybı ve yürüyüş bozuklukları iyileşme esnasında olabilir.</p>
<p><strong>Hastalık ve Ölüm Oranı:</strong></p>
<p>Bazı araştırmalar Batı Afrika’da yılda 300000 ile 500000 Lassa Ateşi vakasının meydana geldiğini ve bu vakaların 5 bininin ölümle sonuçlandığını belirlemiştir. Genelde ölüm oranı % 1 olup, hastaneye kaldırılanlarda bu oran %15’e kadar yükselmektedir. Ölümle sonuçlanan vakalarda ölüm hastalığın başlangıcından sonra 14 gün içerisinde meydana gelmektedir. Bu hastalık özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde tehlikeli olmaktadır, anne ve ya çocuk kaybıyla ya da her ikisinin kaybıyla sonuçlanma olasılığı son üç aylık dönemde % 80’den büyüktür.</p>
<p><strong>Hastalığı Taşıyıcı Hayvanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi zoonotik bir hastalıktır, yani hastalıklı hayvanlarla temas edilmesi halinde bu hayvanlardan bulaşır. Lassa Virüsünü taşıyıcı hayvan ya da barındığı yer Mastomys türünden bir kemirgendir ve genelde “multimammate rat” (çok memeli sıçan) olarak bilinir.<br />
Lassa virüsünün bulaştığı Mastomysler (sıçan) hasta olmaz, ama virüsü dışkılarıyla (idrar ve dışkı) etrafa saçarlar.</p>
<p><strong>Hastalık Tehlikesindeki İnsanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi her yaş grubundan insanda kadın ve erkeklerde görülür. Kırsal bölgelerde genellikle Mastomysin (sıçanların) çokça görüldüğü yerlerde yaşayan ve özellikle de kalabalık ve hijyenin yeterliği olmadığı fakir bölgelerde yaşayan insanlar çok büyük tehlike altındadır. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar eğer doğru tedbirleri almazlarsa ya da bulaşmayı kontrole yönelik uygulamaları sürdürmezlerse tehlikededirler.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşması:</strong></p>
<p>İnsanlar genellikle Lassa Ateşine hastalık taşıyıcı Mastomyslerin (sıçanların) dışkılarıyla temas etmeleri durumunda yakalanırlar. Lassa Ateşi sadece dışkıyla temasla değil insanların arasında hastalıklı insanların kan, idrar, dışkı ya da diğer vücut salgılarıyla doğrudan temasla da geçer. İnsanlar arasında hastalığın havayla bulaştığına dair epidemiyolojik bir kanıt bulunmamaktadır. İnsandan insana hastalık ortak kamusal ve sağlık hizmeti verilen alanda bulaşık tıbbi ekipmanların, örneğin; iğne (şırınga) vb. tekrar kullanılmasıyla yayılabilir. Lassa Ateşinin cinsel yolla bulaştığı da rapor edilmiştir.</p>
<p><strong>Hastalığın Teşhisi:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin belirtileri çok farklı ve spesifik olmaması nedeniyle hastalığın klinik teşhisi özellikle de hastalığın ilk aşamasında genelde zor olmaktadır. Lassa Ateşini diğer ateşe sebebiyet veren sıtma, şigelloz, tifo, sarıhumma ve diğer viral kanamalı humma hastalıklarından ayırt etmek zordur. Kesin teşhis sadece uzmanlaşmış laboratuar ortamında mümkün olmaktadır. Laboratuvardaki numuneler tehlikeli olabilir ve bu nedenle aşırı dikkat gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi ve Hastalıktan Korunma Yöntemleri:</strong></p>
<p>Ribavirin eğer hastalığın erken dönemlerinde verilirse Lassa Ateşine karşı etkili bir antiviral <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>tır. Ribavirin’in Lassa Ateşini önleyici tedavideki rolü hakkında destekleyici bir kanıt yoktur.</p>
<p><strong>Hastalıktan Korunma:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinden korunmak toplumun yaşadığı merkezlerde hijyen koşulların iyileştirilmesi ve böylece kemirgenlerin evlere girmesinin engellenmesiyle olur. Etkili önlemler; tahılların ve diğer gıda maddelerinin kemirgenlere karşı dayanıklı konteynırlarda saklanması, çöplerin evlerden uzak yerlere dökülmesi, evin temiz tutulması ve kedi beslenmesidir. Sıçanların (Mastomyslerin) endemik bölgelerde bolca görülmesinden dolayı bunların çevreden tamamen kaldırılması mümkün olmamaktadır.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşmasının Kontrolü:</strong></p>
<p>Aile bireyleri ve sağlık hizmeti sağlayan çalışanları hastalara bakarken kanla ya da kanlı sıvılarla temastan kaçınmalıdır. Rutin engelleyici hastabakıcı tedbirler büyük olasılıkla çoğu durumlarda Lassa virüsünün bulaşmasını önleyicidir. Bununla birlikte artırılmış güvenlik için Lassa Ateşi olduğu düşünülen şüpheli hastalara maske, eldiven, tıbbi elbise, yüz maskesi gibi koruyucu kıyafetleri içeren spesifik izolasyon tedbirleri altında bakım sağlanmalı ve kullanılan ekipmanların sürekli sterilizasyonu sağlanmalıdır. (bkz. Afrika’da Sağlık Bakım Hizmeti Verilen Yerlerde Viral Hemorajik Ateşi Bulaşmasının Kontrolü Kılavuzu)</p>
<p><strong>Devam Eden Girişimler:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin görüldüğü birçok ülkede sivil huzursuzluktan dolayı etkili kontrollerin yapılmasına sekte vurulmuştur. Bununla birlikte devam eden barış girişimleri problemle mücadelede yeni olasılıklara yol açmaktadır. Gine, Sierra Leone ve Liberya Sağlık Bakanlıkları, DSÖ, BM Dış Afetler Yardım Bürosu ve diğer ortaklar Mano Irmak Birliği Lassa Ateşi Ağı tesisi için beraber çalışmışlardır. Program bu 3 ülkeyi (Gine, Sierra Leone ve Liberya) ulusal önlem stratejileri geliştirmeleri, Lassa Ateşi ve diğer tehlikeli hastalıklar için laboratuar teşhisini artırmaları için desteklemektedir. Laboratuar teşhisi eğitimi, klinik yönetim ve çevresel kontrol de bu programa dahildir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin sponsorluğunu yaptığı Lassa Ateşi hastalarının tedavisinin yapılacağı yeni bir koğuşun hizmete sunulması için yapım çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p><strong>Uluslararası Halk Sağlığı Uyarıları:</strong></p>
<p>Nadiren, Lassa Ateşinin endemik olarak görüldüğü ülkelerden seyahat eden kişiler hastalığı diğer ülkelere ihraç edebilmektedir. Sıtma, tifo ve diğer tropikal salgınların daha fazla yaygın olmasına rağmen, Lassa Ateşi teşhisi Batı Afrika’dan dönen hastaların ateşli hastalıklarında göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle de hastalığın endemik olarak görüldüğü kırsal bölgelerde ve hastanelerde bulunmuş kişilerde. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar Lassa Ateşi şüphesi bulunan kişilerle ilgili olarak yerel ve ulusal uzmanlarla irtibata geçip danışmalı ve laboratuar tahlillerinin yapılmasını sağlamalıdırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tickborne Ensefalit (Bahar &#8211; Yaz Ensefaliti, Tick Borne Encephalitis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 12:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[genel vücut ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[TBE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18428</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: ateş, halsizlik, genel vücut ağrısı, baş ağrısı Bahar-yaz ensefaliti olarak da bilinen Tick-Borne Ensefaliti (TBE) belli kene vektörlerinin ısırması ile bulaşan merkezi sinir sisteminin viral enfeksiyonudur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi</strong>: ateş, halsizlik, genel vücut ağrısı, baş ağrısı<span id="more-18428"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35811</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Bahar-yaz ensefaliti olarak da bilinen Tick-Borne Ensefaliti (TBE) belli kene vektörlerinin ısırması ile bulaşan merkezi sinir sisteminin viral enfeksiyonudur. İnsanlarda enfeksiyon enfekte Ixodes ricinus kenelerinin ısırması ile ve genellikle ormanlarda, tarlalarda ya da kırsal alanlarda iş veya ziyaret için bulunanlarda ortaya çıkar. Enfeksiyon enfekte ineklerin, keçilerin veya koyunların pastörize edilmemiş süt ürünlerini tüketerek de edinilebilir. Bir flavivirüs olan Bahar-Yaz Ensefaliti virüsü diğer benzer virüsler de benzer hastalıklara yol açabilir.</p>
