<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tıbbi Veritabanı ve Arama Motoru &#187; baş ağrısı</title>
	<atom:link href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tag/bas-agrisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.spitall.com</link>
	<description>İşimiz İnsan. Gücümüz Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 10:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aromatik L-Amino Asit Dekarboksilaz Eksikliği (AADC)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/aromatik-l-amino-asit-dekarboksilaz-eksikligi-aadc</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/aromatik-l-amino-asit-dekarboksilaz-eksikligi-aadc#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 09:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebeği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[AADC]]></category>
		<category><![CDATA[ajitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sinirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bayılma]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bozulmuş terleme]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[DDC]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kan basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[enerji eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[gelişme geriliği]]></category>
		<category><![CDATA[gözbebeklerinde anormal dönmeler]]></category>
		<category><![CDATA[gözlerde daralma]]></category>
		<category><![CDATA[hareket etmede güçlük çekme]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyak arrest]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[Kas sertliği]]></category>
		<category><![CDATA[kas spazmları]]></category>
		<category><![CDATA[kol ve bacaklarda istemsiz hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[kolay irkilme]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[kötü besleme]]></category>
		<category><![CDATA[mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması]]></category>
		<category><![CDATA[salya akması]]></category>
		<category><![CDATA[sarkık göz kapakları]]></category>
		<category><![CDATA[uygunsuz terleme]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşuk]]></category>
		<category><![CDATA[vücut ısısını kontrol etme becerisinde azalma]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf kas tonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=20514</guid>
		<description><![CDATA[Diğer adları: Dopa Decarboxylase Deficiency, AADC eksikliği, DDC eksikliği, dopa dekarboksilaz eksikliği Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliği ne kadar yaygındır? Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliği tanısı: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong> gelişme geriliği, zayıf kas tonu , kas sertliği, hareket etmede güçlük çekme, kol ve bacaklarda istemsiz hareketler, baş ağrısı, boyun ağrısı, kas spazmları, kontrolsüz hareketler, aşırı sinirlilik, ajitasyon, gözbebeklerinde anormal dönmeler, uyuşuk, kötü besleme, kolay irkilme, uyku bozukluğu, enerji eksikliği, sarkık göz kapakları, gözlerde daralma, uygunsuz terleme, bozulmuş terleme, burun tıkanıklığı, salya akması, vücut ısısını kontrol etme becerisinde azalma, düşük kan basıncı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması, düşük kan şekeri, bayılma, kardiyak arrest<span id="more-20514"></span>Spitall Taxonomy Id: 35832</p>
<p>Diğer adları: Dopa Decarboxylase Deficiency, AADC eksikliği, DDC eksikliği, dopa dekarboksilaz eksikliği</p>
<p><strong>Tanım:</strong><br />
Aromatik L-amino asit dekarboksilaz (AADC) eksikliği, sinir sisteminin bazı hücreleri arasındaki sinyal geçilerini etkileyen kalıtımsal bir hastalıktır.</p>
<p>AADC eksikliği belirtileri ve semptomları genellikle yaşamın ilk yılında belirir. Etkilenen bebeklerde ciddi gelişme geriliği, zayıf kas tonu (hipotoni), kas sertliği, hareket etmede güçlük çekme, kol ve bacaklarda (athetosis) istemsiz hareketleri olabilir. Uyuşuk, kötü besleme, kolay irkilme, uyku bozukluğu ve enerji eksikliği olabilir. Özellikle baş ve boyun ağrısı, kas spazmları, kontrolsüz hareketler, aşırı sinirlilik ve ajitasyon AADC eksikliği olan insanlarda okülogirik gözbebeklerinde anormal dönmeler olarak adlandırılan semptomlarla da karşılaşabilirsiniz.</p>
<p>AADC eksikliği, kan basıncı ve vücut ısısının düzenlenmesi gibi istemsiz vücut süreçlerini kontrol eden otonom sinir sistemini etkileyebilir.</p>
<p>Ortaya çıkan belirti ve semptomları sarkık göz kapaklarını (ptozis), gözlerde daralma (miyozis), uygunsuz ya da bozulmuş terleme, burun tıkanıklığı, salya akması, vücut ısısını kontrol etme becerisinde azalma, düşük kan basıncı (hipotansiyon), asidik mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması (gastroözofageal reflü), düşük kan şekeri (hipoglisemi), bayılma (senkop) ve kardiyak arrest.</p>
<p>AADC eksikliği belirtileri ve semptomları günün ilerleyen saatlerinde daha da kötüleşme eğilimindedir ya da bireysel yorgunluk ve uyku sonrası gelişmektedir.</p>
<p><strong>Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliği ne kadar yaygındır?</strong></p>
<p>AADC eksikliği çok nadir bir hastalıktır. Bu durum dünya çapında yaklaşık 30 kişide tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliğinde gen faktörü</strong>:</p>
<p>DDC genindeki mutasyonlar AADC eksikliğine neden olabilir. DDC geni sinir sisteminde AADC nin enzim üretmesini sağlayan önemli bir gendir. Bu enzim diğer moleküllerden dopamin ve serotonin üretilmesine yardımcı olur. Dopamin ve serotonin beyin, omurilik (merkezi sinir sistemi) ve vücudun diğer bölgelerinde (periferik sinir sistemi) sinir hücreleri arasında sinyal ileten kimyasal <a href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/guncel-haberlerhttp:/www.spitall.com/hastalik-belirtileri/category/guncel-haberler"rel="external"title="haber" >haber</a>cilerdir (nörotransmitterlerin).</p>
<p>DDC genindeki mutasyonlar AADC enzim aktivitesinin azalmasına sebep olur. Yeterli enzim olmazsa sinir hücreleri için az sayıda dopamin ve serotonin üretilir. Dopamin ve serotonin normal sinir sistemi fonksiyonu için gereklidir ve bu nörotransmitter düzeylerindeki değişiklikler gelişme geriliği, zihinsel engellilik, anormal hareketler ve AADC eksikliği olan kişilerde görülen otonomik disfonksiyon bulunur.</p>
<p><strong>Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliğinde kalıtım</strong>:</p>
