<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tıbbi Veritabanı ve Arama Motoru &#187; ishal</title>
	<atom:link href="http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/tag/ishal/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.spitall.com</link>
	<description>İşimiz İnsan. Gücümüz Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 09:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rotavirüs (Rotavirus, Rotaviral Gastroenteritis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rotavirus-rotavirus-rotaviral-gastroenteritis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rotavirus-rotavirus-rotaviral-gastroenteritis#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 08:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebeği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mikroorganizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ateş ve mide bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cins Rotavir]]></category>
		<category><![CDATA[ICD]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddetli ishal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18785</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: şiddetli ishal, baş dönmesi, ateş ve mide bulantısı, kusma Virüs sınıflandırması: Cins: Rotavirüs Rotavirüs A Rotavirüs B Rotavirüs C Rotavirüs D Rotavirüs D Rotavirüs ishalleri en çok kış aylarında görülüyor Rotavirüsü aşısı ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> şiddetli ishal, baş dönmesi, ateş ve mide bulantısı, kusma<span id="more-18785"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35820<br />
ICD-10         A08.0<br />
ICD-9         008.61<br />
DiseasesDB  11667<br />
MedlinePlus  000252<br />
eMedicine     emerg/401<br />
MeSH         D012400</p>
<p><strong>Virüs sınıflandırması:</strong><br />
Grup: Grup III (dsRNA)<br />
Sıralama: Atanmamış<br />
Ailesi: Reoviridae<br />
Altfamilya: Sedoreovirinae<br />
Cins: Rotavirüs</p>
<p><strong>Tip türler:</strong><br />
Rotavirüs A<br />
Rotavirüs B<br />
Rotavirüs C<br />
Rotavirüs D<br />
Rotavirüs D</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Özellikle çocukluk çağındaki ishalin ortaya çıkmasındaki en büyük etken olarak bilinen “rotavirüs”, tüm dünyada her yıl milyonlarca çocuğu etkiliyor.</p>
<p>Rotavirüs ishalleri en çok kış aylarında görülüyor. Her yaş gurubunda görülebilmekle birlikte, daha çok 4-24 ay arası çocukları etkiliyor. Rota virüsü enfeksiyonuna özellikle iyi beslenemeyen çocuklarda rastlanıyor.</p>
<p>Rota virüs ince bağırsağa yerleşerek, rahatsızlıklara sebep oluyor. Çok şiddetli ishal ve kusmayla ortaya çıkan rota virüsü enfeksiyonları, vücutta sıvı kaybına sebep oluyor. İleri derece sıvı kaybı, böbrek yetmezliğine hatta ölümlere bile sebep olabiliyor.</p>
<p>Rotavirüs solunum yoluyla ve dışkı bulaşmış su ve yiyeceklerin tüketilmesiyle bulaşmaktadır. Virüs, vücudun sıvı kaybetmesi sonucu vücutta kolayca yayılır ve kısa sürede çocuklarda baş dönmesi, ateş ve mide bulantısıyla etkisini gösterir.</p>
<p>İshal bir hafta kadar sürebiliyor. Bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha uzun ve ağır seyir gösterebiliyor. Yeni doğanlar ve süt çocukları anne sütünden geçen antikorlar sayesinde hastalığı daha hafif atlatabiliyor.</p>
<p>Tedavinin başlıca amacı sıvı kaybını önlemek ve kaybedilen sıvıyı yeniden çocuğa kazandırmaktır. Bu amaçla çocuğa bol sıvı gıdalar vermekte yarar var. Anne sütü ile beslenen çocuklarda anne sütüne devam edilmeli, normal beslenen çocuklarda az yağlı gıdalar tercih edilmeli, mümkünse sık aralarla azar azar beslenme yapılmalıdır.</p>
<p>Rota virüs ishalleri, çocukların toplu halde yaşadığı kreş ve okullarda salgınlar şeklinde görülebiliyor.</p>
<p><strong>Genel temizlik kurallarına uymak ve elleri yıkamak çok önemli</strong><br />
Rotavirüsünden korunmada genel hijyen kurallarına uymanın çok önemli olduğunu biliniyor. Ellerin sık sık yıkanması, kreşlerde ve okullarda ortam temizliğine dikkat edilmesi, hasta çocukların diğer çocuklar ile temas etmelerini engellenmesi hastalıktan korunma yöntemlerinin başında geliyor.</p>
<p><strong>Rotavirüsü aşısı</strong><br />