<p>Sıklık ve görüldüğü yerler:</p>
<p>Hastalık İskandinavya, Batı ve Orta Avrupa ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ortaya çıkar. Hastalığın edinilmesi riskinin en yüksek olduğu dönem en önemli vektör olan Ixodes ricinus’un en aktif olduğu Nisan-Ağustos ayları arasıdır. TBE’ye Avusturya, Estonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Almanya, Macaristan, Polonya, İsviçre, Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kuzey Yugoslavya’da sık rastlanır. Bulgaristan, Romanya, Danimarka, Fransa, Aland takımadalarında ve komşu Finlandiya kıyı şeridinde ve Uppsala’dan Karlshamm’a güney İsveç kıyı şeridinde daha az bir sıklıkta görülür. TBE enfeksiyonuna ait serolojik kanıtlar ve sporadik vakalar Arnavutluk, Yunanistan, Norveç ve Türkiye’den de bildirilmiştir. Ixpersultacus keneleri ile bulaşan Rus bahar-yaz ensefalati Çin’de, Kore’de, Japonya’da ve Doğu Rusya’da ortaya çıkar. Uzak Doğu ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki hastalığın şiddeti, sekel insidansı ve vaka-ölüm oranı Batı ve Orta Avrupa’ya göre daha yüksektir.</p>
<p>Yolcularda risk düzeyi:</p>
<p>Ormanlık alanları ziyaret etmeyen veya pastörize olmayan süt ürünlerini tüketmeyen yolcularda risk çok düşüktür. Bisiklet turları, kamp veya belli mesleki uğraşlar esnasında olabileceği gibi akşam ve gece vakitlerinde yaygın biçimde korunmasız olarak açık havada ve kırsal bölgelerde kalınan durumlarda yolculuk kısa süreli olsa bile risk büyük olabilir.</p>
<p>Hastalığın Seyri:</p>
<p>Enfeksiyon, grip benzeri belirtiler gösterir ve vakaların % 10’unda ikinci aşamada ateş görülür. Ensefalit ikinci aşamada gelişir ve paralizi (felç), sekel ve ölümle sonuçlanabilir. Hastalığın şiddeti yaşla orantılı olarak artmaktadır.<br />
Koruyucu önlemler:</p>
<p>• Aşı<br />
Avrupa’da Baxter’den (Viyana, Avusturya ve Behring, Almanya) etkili aşılar temin edilebilir olmakla birlikte eldeki veriler bu aşıların 3 haftadan daha kısa süreli ziyarette bulunacaklara önerilmesini desteklememektedir. 3 haftadan daha fazla bu bölgelerde kalacak olan yolculara eğer kenelerin aktif olduğu sıcak havaların söz konusu olduğu aylarda enfekte bölgelere gezi planlıyorlarsa aşı olmaları önerilmelidir.<br />
• Diğer<br />
Yolculara kenelerin bol miktarda bulunduğu bölgelerden uzak durmaları ve uygun biçimde giyinerek ya da böcek kovucu <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar kullanarak kendilerini kene ısırmalarına karşıuygun biçimde korumaları önerilmelidir. N, N-dietil metatoluamid (DEET) içeren böcek kovucular deriye doğrudan uygulanabilir. Permetrin içeren bileşiklerin akar öldürücü ve kovucu bir etkisi vardır ve giysilerde ve kamp malzemelerinde kullanılmalıdır. Pastörize olmamış süt ürünlerinin tüketilmesinden de sakınılmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Histoplazmozis (Histoplasmosis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 11:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[LAP]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18419</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: Ateş, kilo kaybı, nefes darlığı, ishal Spitall Taxonomy Id: 35808 Tanım: Histoplazmozis, Histoplasma capsulatum'un etken olduğu bir mantar hastalığıdır Deri tutulumu primer ve sekonder olabilir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, kilo kaybı, nefes darlığı, ishal<span id="more-18419"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35808</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Histoplazmozis, Histoplasma capsulatum&#8217;un etken olduğu bir mantar hastalığıdır. Bu enfeksiyon pnömoni ile veya özellikle immün sistemi baskılanmış hastalarda ölümcül olabilen hematojen yayılımla kendini gösterebilir. Deri tutulumu primer ve sekonder olabilir.</p>
<p>Histoplazmozis&#8217;in 3 ayrı görünümü vardır:</p>
<p>• Primer histoplazmozis<br />
• Kronik ve reinfeksiyon histoplazmozisi<br />
• Yaygın histoplazmozis</p>
<p>&#8216; Histoplazmoma &#8216; en sık görülen şekildir. Genelde tek keskin ve düzgün kenarlı 3 cm’den küçük nodüler lezyonlar. Alt lob yerleşimli, yakınında satellitik lezyonları olan, merkezinde kalsifikasyon içeren nodüler tarzda target lezyonu tipiktir. Kalsifiye hiler LAP sıktır.</p>
<p>Tedavi:</p>
<p>Şüpheli durumlarda olan kişiler için genellikle röntgen çekilir. Kan ve balgam örnekleri alınır ve incelenir. Sebebi kesin olan hastalıklarda tedavi olumlu sonuçlar verir. Hastalığın ilerlemiş hallerinde Antifungal <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar mantar tedavisi için kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koksidyoidomikoz (Coccidioidomycosis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 08:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda ağrılı]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun tutukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[eklem tutukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gece terlemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ışığa karşı hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lekeler]]></category>
		<category><![CDATA[Mental durum değişikliği göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18407</guid>
		<description><![CDATA[Spitall Taxonomy Id: 35807 Koksidyoidomikoz, Coccidioides immitis adlı bir mantarın sporlarından bulaşan bir enfeksiyondur. Koksidyoidomikoz en sık güneybatı ABD'nin çöllerinde yetişen bir mantar enfeksiyonudur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Mental durum değişikliği göğüs ağrısı, öksürük, ateş, baş ağrısı, eklem tutukluğu, eklem ağrısı, iştahsızlık, kas ağrıları, boyun tutukluğu, gece terlemeleri, bacaklarda ağrılı, kırmızı lekeler, ışığa karşı hassasiyet, kilo kaybı<span id="more-18407"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35807</p>
<p>Diğer adları: San Joaquin Valley fever; Valley fever</p>
<p>Tanım:<br />
Koksidyoidomikoz, Coccidioides immitis adlı bir mantarın sporlarından bulaşan bir enfeksiyondur.</p>
<p>Nedenleri, Görülme sıklığı ve Risk faktörleri:</p>
<p>Koksidyoidomikoz en sık güneybatı ABD&#8217;nin çöllerinde yetişen bir mantar enfeksiyonudur.Mantar parçacıklarının atmosfere dağılması sonucu solunum yolu ile akciğerlere bulaşması ile başlar.</p>
<p>Akut, kronik ya da dissemine şeklinde görülen üç formu vardır.</p>
<p>• Akut pulmoner Koksidyoidomikoz. Çoğunlukla hiçbir belirti vermez ve tedavi olmadan atlatılır. Kuluçka dönemi &#8211; sporların solunumu ile hasta olma arasındaki zaman &#8211; 7-21 gündür.<br />
• Kronik akciğer Koksidyoidomikoz. İlk enfeksiyondan 20 yıl sonra da tekrarlayabilir. Akciğerde enfeksiyonlar (akciğer absesi) oluşabilir. Akciğerler ve kaburgalar (plevral boşluk) arasında irin (ampiyem) birikir.<br />
• Dissemine Koksidyoidomikoz. Bu türü en yaygın olanıdır. Enfeksiyon deri, beyin, kemik, kalp bigi vücudun diğer bölümlerine yayılır. Menenjit kadar yaygındır.</p>