<p>Her hücre geninin her iki kopyasında mutasyonlar oluşuyorsa otozomal resesif olarak bir sonraki nesle geçer. Otozomal resesif koşulu ile ebeveynlerden her bir bireyin mutasyona uğramış geninin bir kopyasını taşıması söz konusu olabilir ancak durumun tipik belirti ve semptomları her koşulda görülmez.</p>
<p><strong>Aromatik L-amino asit dekarboksilaz eksikliği tanısı</strong>:</p>
<p>Genetik inceleme yapan laboratuvarlarda gen testleri ile AADC tanısı yapılır.</p>
<p><strong>AADC tedavisi:</strong></p>
<p>AADC tedavisinde başarısı hastadan hastaya değişsede çeşitli <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar verilmektedir.</p>
<p>Bu <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar aşağıdakilerden birini veya daha fazlasını kapsayabilir:</p>
<ul>
<li>Dopamin reseptör agonisti</li>
<li>Antikolinerjik ajanlar</li>
<li>Antiepileptikler</li>
<li>Monoamin oksidaz inhibi</li>
<li>Serotonerjik <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar</li>
<li>Gastrointestinal İlaçlar</li>
<li>Çeşitli kategori</li>
</ul>
<p>Fiziksel ve mesleki <a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a> tavsiye edilir. Konuşma <a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a>si bazı çocuklarda da etkili olmuştur. Gen tedavisinde kök hücre nakli gen bozukluğu tedavisi için bir yol sağlayabilir.</p>
<p>Tags: asitler , amino asit , otonom sinir sistemi ; otozomal ; otozomal resesif ; kalp kardiyak arrest ; hücre , merkezi sinir sistemi ; eksikliği ; gelişimsel gecikme , dopamin , enzim , yemek borusu , bayılma , gastroözofageal reflü , gen , hipoglisemi , hipotansiyon , hipotoni ; istemsiz ; enerji eksikliği , uyuşuk ; molekülü , kas tonusu ; mutasyon ; sinir hücresi , sinir sistemi ; nörotransmitterler ; periferal , periferik sinir sistemi ; ptozis ; öğrenci ; resesif ; oturum , mide ; belirti ; senkop</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/aromatik-l-amino-asit-dekarboksilaz-eksikligi-aadc/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rift Vadisi Humması (Rift Valley Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 08:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[genel güçsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[görme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ICD]]></category>
		<category><![CDATA[Rift Vadisi Hummas]]></category>
		<category><![CDATA[Sırt ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18777</guid>
		<description><![CDATA[Rift Vadisi Humması genellikle koyun ve sığırların yetiştirildiği güney ve batı Afrika'da bulunur Hayvanlar Arasında Rift Vadisi Humması Nasıl Yayılır ? Bölgesel ve ağır yağmurlar esnasında yaygın Rift Vadisi Humması epizootu görülmüştür ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> ateş, baş ağrısı, aşırı kilo kaybı, baş dönmesi, sırt ağrısı, genel güçsüzlük, görme bozukluğu<span id="more-18777"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35822<br />
ICD-10:     A92.4<br />
ICD-9:     066.3<br />
MeSH:     D012295</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Rift Vadisi Humması sığır, buffalo, koyun, keçi ve deve gibi evcil hayvanları ve insanları etkileyen akut başlayan, ateşli bir hastalıktır. Hastalık sivrisineklerden kaynaklanmakta olup özellikle yağmurun bol olduğu yıllarda gözlenmektedir.<br />
Rift Vadisi Humması etkeni, Bunyaviridae ailesindeki Plebovirus cinsinin bir üyesidir. İlk olarak 1900&#8242;lu yılların başında Kenya&#8217;daki bir veteriner merkezi tarafından çiftlik hayvanları arasında tespit edilmiştir.</p>
<p>Rift Vadisi Humması genellikle koyun ve sığırların yetiştirildiği güney ve batı Afrika&#8217;da bulunur. Bununla birlikte ayrıca Madagaskar ve Afrika&#8217;nın Sahra altındaki bölümlerinde bulunur. Eylül 2000 de Suudi Arabistan da ve takiben Yemen de salgın bildirilmiştir.</p>
<p>Rift Vadisi Humması, başlıca çiftlik hayvanlarını etkiler ve evcil hayvanların büyük oranda hastalanmasına (bu durum epizoot diye isimlendirilir) sebep olur. Rift Vadisi Humması epizootu varlığında enfekte hayvanlarla temas sebebiyle insanlarda epidemiye yol açabilir. En dikkat çeken Rift Vadisi Humması epizootu 1950-1951 yılları arasında Kenya&#8217;da görülmüştür ve takriben 100.000 koyunun ölümüyle sonuçlanmıştır. Batı Afrika&#8217;daki ilk Rift Vadisi Humması epidemisi 1987&#8242;de Senegal Irmağı inşaatı projesine bağlı olarak bildirilmiştir. Bu proje aşağı Senegal Irmağı bölümünde sele yol açmıştır, ayrıca insanlarla hayvanlar arasındaki etkileşimi değiştirerek Rift Vadisi Humması virüsünün hayvanlardan insanlara geçişine yol açmıştır.</p>
<p><strong>Hayvanlar Arasında Rift Vadisi Humması Nasıl Yayılır ?</strong><br />
Bölgesel ve ağır yağmurlar esnasında yaygın Rift Vadisi Humması epizootu görülmüştür. Aşırı yağmur genelde Aedes cinsi olmak üzere sivrisineklerin yumurtalarından çıkmasına sebep olmuştur. Sivrisinek yumurtaları doğal olarak Rift Vadisi Humması virüsü ile enfekte olurlar ve beslenme esnasında çiftlik hayvanlarını enfekte ederler. Bir hayvan çiftliği enfekte olduğunda diğer sivrisinek türleri de hayvanlar aracılığı ile enfekte olarak hastalığın yayılmasına sebep olurlar. Diğer ısıran cins böceklerle de geçiş mümkündür.</p>
<p><strong>İnsanlar Rift Vadisi Hummasl&#8217; na Nasıl Yakalanırlar ?</strong><br />
İnsanlar sivrisineklerle veya diğer kan emici vektörlerin ısırıkları ile Rift Vadisi Humması&#8217;nı alabilirler; insanlar ayrıca hastalığa enfekte hayvanların kanı veya diğer vücut sıvılarıyla teması sonucu da hastalanabilirler.<br />
Enfekte hayvanların kesimi, etlerin işlemi esnasında veya yiyeceklerin hazırlanması esnasında kontamine olmuş etlere dokunma sonucuyla da bulaşma olabilir. Virüsü içeren kontamine laboratuar gereçleri aracılığıyla aerosol yolla da geçiş olabilir.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması&#8217;nın Belirtileri Nelerdir ?</strong><br />
Rift Vadisi Humması birkaç değişik sendroma yol açabilir. Rift vadisi humması ile hasta olanlar hiçbir semptom vermeyebilir veya karaciğer anormalliği ve ateş ile ilgili orta derecede rahatsızlığa yol açabilir. Bununla beraber bazı hastalarda oküler hastalık (hastalık gözü etkiler), ansefalit (koma, nöbetler, baş ağrısına yol açan beyin enflamasyonu) veya hemorojik ateşe (şok veya hemorajiye yol açan) yol açabilir. Hastalığın başlangıcında genelde; aşırı kilo kaybı, baş dönmesi, sırt ağrısı, genel güçsüzlük, ateş oluşur. Tipik olarak hastalar hastalığın başlangıcından itibaren iki gün ile bir hafta arasında iyileşirler.</p>
<p><strong>İyileşmeden Sonra Komplikasyon Oluşur Mu ?</strong><br />