Rota virüsüne karşı geliştirilen aşı çok yeni olmakla birlikte, geçtiğimiz yıl içinde ülkemizde de kullanılmaya başlandı. Aşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek, kazanılmış olan rota virüs enfeksiyonuna karşı koruma sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/rotavirus-rotavirus-rotaviral-gastroenteritis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lassa Ateşi (Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi, Lassa Fever)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 13:46:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer boşluğunda sıvı birikmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bat Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[Genel kırgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Lassa Ate]]></category>
		<category><![CDATA[mide bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Sierra Leone]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sisteminde kanamalar]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[titreme]]></category>
		<category><![CDATA[vajina kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde şişlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18435</guid>
		<description><![CDATA[Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur Hastalık ve Ölüm Oranı: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, genel kırgınlık, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük, yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı birikmesi, ağız kanamaları, burun kanamaları, vajina kanamaları, sindirim sisteminde kanamalar, düşük tansiyon, şok, felç, titreme<span id="more-18435"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35813</p>
<p><strong>Tanım:</strong></p>
<p>Lassa Virüsü Kanamalı Ateşi 1 ila 4 hafta süren Batı Afrika’da görülen akut bir hastalıktır. İlk olarak 1950’lerde bilinmesine rağmen hastalığa sebep olan virüs 1969 senesine kadar tanımlanamamıştır. Bu virüs Arenaviridae virüs familyasına ait tek iplikli bir RNA virüsüdür. Lassa Ateşi Gine (Conakry), Liberya, Sierra Leone ve Nijerya’nın bazı bölgelerinde endemik olarak bilinir, ama muhtemelen diğer Batı Afrika ülkelerinde de görülmektedir.</p>
<p><strong>Hastalığın Belirtileri:</strong></p>
<p>İnsanlarda görülen enfeksiyonların % 80’i asemptomatiktir; diğer vakalarda ise virüs vücudun karaciğer, dalak ve böbrekler gibi değişik organlarını etkileyen ciddi bir çoklu sistem hastalığı şeklindedir. Lassa Ateşi’nin kuluçka süresi 6 ile 21 gün arasında değişmektedir. Hastalığın başlaması aşamalı olarak görülür. Ateşle başlar ve genel bir zayıflık ve kırgınlık hali olur. Birkaç gün sonra baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrıları, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, öksürük ve karın ile ilgili rahatsızlıklar takip edebilir. Şiddetli vakalarda yüzde şişlik, akciğer boşluğunda sıvı, ağız, burun, vajina ve sindirim sisteminde kanamalar ve düşük tansiyon görülmektedir. İdrarda protein görülebilir. Şok, felç, titreme, dezoryantasyon ve hastalığın ilerleyen aşamalarında koma görülebilir. Sağırlık hastaların % 25‘inde meydana gelmektedir ve 1 ile 3 ay içerisinde bazı işlevler % 50 düzelir. Geçici saç kaybı ve yürüyüş bozuklukları iyileşme esnasında olabilir.</p>
<p><strong>Hastalık ve Ölüm Oranı:</strong></p>
<p>Bazı araştırmalar Batı Afrika’da yılda 300000 ile 500000 Lassa Ateşi vakasının meydana geldiğini ve bu vakaların 5 bininin ölümle sonuçlandığını belirlemiştir. Genelde ölüm oranı % 1 olup, hastaneye kaldırılanlarda bu oran %15’e kadar yükselmektedir. Ölümle sonuçlanan vakalarda ölüm hastalığın başlangıcından sonra 14 gün içerisinde meydana gelmektedir. Bu hastalık özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde tehlikeli olmaktadır, anne ve ya çocuk kaybıyla ya da her ikisinin kaybıyla sonuçlanma olasılığı son üç aylık dönemde % 80’den büyüktür.</p>
<p><strong>Hastalığı Taşıyıcı Hayvanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi zoonotik bir hastalıktır, yani hastalıklı hayvanlarla temas edilmesi halinde bu hayvanlardan bulaşır. Lassa Virüsünü taşıyıcı hayvan ya da barındığı yer Mastomys türünden bir kemirgendir ve genelde “multimammate rat” (çok memeli sıçan) olarak bilinir.<br />
Lassa virüsünün bulaştığı Mastomysler (sıçan) hasta olmaz, ama virüsü dışkılarıyla (idrar ve dışkı) etrafa saçarlar.</p>
<p><strong>Hastalık Tehlikesindeki İnsanlar:</strong></p>