<p>Mantarlara çok kez maruz kalma ciddi bir enfeksiyon geçirme riskini yükseltir.<br />
AIDS veya diyabet gibi bağışıklık sistemi zayıf olan hastaların etkilenmesi daha kolaydır. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirici <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar verilir.</p>
<p>Semptomlar<br />
Enfeksiyona maruz kalan insanlarda çoğu kez belirti vermez. Nezle, zatürre veya grip şeklinde belirtiler gösterir.  Belirtiler genellikle mantar enfeksiyonuna maruz kaldıktan 5-21 sonra ortaya çıkar.</p>
<p>• Mental durum değişikliği,<br />
• Göğüs ağrısı (hafiften şiddetliye kadar değişebilir),<br />
• Öksürük (muhtemelen kanlı)<br />
• Ateş,<br />
• Baş ağrısı,<br />
• Eklem tutukluğu ve ağrısı,<br />
• İştahsızlık,<br />
• Kas ağrıları,<br />
• Boyun tutukluğu,<br />
• Gece terlemeleri,<br />
• Alt bacaklarda ağrılı, kırmızı lekeler (eritema nodosum),<br />
• Işığa karşı hassasiyet,<br />
• Kilo kaybı,</p>
<p>Bu hastalık ile ilgili ek belirtiler:<br />
• Ayak bileği veya ayak şişmesi<br />
• Büyümüş lenf düğümleri<br />
• Eklem şişliği<br />
• Deride döküntüler, yaralar</p>
<p>Ayırıcı Tetkiler ve Testler:</p>
<p>• Kan tahlili<br />
• Bronkoskopi<br />
• Tam kan sayımı (CBC)<br />
• Akciğer grafisi<br />
• Lenf nodu ya da akciğer biyopsisi<br />
• Balgam kültürü<br />
• Balgam yayma (KOH) testi</p>
<p>Tedavi<br />
Akut hastalık hemen hemen her zaman tedavi olmadan geçer. Grip benzeri belirtilerin tedavisi ve ateşin düşmesi için yatak istirahati tavsiye edilir.</p>
<p>Dissemine veya ağır geçen hastalıklar, amfoterisin B, ketokonazol, flukonazol veya itrakonazol ile tedavi edilmelidir.</p>
<p>Prognoz<br />
Hastalığın hafif biçimlerinin seyri genellikle kişinin bağışıklık sistemine bağlıdır. Hastalığın tekrarlama olasılığı vardır. Enfeksiyona çok kez maruz kalan kişiler yüksek ölüm oranına sahiptir.</p>
<p>Komplikasyonlar<br />
Dissemine Koksidyoidomikoz tedavisinde zayıf bağışıklık sistemi olanlarda şu tür ciddi komplikasyonlar görülür:</p>
<p>• Anti-tümör nekroz faktörü (TNF) tedavisi<br />
• Kanser<br />
• Kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a><br />
• Diyabet<br />
• Glukokortikoid <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar (prednizon)<br />
• Kalp-akciğer (kardiyopulmoner) koşulları<br />
• HIV<br />
• Organ nakli (ve ilişkili medicates)<br />
• Gebelik (özellikle ilk trimester)</p>
<p>Koksidyoidomikoz diğer komplikasyonları şunlardır:<br />
• Plevral efüzyon<br />
• Tekrarlayan enfeksiyon (relaps)  </p>
<p>Bu enfeksiyonun tedavisinde kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar ateş, titreme ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilir.</p>
<p>Önleme<br />
Genel sağlık bakımı enfekiyonun atlatılmasına yardımcı olacaktır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi hastalığın diğer formlarından korunmayı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Weil Hastalığı (Leptospirosiz/Leptospiroz/Leptospiroza)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/weil-hastaligi-leptospirosizleptospirozleptospiroza</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/weil-hastaligi-leptospirosizleptospirozleptospiroza#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 11:02:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bulantı]]></category>
		<category><![CDATA[dil kenarlarında kızarma]]></category>
		<category><![CDATA[dilde paslanma]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[genel halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kan basıncında düşme]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kas ve eklem ağnlan]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddetli baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli terleme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli titreme]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzde kızarma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17822</guid>
		<description><![CDATA[Bu hayvanlar leptospiraları idrar ve dışkıları ile 3-4 hafta boyunca çıkarırlar ve etrafa bulaşmasına neden olurlar Leptospiroz bazı hayvanlardan geçen bir enfeksiyondur ve etkeni leptospira adlı bakterilerdir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, şiddetli titreme, şiddetli baş ağrısı, uykusuzluk, kas ve eklem ağnlan, genel halsizlik, şiddetli terleme, iştahsızlık, bulantı, kusma, kan basıncında düşme, yüzde kızarma, dilde paslanma, dil kenarlarında kızarma<span id="more-17822"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35802</p>
<p>Tanım</p>
<p>Dünyanın her tarafında yaygın olarak bulunan bu bakteri spiral şeklinde bir yapıya sahiptir. Bu bakteri aslında bir zoonoz nedenidir. Ancak insanlarda da hastalık oluşturabilir. Bakterinin biriktiricileri fareler, yabani kemirgenler, köpekler gibi çok farklı hayvanlar olabilmektedir. Bu hayvanlar leptospiraları idrar ve dışkıları ile 3-4 hafta boyunca çıkarırlar ve etrafa bulaşmasına neden olurlar. Özellikle de durgun sularda bakteri birkaç hafta boyunca canlı kalır. İnsanlar bu suların içilmesi, içinde yürünmesi ya da yüzülmesi ile bu bakterileri alırlar. Bu nedenle bazı meslek grupları daha fazla risk altındadır. Pekçok tipi olan bakterinin ülkelere göre farklı tipleri hastalık oluşturmaktadır.</p>
<p>Korunma taşıyıcı hayvanların yok edilmesi ve gıda ve su temizliğine dikkat edilmesi iledir.</p>
<p>Leptospiroz bazı hayvanlardan geçen bir enfeksiyondur ve etkeni leptospira adlı bakterilerdir. İnsanda kan yoluyla yayılan bir enfeksiyona neden olur; bunu, değişik organlarda yerleşim gösteren ikinci evre izler. Böbrek, karaciğer, beyin zarı gibi yapılardaki yerleşimler, hastalığın değişik klinik tiplerini oluşturur.</p>
<p>Nedenleri<br />
Leptospira, çapı 0,1 mikron olan, uzunluğu ise yaşadığı ortamın koşullarına göre büyük değişiklikler gösterebilen (215 mikron ya da daha çok) bir mikroorganizmadır. Birbirine yakın çok sayıda ince kıvrımdan oluşur ve uçları tipik olarak çengel biçiminde kıvrılmıştır. Kıvrılma hareketleriyle ilerler.<br />
Leptospiranın fiziksel ve kimyasal etkenlere direnci azdır. Yaşadığı ortamın kuruması, 50°C sıcaklık, donma, hafif dezenfektanlar, ölmesi için yeterlidir. Hastalık yapıcı leptospiralar, dış ortamda su ve çamur gibi koşullarda bir ay ya da biraz daha uzun süre yaşayabilir. Ama çoğunlukla Ömürleri daha kısadır.</p>
<p>Bulaşma Yolları<br />