En sık komplikasyonu retinanın enflamasyonudur. Yaklaşık olarak % 1 ile % 10 arasında kalıcı görme kaybı oluşur.</p>
<p><strong>Hastalık Ölümcül Müdür ?</strong><br />
Yaklaşık olarak enfekte insanların % 1&#8242;inde ölüm olur. Enfekte hayvanlarda ölüm/vaka oranı yüksektir. En belirgin etkisi hamile çiftlik hayvanlarında % 100 fetüs kaybıyla görülmektedir.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Nasıl Tedavi Edilir ?</strong><br />
Rift vadisi humması ile enfekte hastaların tedavisi yoktur.</p>
<p><strong>Kimler Risk Altındadır ?</strong><br />
Çalışmalar salgının olduğu coğrafik bölgelerde kapı dışında uyuma alışkanlığının sivrisinek veya diğer vektörlere maruziyet açısından risk faktörü olduğunu göstermektedir. Hayvan sürüsü bakıcıları, mezbaha çalışanları ve Rift Vadisi Humması ile endemik bölgelerde diğer çalışanlarda enfeksiyon riski artmıştır. Mezbaha çalışanları, veterinerler gibi yüksek riskli işlerde çalışanlarda virüsün enfekte hayvandan geçiş olasılığı artmıştır. Uluslar arası yolcuların Rift Vadisi Humması ile endemik bölgeleri ziyaretleri esnasında hastalanma olasılıkları artmıştır.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Nasıl Önlenir ?</strong><br />
Sivrisineklerle ve diğer kan emici böceklerle oluşabilecek kontaminasyonun azaltılması metotlarının uygulanması, kişinin enfekte olma olasılığını azaltır. Rift Vadisi Humması ile enfekte bölgelerde çalışan işçiler için hayvanların doku veya kanları ile maruziyetten kaçınmak önemli bir koruyucu metodudur.</p>
<p><strong>Rift Vadisi Humması Tehlikesine Karşı Yapılması Gerekenler</strong><br />
Gelecekteki Rift vadisi humması salgınlarının kontrolü ve önceden tahmin edilebilmesi için sivrisinekler arasındaki geçiş ve omurgalıların virüsün , üremesindeki rolünün anlaşılması gerekmektedir. Veteriner kullanımı için aşılama mevcuttur, fakat koyunlarda doğum defektleri düşüklere sebep olur. Ayrıca ineklerde düşük seviyede koruyucudur. -Yerel hayvanlarda , MP-12 (insan canlı attenuae aşısı) laboratuar çalışmaları umut verici olarak sonuçlanmıştır, fakat saha kullanımı için daha fazla çalışma gerekmektedir. Ayrıca hastalığın sayısını azaltmak için efektif önlemler ve geçişi hakkında daha fazla bilgi edinmek için gözlem (enfekte hayvanları ve insanları yakından gözleme) gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rift-vadisi-hummasi-rift-valley-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lassa Ateşi (Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi, Lassa Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 13:46:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer boşluğunda sıvı birikmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bat Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[Genel kırgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Lassa Ate]]></category>
		<category><![CDATA[mide bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Sierra Leone]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sisteminde kanamalar]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[titreme]]></category>
		<category><![CDATA[vajina kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde şişlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18435</guid>
		<description><![CDATA[Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur Hastalık ve Ölüm Oranı: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, genel kırgınlık, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük, yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı birikmesi, ağız kanamaları, burun kanamaları, vajina kanamaları, sindirim sisteminde kanamalar, düşük tansiyon, şok, felç, titreme<span id="more-18435"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35813</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır. İlk olarak 1950’lerde bilinmesine rağmen hastalığa sebep olan virüs 1969 senesine kadar tanımlanamamıştır. Bu virüs Arenaviridae virüs familyasına ait tek iplikli bir RNA virüsüdür. Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir.</p>
<p><strong>Hastalığın Belirtileri:</strong></p>
<p>İnsanlarda görülen enfeksiyonların % 80’i asemptomatiktir; diğer vakalarda ise virüs vücudun karaciğer, dalak ve böbrekler gibi değişik organlarını etkileyen ciddi bir çoklu sistem hastalığı şeklindedir. Lassa Ateşi’nin kuluçka süresi 6 ile 21 gün arasında değişmektedir. Hastalığın başlaması aşamalı olarak görülür. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur. Birkaç gün sonra baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük ve karın ile ilgili rahatsızlıklar takip edebilir. Şiddetli vakalarda yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı, ağız, burun, vajina ve sindirim sisteminde kanamalar ve düşük tansiyon görülmektedir. İdrarda protein görülebilir. Şok, felç, titreme, dezoryantasyon ve hastalığın ilerleyen aşamalarında koma görülebilir. Sağırlık hastaların % 25‘inde meydana gelmektedir ve 1 ile 3 ay içerisinde bazı işlevler % 50 düzelir. Geçici saç kaybı ve yürüyüş bozuklukları iyileşme esnasında olabilir.</p>
<p><strong>Hastalık ve Ölüm Oranı:</strong></p>
<p>Bazı araştırmalar Batı Afrika’da yılda 300000 ile 500000 Lassa Ateşi vakasının meydana geldiğini ve bu vakaların 5 bininin ölümle sonuçlandığını belirlemiştir. Genelde ölüm oranı % 1 olup, hastaneye kaldırılanlarda bu oran %15’e kadar yükselmektedir. Ölümle sonuçlanan vakalarda ölüm hastalığın başlangıcından sonra 14 gün içerisinde meydana gelmektedir. Bu hastalık özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde tehlikeli olmaktadır, anne ve ya çocuk kaybıyla ya da her ikisinin kaybıyla sonuçlanma olasılığı son üç aylık dönemde % 80’den büyüktür.</p>
<p><strong>Hastalığı Taşıyıcı Hayvanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi zoonotik bir hastalıktır, yani hastalıklı hayvanlarla temas edilmesi halinde bu hayvanlardan bulaşır. Lassa Virüsünü taşıyıcı hayvan ya da barındığı yer Mastomys türünden bir kemirgendir ve genelde “multimammate rat” (çok memeli sıçan) olarak bilinir.<br />
Lassa virüsünün bulaştığı Mastomysler (sıçan) hasta olmaz, ama virüsü dışkılarıyla (idrar ve dışkı) etrafa saçarlar.</p>
<p><strong>Hastalık Tehlikesindeki İnsanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi her yaş grubundan insanda <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"rel="external"title="kadın" >kadın</a> ve erkeklerde görülür. Kırsal bölgelerde genellikle Mastomysin (sıçanların) çokça görüldüğü yerlerde yaşayan ve özellikle de kalabalık ve hijyenin yeterliği olmadığı fakir bölgelerde yaşayan insanlar çok büyük tehlike altındadır. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar eğer doğru tedbirleri almazlarsa ya da bulaşmayı kontrole yönelik uygulamaları sürdürmezlerse tehlikededirler.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşması:</strong></p>
<p>İnsanlar genellikle Lassa Ateşine hastalık taşıyıcı Mastomyslerin (sıçanların) dışkılarıyla temas etmeleri durumunda yakalanırlar. Lassa Ateşi sadece dışkıyla temasla değil insanların arasında hastalıklı insanların kan, idrar, dışkı ya da diğer vücut salgılarıyla doğrudan temasla da geçer. İnsanlar arasında hastalığın havayla bulaştığına dair epidemiyolojik bir kanıt bulunmamaktadır. İnsandan insana hastalık ortak kamusal ve sağlık hizmeti verilen alanda bulaşık tıbbi ekipmanların, örneğin; iğne (şırınga) vb. tekrar kullanılmasıyla yayılabilir. Lassa Ateşinin cinsel yolla bulaştığı da rapor edilmiştir.</p>
<p><strong>Hastalığın Teşhisi:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin belirtileri çok farklı ve spesifik olmaması nedeniyle hastalığın klinik teşhisi özellikle de hastalığın ilk aşamasında genelde zor olmaktadır. Lassa Ateşini diğer ateşe sebebiyet veren sıtma, şigelloz, tifo, sarıhumma ve diğer viral kanamalı humma hastalıklarından ayırt etmek zordur. Kesin teşhis sadece uzmanlaşmış laboratuar ortamında mümkün olmaktadır. Laboratuvardaki numuneler tehlikeli olabilir ve bu nedenle aşırı dikkat gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi ve Hastalıktan Korunma Yöntemleri:</strong></p>
<p>Ribavirin eğer hastalığın erken dönemlerinde verilirse Lassa Ateşine karşı etkili bir antiviral <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>tır. Ribavirin’in Lassa Ateşini önleyici tedavideki rolü hakkında destekleyici bir kanıt yoktur.</p>
<p><strong>Hastalıktan Korunma:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinden korunmak toplumun yaşadığı merkezlerde hijyen koşulların iyileştirilmesi ve böylece kemirgenlerin evlere girmesinin engellenmesiyle olur. Etkili önlemler; tahılların ve diğer gıda maddelerinin kemirgenlere karşı dayanıklı konteynırlarda saklanması, çöplerin evlerden uzak yerlere dökülmesi, evin temiz tutulması ve kedi beslenmesidir. Sıçanların (Mastomyslerin) endemik bölgelerde bolca görülmesinden dolayı bunların çevreden tamamen kaldırılması mümkün olmamaktadır.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşmasının Kontrolü:</strong></p>
<p>Aile bireyleri ve sağlık hizmeti sağlayan çalışanları hastalara bakarken kanla ya da kanlı sıvılarla temastan kaçınmalıdır. Rutin engelleyici hastabakıcı tedbirler büyük olasılıkla çoğu durumlarda Lassa virüsünün bulaşmasını önleyicidir. Bununla birlikte artırılmış güvenlik için Lassa Ateşi olduğu düşünülen şüpheli hastalara maske, eldiven, tıbbi elbise, yüz maskesi gibi koruyucu kıyafetleri içeren spesifik izolasyon tedbirleri altında bakım sağlanmalı ve kullanılan ekipmanların sürekli sterilizasyonu sağlanmalıdır. (bkz. Afrika’da Sağlık Bakım Hizmeti Verilen Yerlerde Viral Hemorajik Ateşi Bulaşmasının Kontrolü Kılavuzu)</p>
<p><strong>Devam Eden Girişimler:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin görüldüğü birçok ülkede sivil huzursuzluktan dolayı etkili kontrollerin yapılmasına sekte vurulmuştur. Bununla birlikte devam eden barış girişimleri problemle mücadelede yeni olasılıklara yol açmaktadır. Gine, Sierra Leone ve Liberya Sağlık Bakanlıkları, DSÖ, BM Dış Afetler Yardım Bürosu ve diğer ortaklar Mano Irmak Birliği Lassa Ateşi Ağı tesisi için beraber çalışmışlardır. Program bu 3 ülkeyi (Gine, Sierra Leone ve Liberya) ulusal önlem stratejileri geliştirmeleri, Lassa Ateşi ve diğer tehlikeli hastalıklar için laboratuar teşhisini artırmaları için desteklemektedir. Laboratuar teşhisi eğitimi, klinik yönetim ve çevresel kontrol de bu programa dahildir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin sponsorluğunu yaptığı Lassa Ateşi hastalarının tedavisinin yapılacağı yeni bir koğuşun hizmete sunulması için yapım çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p><strong>Uluslararası Halk Sağlığı Uyarıları:</strong></p>
<p>Nadiren, Lassa Ateşinin endemik olarak görüldüğü ülkelerden seyahat eden kişiler hastalığı diğer ülkelere ihraç edebilmektedir. Sıtma, tifo ve diğer tropikal salgınların daha fazla yaygın olmasına rağmen, Lassa Ateşi teşhisi Batı Afrika’dan dönen hastaların ateşli hastalıklarında göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle de hastalığın endemik olarak görüldüğü kırsal bölgelerde ve hastanelerde bulunmuş kişilerde. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar Lassa Ateşi şüphesi bulunan kişilerle ilgili olarak yerel ve ulusal uzmanlarla irtibata geçip danışmalı ve laboratuar tahlillerinin yapılmasını sağlamalıdırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tickborne Ensefalit (Bahar &#8211; Yaz Ensefaliti, Tick Borne Encephalitis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 12:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[genel vücut ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[TBE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18428</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: ateş, halsizlik, genel vücut ağrısı, baş ağrısı Bahar-yaz ensefaliti olarak da bilinen Tick-Borne Ensefaliti (TBE) belli kene vektörlerinin ısırması ile bulaşan merkezi sinir sisteminin viral enfeksiyonudur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi</strong>: ateş, halsizlik, genel vücut ağrısı, baş ağrısı<span id="more-18428"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35811</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Bahar-yaz ensefaliti olarak da bilinen Tick-Borne Ensefaliti (TBE) belli kene vektörlerinin ısırması ile bulaşan merkezi sinir sisteminin viral enfeksiyonudur. İnsanlarda enfeksiyon enfekte Ixodes ricinus kenelerinin ısırması ile ve genellikle ormanlarda, tarlalarda ya da kırsal alanlarda iş veya ziyaret için bulunanlarda ortaya çıkar. Enfeksiyon enfekte ineklerin, keçilerin veya koyunların pastörize edilmemiş süt ürünlerini tüketerek de edinilebilir. Bir flavivirüs olan Bahar-Yaz Ensefaliti virüsü diğer benzer virüsler de benzer hastalıklara yol açabilir.</p>
<p>Sıklık ve görüldüğü yerler:</p>