Yabanıl ve evcil hayvanlarda çeşitli sptospiroz biçimleri görülür. Hastalık, ısanlara her zaman hayvan enfeksi Dnlanndan bulaşır. Besin zinciriyleayvandan hayvana geçen enfeksiyon, ısanda rastlantı sonucu ortaya çıkar. Sptospiroz çok sayıda hayvan türünde jörülebilir. Ender olarak bazı hayvan ağır bir hastalık geçirdikten sonraşıyıcı olurlar. Bazıları ise hiçbir zarar görmeden tüm yaşamları boyunca lep spiralan taşıyabilir. Başlıca doğal taşyıcılar kemiriciler, özellikle fare ve yanlardır. Çoğunlukla evcil hayvanlar töpek, domuz, kedi, at, inek, öküz, koyun) ile birçok yabanıl hayvan türü de (tilki, kirpi, şempanze, kuyruksüren, bazı uçan hayvanlar) taşıyıcı olabilir. Böbrek havuzu ve idrar yolları, leptospiralann gelişimi için en uygun ortamdır. Vücuttan da idrar yoluyla atılırlar. Dış ortamda dirençleri azdır, uzun süre yaşayabilmeleri için bazı toprak, su ve iklim koşullan (sıcaknemli iklim, 25°C-30°C kadar sıcaklık, havada yüksek oksijen oranı) gereklidir. Leptospiralar genellikle bataklık sularda, bazı bitkilerin (pirinç, şekerkamışı, keten) yetiştirilmesine elverişli topraklardaki sularda ve madenlerdeki çamurda bulunur. Elleriyle ayaklan mikroplu suların içinde uzun süre kalarak pirinç tarlalarında çalışan işçiler, enfeksiyona kolayca yakalanır. Sağlıklı, ama sürekli su içinde kaldığından yumuşamış olan deriden ya da derideki küçük sıyrıklardan leptospiralar vücutla girebilir. Pirinç tarlalarında çalışanların dışında kanal ve kanalizasyonlarda çalışanlarda, tatlısu balıkçılannda ve akarsularda yıkananlarda da leptospiroz görülebilir. Hastalığın sıklıkla görüldüğü bir başka grup ise leptospira çıkaran hayvanlan, yani domuzlan yetiştirenlerdir. Köpeklerle ilişki sonucu bulaşma daha enderdir; at ve öküzlerden bulaşmaya ise yok denecek kadar az rastlanır. Leptospiralar çoğunlukla deriden vücuda girmekle birlikte, konjunktiva ve (ırmak sulan içildiğinde) ağız yoluyla da bulaşabilirler.<br />
Kazayla suya düşen insanlann solunum ve sindirim yollanna denetim dışında bol su girdiğinden mukoza yoluyla leptospira bulaşması kolaylaşır. Bu durumda hastalık kapma olasılığı yüksektir. Yüzücüler arasında da en çok serbest stilde, yani ağza su girmesine neden olacak biçimde yüzenlerde enfeksiyon görülür.</p>
<p>Belirtileri<br />
Hastalığın çok çeşitli belirtileri vardır; bazıları ağır, bazılan ise hafif ve iyi gidişli birçok klinik tablo bilinir. En iyi bilinen iki biçimi karaciğer ve böbrek hastalığıdır; bunlann bulunması tanıya götürücü değer taşır. Ama karaciğerin etkilenmesine bağlı sanlık ya da böbrek bozukluğu ile ilgili. Belirtilerin bulunmadığı pek çok olgu da vardır. Klinik belirtiler iki ana başlık altında toplanabilir: Sarılıklı leptospiroz (% 10-30) ve sarılıksız leptospiroz (% 70-90).<br />
Kuluçka süresi, enfeksiyon etkeninin üreme hızına, enfeksiyonun bulaşma yoluna ve hastayla ilgili etkenlere bağlı olarak değişir. Bu süre genellikle 5-15 gündür; en çok 320 gün arasında değişebilir.<br />
Kuluçka dönemi genellikle belirtisiz seyreder. Olgulann üçte birinde hafif bir genel kırıklık ve halsizlik görülebilir.</p>
<p>• Ateş  Hastalığın başlangıcı, etken olan bütün leptospira türlerinde aynıdır: Ani olarak ağır septisemi (kana bakteri yayılması) belirtileriyle başlar. Ateş birkaç saat içinde şiddetli titremeyle birlikte 39°C-40°C&#8217;ye yükselir. Buna şiddetli baş ağrısı, uykusuzluk, kas ve eklem ağnlan, genel halsizlik, şiddetli terleme, iştahsızlık, bulantı, kusma, kan basıncında düşme, yüzde kızarma, dilde paslanma ve kenarlarında kızarma gibi belirtiler eşlik eder.</p>
<p>Ateşin hastalığa özgü bir gidişi yoktur. Genellikle arada azalsa da belirli bir yükseklikte kan zehirlenmesi belirtileri geçici iyileşme gösterebilir. Beşinci ve yedinci günde ateşin nöbet biçiminde düşmesi, leptospiroz olasılığını düşündürmelidir. Bunu birkaç saat ile 1-2 gün arasında değişen kısa bir ateşsiz dönem izler. Sonraki dönemde ateş, başlangıçtaki kadar olmasa da yüksektir. Ama ateşin gidişi her olguda aynı değildir. Düşmesi bazen birkaç gün sürebilir. Olguların büyük bölümünde ateş 10-14 gün, hafif biçimlerde 2-3 gün sürer. Hastalık etkeni çok yavaş Ürediği ve ateş ha fif yükseldiği için gözden kaçabilen hafif olgular da vardır.<br />
Kas ağrıları (miyalji) hastalığın başlangıcında ortaya çıkan kas ağrıları, şiddeti ve belirli kasları etkilemesi nedeniyle en önemli belirtilerden biridir; sağlıksız biçimlerde tanı açısmdan büyük Önem taşır. Hastalık etkeninin kana yayıldığı dönemde Özellikle önemli olan kas ağrıları, hastalık belirtilerinin ortaya çıkması ve ateşin düşmesinden sonra geçer. Bütün vücuda yayılmakla birlikte en çok bel, ense ve karında şiddetlidirler. Hareket ve basınç da ağrıları artırır.</p>
<p>• Beyin zarı tahrişi belirtileri  Bütün olgularda başlangıçtan beri şiddetli baş ağrısı bulunur; tahlillerde belirlenmese de bu, beyin zarlarının etkilendiğini gösterir. Beyin zarında tahriş belirtileri her zaman tam olarak ortaya çıkmaz. Bazen hiç klinik belirti yoktur. O zaman hastalık, beyinomurilik sıvısından (BOS) leptospiraların ayrıştırılması ve sıvıdaki değişikliklerle saptanabilir. Belirtiler geçici ve hafif de olsa, seröz bir menenjit (beyin zarı iltihabı) tablosunu kanıtlamaya yeter.</p>
<p>• Karaciğerin etkilenmesi  Önceden sanılanın tersine, insandaki leptospirozda her zaman sarılık bulunmaz, olgularm yalnız küçük bir bölümünde görülür. Sarılık gelişme oranı, ülkenin koşullarına, etken olan leptospira türüne, hastanın yaşadığı ortama ve Özellikle iyi gidişli sanlıksız olgular içinde tanı koyulabilenlerin sayısına göre değişir. Karaciğerdeki değişiklikler ancak ayrıntılı incelemelerle kanıtlanabilecek kadar hafif de olsa, sanlıksız gidişil olguların büyük bir bölümünde karaciğer etkilenmiştir. Karaciğer elle muayenede genellikle hafif ağrılı ve biraz büyümüş bulunur.<br />
Olguların küçük bir bölümünde sarılık, hastalığın 5-6. gününde ortaya çıkar; başlangıcı genellikle ateşin düştüğü döneme denk gelir. Deri bu günlerde damar genişlemesi nedeniyle turuncu renk almıştır, bu durum genellikle alev ya da nar rengi olarak tanımlanır.</p>
<p>• Böbrek belirtileri  Böbreklerle ilgili belirtiler sıklık ve özellik açısından leptospira enfeksiyonunun temel bulguları olarak kabul edilir. Genellikle fazla şiddetli olmayan belirtilerle ortaya çıkan akut bir nefroz söz konusudur; bu durum çok seyrek olarak ağır ve ölümcüldür. Böbrek bozulmasının çeşitli derecelerde belirtileri gözlenebilir. Ödem ve yüksek tansiyon bulunmaması, hastalığın en önemli özelliğidir. Olguların büyük bir bölümünde böbreklerin etkilenmesi, birkaç gün içinde ortadan kaybolan bu belirtilerle kendini göstermeye başlar. Ağır biçimlerde ise idrar yoğunluğunda anlamlı bir azalma, ayrıca idrar miktarında azalma (olgun) ya da azoteminin artmasıyla birlikte tam bir idrar durması (amiri) görülür, İdrarda leptospira bulunması 6-7. günden başlayarak saptanabilir. İyi gidişli biçimlerde, değişken bir dönemden sonra idrar yeniden normale döner. Ağır olgularda ise hasta üremik komaya girerek birkaç gün içinde ölebilir.</p>
<p>• Kalpdolaşım sistemi belirtileri Leptospira enfeksiyonu az ya da çok belirgin bir kan basıncı düşmesine neden olur. Nabız yumuşaktır ve sıklığı ateşin gidişiyle uyum göstermez. Kalp kası da hafif biçimde etkilenir. Ek atımlarla (ekstrasistol) birlikte kalp atım düzeninde bozukluklar görülür. Zehirlenmenin önde olduğu enfeksiyon belirtileriyle seyreden bir miyokardi: (kalp kası İltihabı) tablosuna çok ender rastlanır. Yüksek tansiyon bütün hastalık donemi boyunca ve iyileşme döneminde de sürer. Olguların büyük bir bölümünde elektrokardiyografide önemli bir değişiklik saptanmaz.</p>
<p>• Kanama belirtileri  Hastalık özellikle Akdeniz bölgesinde sıklıkla konjunktiva ve ağtabaka kanamalan ile ortaya çıkar. Özellikle belirtilerin şiddetli olduğu ağır olgularda küçük odaksal kanamalar, derialtı ve derin dokularda hematomlar (kan oturması), makattan siyah kan gelmesi (melena), mideden kan gelmesi (hematemez), âdet dışı kanama düzensizlikleri (metroraji), beyni ve beyin zan (meninks) ya da solunum sistemi kanamalan gelişebilir.</p>