<p>Hastalık İskandinavya, Batı ve Orta Avrupa ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ortaya çıkar. Hastalığın edinilmesi riskinin en yüksek olduğu dönem en önemli vektör olan Ixodes ricinus’un en aktif olduğu Nisan-Ağustos ayları arasıdır. TBE’ye Avusturya, Estonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Almanya, Macaristan, Polonya, İsviçre, Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kuzey Yugoslavya’da sık rastlanır. Bulgaristan, Romanya, Danimarka, Fransa, Aland takımadalarında ve komşu Finlandiya kıyı şeridinde ve Uppsala’dan Karlshamm’a güney İsveç kıyı şeridinde daha az bir sıklıkta görülür. TBE enfeksiyonuna ait serolojik kanıtlar ve sporadik vakalar Arnavutluk, Yunanistan, Norveç ve Türkiye’den de bildirilmiştir. Ixpersultacus keneleri ile bulaşan Rus bahar-yaz ensefalati Çin’de, Kore’de, Japonya’da ve Doğu Rusya’da ortaya çıkar. Uzak Doğu ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki hastalığın şiddeti, sekel insidansı ve vaka-ölüm oranı Batı ve Orta Avrupa’ya göre daha yüksektir.</p>
<p>Yolcularda risk düzeyi:</p>
<p>Ormanlık alanları ziyaret etmeyen veya pastörize olmayan süt ürünlerini tüketmeyen yolcularda risk çok düşüktür. Bisiklet turları, kamp veya belli mesleki uğraşlar esnasında olabileceği gibi akşam ve gece vakitlerinde yaygın biçimde korunmasız olarak açık havada ve kırsal bölgelerde kalınan durumlarda yolculuk kısa süreli olsa bile risk büyük olabilir.</p>
<p>Hastalığın Seyri:</p>
<p>Enfeksiyon, grip benzeri belirtiler gösterir ve vakaların % 10’unda ikinci aşamada ateş görülür. Ensefalit ikinci aşamada gelişir ve paralizi (felç), sekel ve ölümle sonuçlanabilir. Hastalığın şiddeti yaşla orantılı olarak artmaktadır.<br />
Koruyucu önlemler:</p>
<p>• Aşı<br />
Avrupa’da Baxter’den (Viyana, Avusturya ve Behring, Almanya) etkili aşılar temin edilebilir olmakla birlikte eldeki veriler bu aşıların 3 haftadan daha kısa süreli ziyarette bulunacaklara önerilmesini desteklememektedir. 3 haftadan daha fazla bu bölgelerde kalacak olan yolculara eğer kenelerin aktif olduğu sıcak havaların söz konusu olduğu aylarda enfekte bölgelere gezi planlıyorlarsa aşı olmaları önerilmelidir.<br />
• Diğer<br />
Yolculara kenelerin bol miktarda bulunduğu bölgelerden uzak durmaları ve uygun biçimde giyinerek ya da böcek kovucu <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar kullanarak kendilerini kene ısırmalarına karşıuygun biçimde korumaları önerilmelidir. N, N-dietil metatoluamid (DEET) içeren böcek kovucular deriye doğrudan uygulanabilir. Permetrin içeren bileşiklerin akar öldürücü ve kovucu bir etkisi vardır ve giysilerde ve kamp malzemelerinde kullanılmalıdır. Pastörize olmamış süt ürünlerinin tüketilmesinden de sakınılmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tickborne-ensefalit-bahar-yaz-ensefaliti-tick-borne-encephalitis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koksidyoidomikoz (Coccidioidomycosis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 08:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda ağrılı]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun tutukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[eklem tutukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gece terlemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ışığa karşı hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lekeler]]></category>
		<category><![CDATA[Mental durum değişikliği göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18407</guid>
		<description><![CDATA[Spitall Taxonomy Id: 35807 Koksidyoidomikoz, Coccidioides immitis adlı bir mantarın sporlarından bulaşan bir enfeksiyondur. Koksidyoidomikoz en sık güneybatı ABD'nin çöllerinde yetişen bir mantar enfeksiyonudur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Mental durum değişikliği göğüs ağrısı, öksürük, ateş, baş ağrısı, eklem tutukluğu, eklem ağrısı, iştahsızlık, kas ağrıları, boyun tutukluğu, gece terlemeleri, bacaklarda ağrılı, kırmızı lekeler, ışığa karşı hassasiyet, kilo kaybı<span id="more-18407"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35807</p>
<p>Diğer adları: San Joaquin Valley fever; Valley fever</p>
<p>Tanım:<br />
Koksidyoidomikoz, Coccidioides immitis adlı bir mantarın sporlarından bulaşan bir enfeksiyondur.</p>
<p>Nedenleri, Görülme sıklığı ve Risk faktörleri:</p>
<p>Koksidyoidomikoz en sık güneybatı ABD&#8217;nin çöllerinde yetişen bir mantar enfeksiyonudur.Mantar parçacıklarının atmosfere dağılması sonucu solunum yolu ile akciğerlere bulaşması ile başlar.</p>
<p>Akut, kronik ya da dissemine şeklinde görülen üç formu vardır.</p>
<p>• Akut pulmoner Koksidyoidomikoz. Çoğunlukla hiçbir belirti vermez ve tedavi olmadan atlatılır. Kuluçka dönemi &#8211; sporların solunumu ile hasta olma arasındaki zaman &#8211; 7-21 gündür.<br />
• Kronik akciğer Koksidyoidomikoz. İlk enfeksiyondan 20 yıl sonra da tekrarlayabilir. Akciğerde enfeksiyonlar (akciğer absesi) oluşabilir. Akciğerler ve kaburgalar (plevral boşluk) arasında irin (ampiyem) birikir.<br />
• Dissemine Koksidyoidomikoz. Bu türü en yaygın olanıdır. Enfeksiyon deri, beyin, kemik, kalp bigi vücudun diğer bölümlerine yayılır. Menenjit kadar yaygındır.</p>
<p>Mantarlara çok kez maruz kalma ciddi bir enfeksiyon geçirme riskini yükseltir.<br />
AIDS veya diyabet gibi bağışıklık sistemi zayıf olan hastaların etkilenmesi daha kolaydır. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirici <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar verilir.</p>
<p>Semptomlar<br />
Enfeksiyona maruz kalan insanlarda çoğu kez belirti vermez. Nezle, zatürre veya grip şeklinde belirtiler gösterir.  Belirtiler genellikle mantar enfeksiyonuna maruz kaldıktan 5-21 sonra ortaya çıkar.</p>
<p>• Mental durum değişikliği,<br />
• Göğüs ağrısı (hafiften şiddetliye kadar değişebilir),<br />
• Öksürük (muhtemelen kanlı)<br />
• Ateş,<br />
• Baş ağrısı,<br />
• Eklem tutukluğu ve ağrısı,<br />
• İştahsızlık,<br />
• Kas ağrıları,<br />
• Boyun tutukluğu,<br />
• Gece terlemeleri,<br />
• Alt bacaklarda ağrılı, kırmızı lekeler (eritema nodosum),<br />
• Işığa karşı hassasiyet,<br />
• Kilo kaybı,</p>
<p>Bu hastalık ile ilgili ek belirtiler:<br />
• Ayak bileği veya ayak şişmesi<br />
• Büyümüş lenf düğümleri<br />
• Eklem şişliği<br />
• Deride döküntüler, yaralar</p>
<p>Ayırıcı Tetkiler ve Testler:</p>
<p>• Kan tahlili<br />
• Bronkoskopi<br />
• Tam kan sayımı (CBC)<br />
• Akciğer grafisi<br />
• Lenf nodu ya da akciğer biyopsisi<br />
• Balgam kültürü<br />
• Balgam yayma (KOH) testi</p>
<p>Tedavi<br />
Akut hastalık hemen hemen her zaman tedavi olmadan geçer. Grip benzeri belirtilerin tedavisi ve ateşin düşmesi için yatak istirahati tavsiye edilir.</p>
<p>Dissemine veya ağır geçen hastalıklar, amfoterisin B, ketokonazol, flukonazol veya itrakonazol ile tedavi edilmelidir.</p>
<p>Prognoz<br />
Hastalığın hafif biçimlerinin seyri genellikle kişinin bağışıklık sistemine bağlıdır. Hastalığın tekrarlama olasılığı vardır. Enfeksiyona çok kez maruz kalan kişiler yüksek ölüm oranına sahiptir.</p>
<p>Komplikasyonlar<br />
Dissemine Koksidyoidomikoz tedavisinde zayıf bağışıklık sistemi olanlarda şu tür ciddi komplikasyonlar görülür:</p>
<p>• Anti-tümör nekroz faktörü (TNF) tedavisi<br />
• Kanser<br />
• Kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a><br />
• Diyabet<br />
• Glukokortikoid <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar (prednizon)<br />
• Kalp-akciğer (kardiyopulmoner) koşulları<br />
• HIV<br />
• Organ nakli (ve ilişkili medicates)<br />
• Gebelik (özellikle ilk trimester)</p>
<p>Koksidyoidomikoz diğer komplikasyonları şunlardır:<br />
• Plevral efüzyon<br />
• Tekrarlayan enfeksiyon (relaps)  </p>
<p>Bu enfeksiyonun tedavisinde kullanılan <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar ateş, titreme ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilir.</p>
<p>Önleme<br />
Genel sağlık bakımı enfekiyonun atlatılmasına yardımcı olacaktır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi hastalığın diğer formlarından korunmayı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/koksidyoidomikoz-coccidioidomycosis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ruam Hastalığı</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 10:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Ruam]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[deride çok sayıda iltihaplanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[organ ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruam Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[vücut ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17819</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı, deride çok sayıda iltihaplanmalar, eklem ağrısı, organ ağrısı Spitall Taxonomy Id: ***** Genellik­le hayvan bakıcıları, laboratuvar personelinde ve veterinerlerde gö­rülür Ruam Tedavisi: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı, deride çok sayıda iltihaplanmalar, eklem ağrısı, organ ağrısı<span id="more-17819"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35801</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Çoğunlukla at, eşek ve katır gibi  hayvan türlerinde görülen ve kimi zaman insanlara da geçebilen viral kaynaklı bulaşıcı  bir hastalıktır. Genellik­le hayvan bakıcıları, laboratuvar personelinde ve veterinerlerde gö­rülür. Mikropların giriş yeri genellikle deridir. Bu mikrop iç  organlar­da da görülebilir.</p>
<p>Kuluçka devresi: 3-5 gün.</p>
<p>Belirtileri:</p>
<p>Akut Ruam ateş, baş ve vücut ağrılarıyla bir­likte birdenbire başlar.  Mikroplu deri bölgesinde sayısız ap­seler oluşur. Kimi zaman lenf  bezleri de etkilenir. Kronik ruam hastalığı yıllarca belirli ısıda eklem  ve organ ağrılarıyla apse­ler oluşturarak sürebilir.</p>
<p><strong>Ruam Tedavisi:</strong></p>
<p>Hastalığın <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>  tedavisi sayesinde ölüm oranı çok düşük­tür. Organlara bulaşmış ruamın teşhisi güç  olduğu için çok dikkatli bir araştırma ve tedavi uygulanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/ruam-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Encephalitis Lethargica (Von Economo Hastalığı)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/encephalitis-lethargica-von-economo-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/encephalitis-lethargica-von-economo-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 08:58:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çift görme]]></category>
		<category><![CDATA[DNA]]></category>
		<category><![CDATA[gecikmeli fiziksel tepki]]></category>
		<category><![CDATA[gecikmeli zihinsel tepki]]></category>
		<category><![CDATA[ilgisizlik]]></category>
		<category><![CDATA[RNA]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşukluk]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17809</guid>
		<description><![CDATA[Hastalık, Ensefalit lethargica veya von Economo diye adlandırılır ve ensefalitin atipik bir formudur 1917 yılında nörolog Constantin von Economo tarafından tanımlanmıştır. Ensefalit lethargica olan kişilerde şu işaretlerle karşılaşabilirsiniz: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> yüksek ateş, baş ağrısı, uyuşukluk, Çift görme, gecikmeli fiziksel tepki, gecikmeli zihinsel tepki, ilgisizlik<span id="more-17809"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35800</p>
<p>Hastalık, Ensefalit lethargica veya von Economo diye adlandırılır ve ensefalitin atipik bir formudur. Tsetse adı verilen bir sinek tarafından insanlara geçen uyku hastalığına benzer ancak farklıdır. 1917 yılında nörolog Constantin von Economo tarafından tanımlanmıştır.</p>
<p>Semptomları</p>
<p>Virüs insanda hemen beyine saldırır. Kurbanlarda hastalık sonucu durağanlaşırlar, heykel gibi suskun ve hareketsiz kalırlar. 1915 ve 1926 yılları arasında dünyaya yayılmış ensefalit lethargica salgını bu tarihten itibaren ender görülmüştür. Ender görülen bir vakadır. Ensefalit lethargica genellikle yüksek ateş, baş ağrısı ve uyuşukluk gibi belirtilere neden olmaktadır. Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Hastalığın akut durumlarında, hasta komaya girebilir.</p>
<p>Ensefalit lethargica olan kişilerde şu işaretlerle karşılaşabilirsiniz:</p>
<p>• Anormal göz hareketleri<br />
• Üst vücut zayıflığı<br />
• Kas ağrıları<br />
• Tremors (istek dışı titremeler)<br />
• Boyunda sertlik<br />
• Davranış değişiklikleri (psikoz dahil).</p>
<p>Prognoz</p>
<p>Ensefalit lethargicanın seyri komplikasyonlar ya da eşlik eden hastalıklara bağlı olarak değişir.<br />
Nedenleri</p>
<p>Ensefalit lethargicanın nedeni kesin olarak bilinmemektedir. 2004 yılında yapılan bir araştırma hastalığın immün sistemin reaksiyonu sonucu geliştiğini göstermiştir. Bu çalışmada, birçok ensefalit lethargica ve farenjit geçirmiş hastalar incelendiğinde, streptokok virüsüne bağlı kanıtlar bulundu. İncelenen vakalarda post-streptokokal immün varyasyonlarının ensefalit lethargicaya zemin hazırladığı görülmüştür. Bu etkileşim sonucunda streptokok enfeksiyonu ile ilişkili pediatrik otoimmun nöropsikiyatrik bozukluk meydana gelir.</p>