<p>• Göz değişiklikleri  Genellikle hafif, iyi huylu ve hastalığa özgü değişikliklerdir. Konjunktivanın küçük ve orta damarlarının genişlemesiyle gelişen kızarıklık, kılcal damarlar da genişlediğinde yüze tipik bir görünüm verir. Konjunktiva altı kızarıklık çok erken gelişir ve 5-7 gün içinde geriler. Hasta yanma duygusu, gözyuvarlarında hafif ağn, sulanma ve ışığa karşı aşırı duyarlılıktan yakımr. Ender olarak iridosiklit (iris ve kirpiksi cisim iltihabı), üveit (uvea iltihabı) ya da irit (iris iltihabı) gibi daha ağır enfeksiyonlar görülebilir.</p>
<p>• Derimukoza değişiklikleri  Leptospiralann salgıladığı zehirli maddelerin etkisiyle küçük damarlarda genişleme görülebilir. Hastanın yüzü kızarmıştır, mukozalarda hafif kanlanma artışı, konjunktivada şişme, deride ise kızarıklık bulunur. Genellikle olgulann yüzde 10&#8242;unda kızıl ya da kızamığa benzeyen yaygın bir döküntü ortaya çıkar; bu bazen sırt, omuzlar ve boyunda lekelerle sınırlı olabilir. Döküntü, hastalığın 2-3. gününde başlar ve birkaç saat içinde hızla geriler. En sık (olgulann yüzde 30&#8242;unda) görülen deri belirtilerinden biri de, dudaklardaki uçuk enfeksiyonudur.</p>
<p>• Solunum sistemi değişiklikleri olgulann yaklaşık yüzde 50&#8242;sinde yutakgırtlak bölgesinde kızarma, sıklıkla da belirli bir özelliği olmayan, sıradan mikroplara bağlı hafif bir bronşit görülür. Bronşakciğer enfeksiyonlan ender olarak gelişir ve bu enfeksiyonlann çok azında etken leptospiralardır. Leptospirozda gelişen akciğer değişikliklerinin önemli özelliği, solunum ağacından kan gelmesidir (hemoptizi).</p>
<p>• Sindirim sistemi değişiklikleri İştahsızlık, bulantı, kusma sık görülür. Dil genellikle düzleşmiş ve kenarları kızarmıştır. Bağırsak hareketlerindeki değişikliklerin belirli bir düzeni yoktur, bazen ishal, bazen de kabızlık görülür.</p>
<p>Klinik:<br />
Karaciğer, böbrek ve beyin zarlanndaki ilerleyici değişikliklere bağlı olarak leptospiroz karaciğerböbrek iltihabı, böbrek hastalığı, ya da lenfositer (lenfositlerin egemen olduğu) beyin zan iltihabı tablolan oluşturabilir. Çeşitli leptospira türleri, bölgeden bölgeye değişen üreme hızlan, iklim, ortam ve hastanın vücut koşullan, yalnızca hastalığın gidişini ve şiddetini değil, enfeksiyonun klinik belirtilerini saptamak açısından da önemlidir.</p>
<p>• Karaciğer  böbrek iltihabı biçimleri  Hastalık ağır bir enfeksiyon tablosu ve genel durumda şiddetli bozulmayla başlar. Şiddetli baş ve kas ağnlan görülür. Olguların yansında ateş iki aşamalı bir gidiş gösterir ve 10-14. güne doğru hafifleyerek düşer. Beşinci güne doğru değişken bir şiddette sanhk ortaya çıkar; gözaklarının hafif sararmasıyla sınırlı olabileceği gibi, 12 gün içinde hızla şiddetlenebilir. Böbrek değişiklikleri, olgulann büyük bölümünde idrar tahliliyle ortaya konabilen hafif bozukluklar ya da kan azot düzeyinde belirgin bir artış biçimindedir.</p>
<p>Kanama bozuklukları hafif burun kanamalan, konjunktiva ya da dişeti kanamaları ve hafif derialtı kanama odaklanyla sınırlıdır; daha ender olarak idrarda çıplak gözle saptanabilen kan görülebilir. Başlangıçtan beri şiddetli olan ağır sinirsel değişiklikler, tifo belirtileri, çılgınlık hali, ajitasyon, erken ve şiddetli sanlık, kan azot düzeyinin hızla artması, belirgin idrar azalması ya da tam idrar durması ile seyreden az sayıda olgu görülmüştür. Bunlar ölümcül sonuç veren kötü gidişil biçimlerdir. Ölüm, hastalığın ilk gününde kalp dolaşım sisteminin iflası sonucunda ya da 7-10. güne doğru üremi ile gerçekleşir.</p>
<p>• Beyin zarı iltihabı  Sekizon gün süren iyi gidişli bir hastalık gibi başlar. Leptospirozlara özgü genel enfeksiyon belirtileri, bazen de belirgin beyin zan iltihabı bulgularıyla ortaya çıkar. Bu belirtiler çok ender olarak hafif şiddettedir. Bazı olgular çok hafif ve kısa süreli olduğundan dikkati çekmeyebilir. Dalak genellikle büyük, karaciğer normal boyutlardadır. Genellikle böbrek işlevlerinde hafif bir bozulma vardır. Sanlık pek görülmez. Bu biçimlerin özelliği, ateşin düşmesi ve beyin zan iltihabı bulgulannm hafiflemesiyle birlikte vücut sıcaklığının iki aşamalı gidişi ve ateş yeniden yükselirken hastalığın da yeniden alevlenmesidir.</p>
<p>• Böbrek hastalığı  Yalnız böbrek bozukluklarının Ön planda olduğu leptospiroz olgulan ender görülür ve özellikle nedenlerine yönelik veri olmadığında tanı konması güçtür. Böbreklerdeki değişiklikler nefron boıtıcuklannı ve böbrek dokusunu etkiler. Buna doku içinde kanamalara yol açan bir böbrek iltihabı da eklenebilir. Hastalık tipik olarak zehirlenme ve enfeksiyon belirtileriyle başlar, birkaç gün sonra nefron borucuklan ve böbreklerdeki belirtilere İdrar ve kanama belirtileri de eklenir. Kan basıncı yükselmesi ve ödem, kural olarak yoktur. Çok ender olarak tedaviye dirençli idrar durması ile birlikte hasta ağırlaşır ve birkaç saat içinde üremi gelişir; iyileşmeye yüz tutan biçimlerde birkaç gün sonra aşamalı olarak yeniden idrar çıkarılır, kan azot düzeyi ve idrar normallesin Kural olarak kalıcı doku yıkımı olmadığından, böbrek işlevi de tümüyle normale döner.</p>
<p>• Sarılıksız ateşli biçimler  özellikle Avrupa&#8217;da en sık görülen biçimlerdir ve değişik ülkelerde değişik adlarla anılırlar. Çeşitli ülkelerde klinik tablo ve ana özellikleri aynı olmakla birlikte, enfeksiyon etkeni ve çevre koşullarına bağlı olarak bazı değişiklikler gösterebilirler.</p>
<p>Almanya&#8217;da hastalık etkeni Leptospıra grippotyphosa Feldfieber (tarla ateşi) ya da Schlommfieber (çamur ateşi) diye bilinir. Bunlar çamurlu topı aklarda çalışan köylüleri etkiler ve genellikle salgına neden olur. İtalya&#8217;da son yıllarda pirinç tarlalarında çalışan işçilerin aşılanması hastalığın sıklığını belirgin ölçüde azaltmışsa da, leptospiroz hemen hemen her zaman pirinç tarımıyla bağlantılı olmuştur. Türkiye&#8217;de leptospiroz olgulannın büyük bölümü Karadeniz Bölgesi&#8217;nde görülmektedir.</p>
<p>Sanlıksız ateşli biçimlerin özelliği karaciğer, böbrek ve beyin zan bozukluklan olmadan, gribe benzer belirtilerle ortaya çıkmalarıdır. Ateş aniden başlar; olağan çalışmasını sürdüren işçi bu duruma şaşırır. Ateş birkaç saatte en yüksek düzeye ulaşır ve kısa iyileşme dönemleri dışında hastalığın sonuna değin yüksek kalır. Daha hafif gidişli olgularda (yaklaşık % 25) ateş birkaç gün boyunca 38°C&#8217; nin biraz üstünde kalır.En yaygın belirti olan baş ağrısı erken başlar ve olguların % 25&#8242;inde beyin zarının belirgin biçimde etkilendiği görülür. Olguların yüzde 70&#8242; inde şiddetli kas ağrılarının bulunması tanıyı kolaylaştırır.</p>
<p>Hasta konjunktivalannda kızarma ve yanma duyusu tanımlar; çok tipik bir yüz görünümü vardır. İştahsızlık, yutakta kızarıklık, genellikle hafif bronş yakınmaları görülür. Karaciğer ve böbrek belirtileri kural olarak bulunsa da çok şiddetli değildir. Olguların yaklaşık yansında karaciğer hafifçe büyümüştür ve elle muayenede hafif ağrılıdır. Kanda bilirubin düzeyi hafifçe artar, idrarda ürobilin, albümin, silindir ve alyuvar görülür. Hastalık 8-12 gün içinde iz bırakmadan geçer. İyileşme dönemi uzundur ve yoğun bir halsizlik vardır. Son derece hafif gıdişli, çok kısa süreli belirtilerin muayenede fark edilmediği biçimler de sık görülebilir.</p>
<p>Tanı<br />
Karaciğerböbrek belirtileriyle ortaya çıkan ağır biçimlerin tanısı kolaydır. Ancak sarılık öncesi evrede, başka genel hastalıklardan (tifo ateşi, sepsis (kanda bakteri üremesine karşı tepki) vb) ayırt edilmesi güç olabilir, Daha az tipik belirtilerle ortaya çıkan biçimlerde ayırıcı tanı çok güçtür. Basit karaciğer iltihabıyla başlayan leptospirozda en büyük güçlük, viral hepatit ile ayırıcı tanı konmasıdır.</p>