<p>Ensefalit lethargica hastalarında bazal ganglion ve orta beyindeki nöronlar için bağlayıcı olan antikor(IgG)larda otoimmün kökenli bazı kanıtlar bulunmuştur. Ensefalit lethargica hastalarının % 95&#8242;inde otoantikorların insan bazal ganglion antijenlerine karşı reaktif olduğu görülmüştür. Buna karşılık, bazal ganglionlara karşı antikorların reaktif olmadığı çocuk ve erişkinlerin yapılan kontrollerinde bu oranın sadece % 2-4 olduğu saptandı (n = 173, p &lt;0.0001).</p>
<p>Fareler üzerinde yapılan bir deneyde H5N1 Kuş Gribi (A/VN/1203/1204) virüsünün Ensefalit lethargica ile birleştirilmesinde 60 gün sonra tirozin-hidroksilaz pozitif dopaminerjik nöronların kaybına neden olduğu keşfedildi. Böylece gribin bazı suşları tarafından enfekte oldundğunu düşündüren otoimmün reaksiyon yanıtı, insanlarda Parkinson hastalığının riskinide artırabilileceği sonucuna varıldı.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>Hastalığın erken dönemlerinde ensefalit lethargica için Levodopa (L-DOPA) tedavisi etkilidir. Steroid verilen bazı hastalarda iyileşmeye dayalı çok az kanıta rastlandı. Ancak tam anlamıyla ilk aşamada tutarlı olabilecek bir <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a> yoktur. Hastalığın ilerleyen safhalarında beyin hasarları meydana gelmekte ve Parkinsona benzer sonuçlar görülmektedir.  Semptomlar tedavi sonrasında da görülmeye eder. Levodopa (L-DOPA) ve diğer anti-parkinson <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>ları genellikle dramatik sonuçlar doğurmaktadır. 1960 yılında L-DOPA tedavisi gören hastalar iyileşemedi.</p>
<p>Virüs, beynin orta bölümü olan Tegmentum&#8217;u etkilemektedir.<br />
Arbovirüsler:<br />
Virüsün belirli bir tipi, sivrisinek ve kene gibi kan emici böcekler tarafından yayılır. Bu virüsler en sık sivrisinekler tarafından yayılmaktadır.<br />
Enfekte olan insanlarda birkaç belirti görülse de Arbovirüsler beynide potansiyel olarak ölümcül bir inflamasyona neden olabilir.</p>
<p>Birkaç çubuk şeklinde de görülmesine rağmen Arbovirüslerin çoğunluğu küresel şekillidir.<br />
Çapları 17-150 nm arasındadır ve bir RNA genomu bulunur. Tek istisna bir DNA genomu bulunan Afrika domuz vebası virüsüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/encephalitis-lethargica-von-economo-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yorgunluk Sendromu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/yorgunluk-sendromu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/yorgunluk-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 07:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çene eklemi ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif ateş]]></category>
		<category><![CDATA[hafif gece terlemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[kas-eklem ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[lenf bezlerinde duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17352</guid>
		<description><![CDATA[Kronik yorgunluk sendromu, en az 6 aydan beri devam eden ve dinlenmeyle kolay geçmeyen yorgunluk duygusudur Kronik yorgunluk sendromu neden olur? Yorgunluk, belirgin güç kaybına yol açar Kronik yorgunluk sendromu belirtileri ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Boğaz ağrısı, hafif ateş, kas-eklem ağrıları, hafif gece terlemeleri, baş ağrısı, lenf bezlerinde duyarlılık, çene eklemi ağrıları, kas ağrıları, uykusuzluk<span id="more-17352"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35792</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Kronik yorgunluk sendromu, en az 6 aydan beri devam eden ve dinlenmeyle kolay geçmeyen yorgunluk duygusudur. Aslında sebepli yorgunluk, neredeyse her iki kişiden birinde dile getirilen bir histir. Bilinen yorgunlukların altında yetersiz dinlenme, tıbbi bir hastalık, depresyon ya da uykusuzluk gibi nedenler vardır. Oysa kronik yorgunluk sendromunda bunlardan hiçbiri yoktur.</p>
<p>Kronik yorgunluk sendromu neden olur?</p>
<p>Nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak psikolojik streslerin etkin olduğuna dair veriler hala günceldir. Vücut direnç düşüklüğü, hazırlayıcı bir etkendir.</p>
<p>Ne tür yakınmalara yol açar?</p>
<p>En önemli yakınma ani olarak başlayan yorgunluktur. Yorgunluk, belirgin güç kaybına yol açar. Günlük yaşam aktivitesini kısıtlar. Ev, iş ve sosyal ilişkiler ciddi olarak bozulur.</p>
<p>Boğaz ağrısı, hafif ateş, kas-eklem ağrıları, hafif gece terlemeleri, baş ağrısı, lenf bezlerinde duyarlılık dile getirilen diğer yakınmalardır. Bu yakınmalar çok kez fibromiyalji ile karışır.</p>
<p>Ayrıca çene eklemi ağrıları, kas ağrıları, uykusuzluk da dile getirilir.</p>
<p>En sık kimlerde görülür?</p>
<p>En sık, 30-45 yaşlarındaki <a href="http://www.spitall.com/kadin-cinayetleri"rel="external"title="kadın" >kadın</a>larda görülür. Gençlerde ve erkeklerde daha az görülmektedir.</p>
<p>Muayene bulgusu var mıdır?</p>
<p>Hayır, kronik yorgunluk sendromunda tanı koyduracak bir muayene bulgusu yoktur. Yalnızca yakınmalar değerlendirilir ve olası tıbbi hastalıklar dışlanır.</p>
<p>Nasıl tanı konur?</p>
<p>En temel tanı kriteri, nedeni bilinmeyen, inatçı ve sık aralıklarla tekrar eden kronik yorgunluk hissidir. Söz konusu yorgunluk istirahat ile yeterince rahatlamaz. Kronik yorgunluk sendromunda dile getirilen yakınmalar, en az 6 aydan beri devam eden <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"rel="external"title="soru" >soru</a>nlardır.</p>
<p>Nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Kronik yorgunluk sendromu tedavisinde genel kabul görmüş bir <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> yoktur. Düşük dozlarda kortizona başlanabilir ancak uzman hekim nezaretinde kullanılmalıdır. En iyi rahatlama yöntemi spor yapmaktır.</p>
<p>Hangi hastalıklarla karışır?</p>
<p>Fibromiyalji, depresyon, bipolar hastalık, saplantı vb. durumlarla karışabilir. Ayırıcı tanı için psikiyatri konsültasyonu da gerekebilir.</p>
<p>Kronik yorgunluk sendromu belirtileri<br />
Boğaz ağrısı<br />
Boyun ve koltuk altı lenf bezlerinde hassasiyet<br />
Kas ağrısı<br />
Eklemlerde sebepsiz ağrı<br />
Baş ağrıları<br />
Dinlendirmeyen uyku<br />
Egzersiz sonrası<br />
24 saati geçen halsizlik</p>
<p>Ne yapılmalıdır?</p>
<p>Stresten uzak durun<br />
Dengeli beslenin<br />
Spor yapın<br />