<p>Sarılıksız biçimlerin en önemlilerinden olan leptospiroz kökenli beyin zarı iltihabı, beyinomurilik sıvısının berrak olmasıyla, özellikle viral ve başlangıç evresindeki verem kökenli beyin zan iltihaplanna benzer. Yalancı grip biçimini gripten, yalancı romatizmal belirtilen de gerçek romatizmal hastalıktan ayırt etmek gerekir. Kesin tanı doğrudan mikroskop ve kültür incelemeleri ile dolaylı testlere (bağışıklık testleri) dayanır. Doğrudan mikroskopik inceleme, kanda leptospira bulunan evrede kana, enfeksiyonun ikinci haftasından sonra da idrar ve beyinomurilik sıvısına uygulanır. Ama tanı açısından çok önemli değildir. Tanıya götürücü inceleme yöntemi, alman örneğin (kan, beyinomurilik sıvısı, idrar, böbrek biyopsi örneği) uygun besiyerlerine ekilmesidir. Hastalığın erken evresinde kesin tam sağladığından kan kültürünün büyük Önemi vardır. Bağışıklık testleri çok kullanılır ve önemli yararlar sağlar. Ama bu testlerle ancak hastalığın 7-8. gününden sonra tam konabilir. En yaygın olarak kullanılan serolojik tepkime, çökelti testidir (aglütinasyon). Aşamalı olarak sulandmlan hasta serumlan leptospira antijeniyle karşılaştınlır. En sulandınlmış örneklerde bile antijenantikor tepkimesinin görülmesi, hastada güçlü antikor yanıtı bulunduğunu, dolayısıyla bu hastalığı geçirmiş olduğunu gösterir.</p>
<p>Prognoz (Hastalığın Seyri)<br />
Leptospira enfeksiyonunun gidişi kural olarak olumludur. Ölüm oranı bölgeye, bulaşma yoluna, leptospira türüne ve özellikle hafif olgularda tam koyma süresine bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Sanlıksız ve beyin zarı İltihabıyla seyreden biçimlerde büyük oranda iyileşme sağlanır. Avrupa’da karaciğerböbrek iltihabı biçimlerinden kaynaklanan ölüm oram % 7-25 arasında değişir. Ölüm hastalığın ilk günlerinde akut zehirlenme, daha sonra da böbrek yetmezliği sonucunda gerçekleşir. Belirgin tansiyon düşmesiyle birlikte kalp atım hızının artması (taşikardi), her zaman kalp kası iltihabına (miyokardit) işaret eder. Kalp bulgulan karaciğer ve böbreklerde belirgin bir bozulmaya eşlik ediyorsa, sonlanma kötü olur.<br />
Hastalık beyin zarı, karaciğer ve böbreklerde kural olarak kalıcı iz bırakmaz, karaciğer sklerozu ya da sirozu ile kronik böbrek hastalığına dönüşmez. Hastalık kalıcı bir bağışıklık sağla artık hasta, aynı tür leptospıraların yo. açabileceği enfeksiyonlara karşı muştur.</p>
<p>Tedavi<br />
Hastalığın tedavisi erken ve geç olmak üzere iki aşamada ele alınır. Yaygır olarak kullanılan antibiyotikler, bütur leptospira türlerine karşı belirgin biçimde etkilidir. Ama etkileri, tedaviye hastalığın ilk 2-3. gününde ya da en geç 4-5. gününde başlanmasına bağlıdır. Bl kadar erken bir aşamada hastalığın nedenlerine dayanan kesin tanı konabilirse, tedaviye başlanır.<br />
Antibiyotik tedavisi daha geç dönemde, leptospiralar derin organlara yerleştikten sonra başlarsa, genellikle etkisiz kalır. Günümüzde hala en etkili <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a> penisilindir. Tedaviye olabildiğince erken başlanır ve her 4-6 saatte bir, damar yolundan sürekli olarak yüksek dozlar verilir. Antibiyotik uzun bir süre olası yinelenmeleri de önleyecek biçimde verilmelidir.</p>
<p>Daha ileri evrelerde tedaviden amaç leptospirozun en korkutucu belirtilerim, yani böbrek yetmezliğini önlemektir. Bu nedenle hasta dikkatle izlenmeli ve kan dolaşımı düzeltilerek böbrekteki dolaşımın bozulması engellenmelidir. Kan basıncındaki düşme ve dolaşım yetmezliği merkez sinir sistemini uyarıcı (analeptik) <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar, kalp güçlendiriciler, böbreküstü bezi özütleri, kortizon grubu <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar ve olanak varsa noradrenalinle tedavi edilmelidir. Yeterli miktarda sıvı vererek vücudun aşın sıvı yitirmesi önlenir; beslenmede protein alımı kısıtlanmalı ve özellikle toplardamar yoluyla günde 160-200 gram glikoz verilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/weil-hastaligi-leptospirosizleptospirozleptospiroza/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ruam Hastalığı</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 10:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Ruam]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[deride çok sayıda iltihaplanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[organ ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruam Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[vücut ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17819</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı, deride çok sayıda iltihaplanmalar, eklem ağrısı, organ ağrısı Spitall Taxonomy Id: ***** Genellik­le hayvan bakıcıları, laboratuvar personelinde ve veterinerlerde gö­rülür Ruam Tedavisi: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı, deride çok sayıda iltihaplanmalar, eklem ağrısı, organ ağrısı<span id="more-17819"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35801</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Çoğunlukla at, eşek ve katır gibi  hayvan türlerinde görülen ve kimi zaman insanlara da geçebilen viral kaynaklı bulaşıcı  bir hastalıktır. Genellik­le hayvan bakıcıları, laboratuvar personelinde ve veterinerlerde gö­rülür. Mikropların giriş yeri genellikle deridir. Bu mikrop iç  organlar­da da görülebilir.</p>
<p>Kuluçka devresi: 3-5 gün.</p>
<p>Belirtileri:</p>
<p>Akut Ruam ateş, baş ve vücut ağrılarıyla bir­likte birdenbire başlar.  Mikroplu deri bölgesinde sayısız ap­seler oluşur. Kimi zaman lenf  bezleri de etkilenir. Kronik ruam hastalığı yıllarca belirli ısıda eklem  ve organ ağrılarıyla apse­ler oluşturarak sürebilir.</p>
<p><strong>Ruam Tedavisi:</strong></p>
<p>Hastalığın <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>  tedavisi sayesinde ölüm oranı çok düşük­tür. Organlara bulaşmış ruamın teşhisi güç  olduğu için çok dikkatli bir araştırma ve tedavi uygulanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>POEMS Sendromu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 14:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda sızlama ve uyuşma]]></category>
		<category><![CDATA[çomak parmak]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[POEMS]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17384</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: yorgunluk, çomak parmak, ayaklarda sızlama ve uyuşma, ağrı, ateş, kilo kaybı, ishal, hipertansiyon POEMS sendromu, polinöropati ve multisistemik tutulum ile seyreden oldukça ender görülen bir plazma hücre diskrazisidir Ağrı olabilir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>yorgunluk, çomak parmak, ayaklarda sızlama ve uyuşma, ağrı, ateş, kilo kaybı, ishal, hipertansiyon<span id="more-17384"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35799</p>
<p>Tanım:</p>
<p>POEMS sendromu, polinöropati ve multisistemik tutulum ile seyreden oldukça ender görülen bir plazma hücre diskrazisidir. Semptomlardan plazmasitom tarafından salgılanan vasküler endotelyal büyüme faktörü <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>mlu tutulmaktadır.</p>