Sigarayı ve -alkolü- bırakın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/yorgunluk-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chikungunya (Virüsü) Hastalığı</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/chikungunya-virusu-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/chikungunya-virusu-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 09:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[dişeti kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[iç organlarda kanama]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17156</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: yüksek ateş, kas ağrısı , eklem ağrısı , baş ağrısı, burun kanaması, dişeti kanaması, iç organlarda kanama Chikungunya virüsü Asya'da yaşayan Aedes albopictus sineği tarafından bulaşan, viral kaynaklı, yüksek ateşle seyreden, kanamalı bir hastalıktır ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>yüksek ateş, kas ağrısı , eklem ağrısı , baş ağrısı, burun kanaması, dişeti kanaması, iç organlarda kanama<span id="more-17156"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35789</p>
<p>Tanım:<br />
Chikungunya virüsü Asya&#8217;da yaşayan Aedes albopictus sineği tarafından bulaşan, viral kaynaklı, yüksek ateşle seyreden, kanamalı bir hastalıktır. Hastalık insana bulaştığında kas, eklem ve baş ağrısı ile burun, dişeti ve iç organlarda kanamalarla kendini gösterir.</p>
<p>Chikungunya hastalığı Afrika ve Güney Asya&#8217;da Hint Okyanusuna kıyısı olan ülkelerde görülmektedir. Ancak tatilini Hint Okyanusu&#8217;nda geçiren bir Fransız tarafından ilk kez Avrupa topraklarına taşınmıştır. Hastalık insandan insana bulaşmıyorsa da son yıllarda başta Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde de görülmüştür.</p>
<p>Chikungunya virüsünü kapanlarda, haftalarca, hatta aylarca yüksek ateş ve eklem ağrıları görülmektedir. Hastalığın ölümcül olabileceği Paris&#8217;teki 77 ölüm vakasının &#8220;doğrudan&#8221; ve &#8220;dolaylı&#8221; olarak ilişkili olduğu açıklanarak belirlenmiştir. Chikungunya hastalığını tedavi eden herhangi bir <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> bulunmamaktadır.</p>
<p>La Reunion adasındaki ilk vaka bir yıl önce ortaya çıkmış, virüs o zamandan bu yana 157.000 kişiye bulaşmıştır. Ayrıca Fransa&#8217;nın Mayotte Adasında, Madagaskar&#8217;da, Mauritius ve Seyşel Adalarında da vakalar ortaya çıkmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/chikungunya-virusu-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cryptosporidiosis (Cryptosporidium spp.) Hastalığı</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 17:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bulantı]]></category>
		<category><![CDATA[elektrolit dengesizliği]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[karın krampları]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[sulu ishal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=15992</guid>
		<description><![CDATA[Spitall Taxonomy Id: 35582 Moleküler çalışmalar C parvum’un sığır ve insan genotiplerinin (C hominis) olduğunu ortaya çıkarmıştır.  C parvum, C hominis, C meleagridis, C felis, C canis, C suis  ve C ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı, karın krampları, elektrolit dengesizliği, sulu ishal, baş ağrısı, hafif ateş<span id="more-15992"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35785</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Cryptosporidium  türleri bir hayvan enfeksiyon etkeni olarak uzun süreden beri tanınmakta olup, yirmiden fazla türünün bulunduğu bilinmektedir. AIDS&#8217;li  hastalarda yaygın  olarak tespit edilmesiyle birlikte Cryptosporidium’ların insan sağlığı açısından  önemi ortaya konmaya başlamıştır. İnsanda ve  omurgalı hayvanlarda enfeksiyona en çok neden olan tür Cryptosporidium parvum  (C. parvum) olarak bilinmektedir.</p>
<p>Moleküler çalışmalar C. parvum’un sığır ve insan genotiplerinin (C. hominis) olduğunu ortaya çıkarmıştır.  C. hominis sadece insanları enfekte ederken, diğer genotip insanlar ve sığırlar başta olmak üzere diğer evcil hayvanları enfekte etmektedir. İnsanlarda  C. parvum, C. hominis, C. meleagridis, C. felis, C. canis, C. suis  ve C. muris  olmak üzere yedi türü enfeksiyon yapabilmektedir.</p>
<p>Çocuklar, beslenme yetersizliği olanlar ve immun (bağışıklık) sistemi baskılanmış kişiler Cryptosporidium enfeksiyonuna daha duyarlıdır. Enfeksiyon  Cryptosporidium ookistlerini içeren dışkıyla kontamine su ve besinlerin ağız yoluyla alınması veya enfekte havuz, göl ve ırmak sularında yüzme aracılığıyla bulaşmaktadır. Cryptosporidium enfeksiyonunun klinik belirtileri konağın immun sisteminin durumuna bağlı olarak değişmektedir. İmmun sistemi baskılanmış kişilerde günde yirmi litreye varabilen kolera benzeri ishale neden olup, yaşamı tehdit eden bir tablo oluşturabilmektedir.</p>
<p>Cryptosporidium enfeksiyonları gelişmekte olan ülkeler daha sık olmak üzere tüm dünyada görülmektedir. Yurt dışında ishal tanısı alan çocuklarda yapılan bir araştırmada Cryptosporidium spp. ookistleri %4,4 olarak saptanmıştır.</p>
<p>Gelişmiş toplumlarda dışkı taramalarında asemptomatik taşıyıcılık oranları %1’in altında tesbit edilirken az gelişmiş ve endüstrileşmemiş toplumlarda oranların %10-30’lara yükseldiği belirtilmektedir.</p>
<p>Organizmalar büyük sayılarda ve birkaç gün içinde bağırsak duvarında kolonize olabilirler. İnce ve kalın bağırsakta tutunup sık sık enfekte olurlar. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde, parazitler bazen mide, safra, pankreas kanalları ve solunum yolunu tutabilir.</p>
<p>Tanı:<br />
ELISA testi. Enfeksiyonlar küçük çocuklarda ve immün sistemi baskılanmış kişilerde sık görülür.</p>
<p>Belirtileri:<br />
ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı ve karın krampları yanında ve elektrolit dengesizliği ortaya çıkabilir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde klinik belirtiler görülmektedir. Cryptosporidiosis olan (AIDS / HIV hastaları, kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a> hastaları ve organ nakli yapılmış hastalarda.) Belirtiler genellikle parazit alımından sonra on gün içinde görünür. Belirtileri sulu ishal, baş ağrısı, karın krampları, bulantı, kusma ve hafif ateş sayılabilir. Bu belirtiler ağırlık ve dehidratasyon (su) kaybına yol açabilir. Sağlıklı bireylerde belirtiler genellikle bağışıklık sistemi tarafından 1-2 hafta içinde ortadan kaldırılır.</p>
<p>Sebebi:<br />
İçme suyuna karışmış dışkı parazitleridir.</p>
<p>Tedavi ve korunma:<br />
Şu anda, cryptosporidiosis için etkili bir <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> tedavisi yoktur. Cryptosporidiumdan korunmanın yolu uygun filtrasyon ile su arıtımı yapılmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