<p>Nadir görülen bir sendromdur. Literatürde birkaç yüz vaka tanımlanmıştr. Japon literatürlerinde rapor edilmiş vakaların baskınlığına rağmen spesifik ırksal ilişki saptanmamşlır. Erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Erkekler için ortalama başlangıç yaşı 48, kadınlar için 59’dur.</p>
<p>Genellikle baskın klinik görüntü tüm hastalarda görülen periferik nöropatidir. Semptomlar ayaklarda sızlama ve uyuşma olarak başlar, bunu motor tutulum izler. Şiddetli kas zayışığı hastaların yarısından fazlasında görülür. Sandalyeden kalkmada, tırmanmada ve objeleri sıkıca tutmada yetersizlik görülür. Ağrı olabilir. Seyir ilerler ve hastayı yatağa bağımlı kılar. Hastalar kas zayışığına bağlı olarak kilo kaybederler. Zamanla kas güçsüzlüğü duyu kaybından daha baskın olur.</p>
<p>Hastaların yarısında karaciğer büyüklüğü, daha az oranda dalak büyüklüğü ve lenf bezlerinde büyüme görülür. Lenf nodu ve dalak büyümesi çoğu hastada Castleman hastalığına sekonderdir. POEMS’li hastaların %11-30’unda Castleman hastalığı görülür.</p>
<p>Endokrinopatinin nedeni tam anlaşılmamıştır. Sık gözlenen anormallikler hipogonadizm, diyabetes mellitus, glukoz tolerans bozukluğu ve hipotiroididir. Diğer anormallikler hiperprolaktinemi, hipoparatiroidizm, sürrenal yetersizliktir. Erkeklerde testiküler atrofi ve jinekomasti, kadınlarda amenore yaygı n görülür.</p>
<p>Deri değişiklikleri hastaların yaklaşık %50-90’ında görülürken, en sık hiperpigmentasyon görülür. Diğer bulgular hipertrikozis, hiperhidrozis, tırnaklarda beyazlaşma, parmaklarda çomaklaşma, Raynaud fenomeni, ciltte kalınlaşma ve anjiomadır.</p>
<p>Trombositozis en az %50 hastada, eritrositoz %20 hastada görülür. Castleman hastalığı olmadıkça anemi ve trombositopeni nadirdir. Kalsiyum yüksekliği nadir görülür.<br />
Osteosklerotik lezyonlar hastaların en az %95’inde görülür. Bunların %50’sinden fazlası multipldir. Lezyonlar hem osteosklerotik hem de osteolitik olabilir. Papilödem %50 vakada vardır.<br />
<strong>Majör kriterler</strong><br />
Polinöropati<br />
Monoklonal plazma hücreli-proliferatif bozukluk<br />
Sklerotik kemik lezyonları<br />
Castleman hastalığı<br />
Vasküler endotelyal growth faktör yüksekliği</p>
<p><strong>Minor kriterler</strong><br />
Deri değişiklikleri (hiperpigmentasyon, hipertrikozis,<br />
pletore, hemangiomata, beyaz tırnak)<br />
Endokrinopati (adrenal, tiroid, pituiter, gonadal, paratiroid,<br />
pankreas)<br />
Organomegali (hepatomegali, splenomegali, lenfadenopati)<br />
Ekstravasküler sıvı fazlalığı (periferik ödem, plevral<br />
efüzyon, asit)<br />
Papilödem<br />
Trombositoz/Polisitemi</p>
<p><strong>İlişkili Durumlar</strong><br />
Çomak parmak<br />
Kilo kaybı<br />
Hiperhidroz<br />
Pulmoner hipertansiyon<br />
Restriktif akciğer hastalığı<br />
Vitamin B12 eksikliği<br />
Diyare<br />
Trombotik hastalıklar</p>
<p><strong>Muhtemel ilişkili durumlar</strong><br />
Artralji<br />
Kardiyomiyopati<br />
Ateş</p>
<p><strong>Ayırıcı tanı</strong><br />
Nöropati ile ilişkili önemi bilinmeyen monoklonal<br />
gamapati (MGUS)<br />
Kronik inşamatuvar demyelinizan nöropati<br />
Primer sistemik amiloidoz<br />
Kriyoglobulinemi</p>
<p><strong>Prognoz</strong><br />
Kronik seyirli bir hastalıktır. Ortalama yaşam bir dekattan fazladır. POEMS kriterlerinin sayısı sağkalım da etkili değildir. Otolog periferik kan kök hücre nakli ile tedavi edilen hastalarda yaşam süresi daha uzun bulunmuştur. Ekstravaskuler volum artışı (efüzyon, ödem, asit) ve çomak parmak daha kısa sağkalım ile ilişkili iken yaş, alkilleyici <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> kullanımı, kemik lezyonlarının sayısı, endokrin tutulum, kilo kaybı, organomegali, Castleman Hastalığı, papilödem, serum ve idrar M proteini, trombositoz sağkalımda belirleyici bulunmamıştır. Respiratuvar semptomların komplikasyonlara yol açtığı saptanmı ştır.</p>
<p>Dispne, göğüs ağrısı, ortopne, pulmoner hipertansiyon, göğüs radyografisindeki anormal bulgular, pulmoner fonksiyon test anormallikleri sağ- kalımda etkili bulunmazken öksürük ve solunum kasları zayışığı kısa sağkalımla ilişkili bulunmuştur. İlk semptomdan sonra kısa bir sürede teşhise ulaşmak, plazma hücreli bozukluğun büyüklüğü ve tedaviye yanıtı prognozda önemlidir. Tedaviye yanıt tek litik kemik lezyonu olanlarda en iyi, kemik iliği tutulumu olanlarda en kötüdür. Multipl litik kemik lezyonu olan hastalar intermediate bir prognoza sahiptir. Plazma hücreli bozukluk tedaviye cevap verdi- ği zaman diğer semptomların tümü genellikle iyileşir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong><br />
POEMS sendromunun standardize edilmiş bir tedavisi yoktur. Tedavi ile ilgili bilgilerin çoğu retrospektif olarak elde edilmiştir. Bunlar radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>, alkilleyici tedavi, kortikosteroidler, yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kan kök hücre nakli ve destek tedavisidir. Osteosklerotik lezyonlar bir alanda sınırlı ise radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>, osteosklerotik lezyonlar yaygınsa ya da diffüz kemik iliği plazma hücre hastalığı varsa kortikosteroidler, kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a> ya da yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kan kök hücre nakli tedavi seçenekleridir. Standart tedaviye yanıt oranları radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>de %50, standart doz alkilleyici tedavide %40, kortikostroidlerde %15 ve yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kök hücre naklinde %90 üzerindedir.</p>
<p><strong>Cerrahi eksizyon </strong><br />
Izole plazmositomların cerrahi eksizyonu sendromun komplet tedavisiyle sonuçlanabilir.</p>
<p><strong>Radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a></strong><br />
Tek ya da sınırlı bir alanda multipl sayıda lezyonu olan hastalarda uygulanabilir. izole plazmositomlu bir hasta için ilk seçilecek tedavidir. Sınırlı alanlara 40-50 cGy dozlarında radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a> hastaların yarısından fazlasında osteosklerotik lezyonları düzeltebilir ve yine yarısından fazlasında nöropatide önemli iyileşmeler sağlar. Kortikosteroidler Hastaların yaklaşık dörtte birinde yanıt alınır ancak altta yatan plazma hücreli bozukluğun ilave tedavisi olmaksızın relaps yaygındır.</p>
<p><strong>Kortikosteroidler </strong></p>
<p>Hastaların yaklaşık dörtte birinde yanıt alınır ancak altta yatan plazma hücreli bozukluğun ilave tedavisi olmaksızın relaps yaygındır.</p>
<p><strong>Alkilleyici ajanlar</strong></p>
<p><strong>Melphalan</strong><br />
Plazmaproliferatif hastalıklara karşı en etkili ajanlar arasındadır. Prednisone ve prednisone-melphalan kombinasyonuna klinik yanıtlar hastaların yaklaşık % 22-56’sında görülmüştür. Optimal tedavi süresi bilinmemektedir fakat multipl myelomadan kaynaklanan deneyimlerden yola çıkarak 12-24 ay kabul edilebilir. Miyelodisplastik sendrom ve akut lösemiye yol açabilmesi otolog periferik kan kök hücre nakline aday hastalarda kullanımını kısıtlamaktadır ve bu aday hastalarda kök hücreler toplanıncaya kadar kullanımından kaçınılmalıdır.</p>
<p><strong>Siklofosfamid </strong><br />
Sınırlı sayıda hastada hastalığı kontrol edebilir, otolog periferik kan kök hücre nakli planlanan hastalarda melfalan yerine düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batı Nil Humması (West Nil Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/bati-nil-hummasi-west-nil-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/bati-nil-hummasi-west-nil-fever#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 16:57:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bat Nil]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nil Humması (West Nil Fever)]]></category>
		<category><![CDATA[bulantı]]></category>
		<category><![CDATA[Ciltte kızarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[İştah kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[lenf bezlerinin şişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=14671</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi Kaynağı özellikle kargalar olan rezervuarlardan Culex türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşır ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi</p>
<p><span id="more-14671"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35576</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Bulaşma Yolu<br />
Kaynağı özellikle kargalar olan rezervuarlardan Culex türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşır. Bulaşma çoğunlukla sivrisinek popülasyonunun aktif olduğu sıcak havalarda meydana gelir. Bunların dışında kan yoluyla, organ ve doku nakilleriyle, anneden bebeğe anne karnında ve emzirme sırasında bulaşma yolları da söz konusudur.<br />
Hastalığın Seyri<br />
Virüsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu olmaz. Genellikle kişiler farkına bile varmazlar. Yaklaşık %20 oranında ise Batı Nil ateşi adı verilen, hafif bir enfeksiyon gelişir ve tam iyileşme gerçekleşir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü çok ciddi olabilir ve beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliğini çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabilir. Virüse yakalananların yaklaşık %1&#8242;inden daha azında şiddetli hastalık görülmektedir ve az sayıda vakada Batı Nil virüsü ölümcül olabilir.<br />
Batı Nil ateşinin yaygın olarak görülen belirtileri ve semptomları şunları içerir:</p>
<p>Coğrafi Dağılım<br />
Batı Nil virüsü, Afrika’da 1930’ların sonunda ortaya çıkmıştır. O zamandan bu yana Asya, Avrupa, Orta Doğu ile Kuzey ve Güney Amerika’da yayılmıştır. Birleşik Devletler’de Batı Nil virüsü ilk olarak 1999 yılındaki Doğu Kıyısı salgını ile görülmüştür ama şu anda virüs ülkenin tamamında görülmektedir. Sivrisineklerin virüs taşıdığı bölgelere gitmek veya o bölgelerde yaşamak (özellikle Doğu Kıyısında ve Orta Batı’da) Batı Nil virüsüne yakalanma riskini artırmaktadır. Öte yandan, örneğin Arizona gibi çöl bölgeleri de dahil olmak üzere birbirine bitişik 48 eyalette Batı Nil virüsüne rastlandığı bildirilmiştir.<br />
Yolcular için Risk<br />
Ilıman bölgelerde Batı Nil virüsü, ilkbahar sonlarında başlayan, yaz sonlarında doruk ve sonbahar başlarında (genellikle Ağustos ve Eylül aylarında) doruğa ulaşan bir mevsimsel kalıp izlemektedir. Güney iklimlerinde yaşayan insanlar, bütün bir yıl boyunca enfeksiyona yakalanma riski ile karşı karşıyadır.</p>
<p>Aşı mevcut değildir.<br />
Önlemler<br />
Hasta veya ölmekte olan kuşlara dikkat edin ve bu durumu yerel sağlık birimlerine bildirin.<br />
Sivrisineklerin hakim olduğu saatlerde, özellikle gün ağarırken, akşam karanlığında ve akşamın erken saatlerinde gereksiz dış mekan faaliyetlerinden kaçının.<br />
Sivrisineklerin istila ettiği alanlarda uzun kollu gömlek ve pantolon giyin.<br />
Cildinize ve giysinize yoğunluğu %10 ila 30 arasında değişen sivrisinek kovucu <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> sürün. Yoğunluğu %10 olan bir koruyucu yaklaşık iki saat etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/bati-nil-hummasi-west-nil-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gİ İnfeksiyon ve İnflamasyon</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/gi-infeksiyon-ve-inflamasyon</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/gi-infeksiyon-ve-inflamasyon#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 12:58:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[AML]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[CT]]></category>
		<category><![CDATA[dışkıda kan görülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall Taxonomy Id: 35762]]></category>
		<category><![CDATA[US]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=13900</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: Ateş, dışkıda kan görülmesi Spitall Taxonomy Id: 35762 Nötropenik enterokolit, tiflit, ve apandisit kanserli çocuklarda benzer şekilde prezente olurlar Bir çalışmada AML li çocukların 1/3ünde indüksiyonda tiflit geliştiği bulunmuş çekum mukozasının bakteriyel veya fungal invazyonu inflamasyondan full-thickness infarkt ve perforasyona ilerleyebilir. ve 4 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>Ateş, dışkıda kan görülmesi<strong></strong></p>
<p><span id="more-13900"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35762</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Nötropenik enterokolit, tiflit, ve apandisit kanserli çocuklarda benzer şekilde prezente olurlar. Tiflitis çekuma lokalize nekrotizan enterokolittir. Ateş genellikle vardır ancak güvenilir bir bulgu değildir. Çoğunlukla sitotoksik KT ye sekonder olur ancak bir ALL li çocukta başlangıçta bildirilmiştir.</p>
<p>Bir çalışmada AML li çocukların 1/3ünde indüksiyonda tiflit geliştiği bulunmuş çekum mukozasının bakteriyel veya fungal invazyonu inflamasyondan full-thickness infarkt ve perforasyona ilerleyebilir.</p>
<p>Gram negatif bakteriler, staf aureus, alfa hemolitik streptokoklar, candida ve aspergillus gibi mantarlar bir postmortem çalışmada ALL li hastaların %25 inde tiflitten mantarların <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>mlu olduğu bulunmuş.</p>
<p>Radyografik çalışmalarda barsak duvarında nonspesifik kalınlaşma veya pnömatosis intestinalis.</p>
<p>CT veya US düz filmden daha güvenilir.</p>
<p>CT de %15, US da %23, düz grafide %48 false negatiflik saptanmış.</p>
<p>Geçmişte cerrahi veya medikal tedavi ile mortalite oranı %20-%100 arasında değişmekteydi.</p>
<p>Shamberg tiflitte cerrahi yapma kriterlerini açıkladı:</p>
<p>* trombositopeni ve koagulopatinin düzelmesine rağmen kanamanın devam etmesi</p>
<p>* serbest havanın bulunması</p>
<p>* dolaşımı deva ettirmek için fazla miktarda sıvı ve vazopressör gerekmesi</p>
<p>* normalde cerrahi gerektirecek bir prosesin ortaya çıkması</p>
<p>Bu kriterler kullanılırsa hastaların %70-80i medikal olarak tedavi edilebilir.</p>
<p>Tiflit olmadığı halde enterokolit belirti ve bulgularının olması akla transvers kolit, invajinasyon, pseudomembranöz enterokolit gelmelidir.</p>
<p>3. ve 4. Jenerasyon sefalosporinlerin, klindamisin,ampisilin ve amoksisilinin kullanılması C.diff enterokolitini en fazla meydana getirse de herhangi bir antibiyotiğin tek bir dozu bile bu tablodan <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>mlu olabilir. Tdv PO metronidazol veya vankomisin ile yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/gi-infeksiyon-ve-inflamasyon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