<p>Lassa Ateşi her yaş grubundan insanda kadın ve erkeklerde görülür. Kırsal bölgelerde genellikle Mastomysin (sıçanların) çokça görüldüğü yerlerde yaşayan ve özellikle de kalabalık ve hijyenin yeterliği olmadığı fakir bölgelerde yaşayan insanlar çok büyük tehlike altındadır. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar eğer doğru tedbirleri almazlarsa ya da bulaşmayı kontrole yönelik uygulamaları sürdürmezlerse tehlikededirler.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşması:</strong></p>
<p>İnsanlar genellikle Lassa Ateşine hastalık taşıyıcı Mastomyslerin (sıçanların) dışkılarıyla temas etmeleri durumunda yakalanırlar. Lassa Ateşi sadece dışkıyla temasla değil insanların arasında hastalıklı insanların kan, idrar, dışkı ya da diğer vücut salgılarıyla doğrudan temasla da geçer. İnsanlar arasında hastalığın havayla bulaştığına dair epidemiyolojik bir kanıt bulunmamaktadır. İnsandan insana hastalık ortak kamusal ve sağlık hizmeti verilen alanda bulaşık tıbbi ekipmanların, örneğin; iğne (şırınga) vb. tekrar kullanılmasıyla yayılabilir. Lassa Ateşinin cinsel yolla bulaştığı da rapor edilmiştir.</p>
<p><strong>Hastalığın Teşhisi:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin belirtileri çok farklı ve spesifik olmaması nedeniyle hastalığın klinik teşhisi özellikle de hastalığın ilk aşamasında genelde zor olmaktadır. Lassa Ateşini diğer ateşe sebebiyet veren sıtma, şigelloz, tifo, sarıhumma ve diğer viral kanamalı humma hastalıklarından ayırt etmek zordur. Kesin teşhis sadece uzmanlaşmış laboratuar ortamında mümkün olmaktadır. Laboratuvardaki numuneler tehlikeli olabilir ve bu nedenle aşırı dikkat gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi ve Hastalıktan Korunma Yöntemleri:</strong></p>
<p>Ribavirin eğer hastalığın erken dönemlerinde verilirse Lassa Ateşine karşı etkili bir antiviral <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>tır. Ribavirin’in Lassa Ateşini önleyici tedavideki rolü hakkında destekleyici bir kanıt yoktur.</p>
<p><strong>Hastalıktan Korunma:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinden korunmak toplumun yaşadığı merkezlerde hijyen koşulların iyileştirilmesi ve böylece kemirgenlerin evlere girmesinin engellenmesiyle olur. Etkili önlemler; tahılların ve diğer gıda maddelerinin kemirgenlere karşı dayanıklı konteynırlarda saklanması, çöplerin evlerden uzak yerlere dökülmesi, evin temiz tutulması ve kedi beslenmesidir. Sıçanların (Mastomyslerin) endemik bölgelerde bolca görülmesinden dolayı bunların çevreden tamamen kaldırılması mümkün olmamaktadır.</p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşmasının Kontrolü:</strong></p>
<p>Aile bireyleri ve sağlık hizmeti sağlayan çalışanları hastalara bakarken kanla ya da kanlı sıvılarla temastan kaçınmalıdır. Rutin engelleyici hastabakıcı tedbirler büyük olasılıkla çoğu durumlarda Lassa virüsünün bulaşmasını önleyicidir. Bununla birlikte artırılmış güvenlik için Lassa Ateşi olduğu düşünülen şüpheli hastalara maske, eldiven, tıbbi elbise, yüz maskesi gibi koruyucu kıyafetleri içeren spesifik izolasyon tedbirleri altında bakım sağlanmalı ve kullanılan ekipmanların sürekli sterilizasyonu sağlanmalıdır. (bkz. Afrika’da Sağlık Bakım Hizmeti Verilen Yerlerde Viral Hemorajik Ateşi Bulaşmasının Kontrolü Kılavuzu)</p>
<p><strong>Devam Eden Girişimler:</strong></p>
<p>Lassa Ateşinin görüldüğü birçok ülkede sivil huzursuzluktan dolayı etkili kontrollerin yapılmasına sekte vurulmuştur. Bununla birlikte devam eden barış girişimleri problemle mücadelede yeni olasılıklara yol açmaktadır. Gine, Sierra Leone ve Liberya Sağlık Bakanlıkları, DSÖ, BM Dış Afetler Yardım Bürosu ve diğer ortaklar Mano Irmak Birliği Lassa Ateşi Ağı tesisi için beraber çalışmışlardır. Program bu 3 ülkeyi (Gine, Sierra Leone ve Liberya) ulusal önlem stratejileri geliştirmeleri, Lassa Ateşi ve diğer tehlikeli hastalıklar için laboratuar teşhisini artırmaları için desteklemektedir. Laboratuar teşhisi eğitimi, klinik yönetim ve çevresel kontrol de bu programa dahildir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin sponsorluğunu yaptığı Lassa Ateşi hastalarının tedavisinin yapılacağı yeni bir koğuşun hizmete sunulması için yapım çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p><strong>Uluslararası Halk Sağlığı Uyarıları:</strong></p>
<p>Nadiren, Lassa Ateşinin endemik olarak görüldüğü ülkelerden seyahat eden kişiler hastalığı diğer ülkelere ihraç edebilmektedir. Sıtma, tifo ve diğer tropikal salgınların daha fazla yaygın olmasına rağmen, Lassa Ateşi teşhisi Batı Afrika’dan dönen hastaların ateşli hastalıklarında göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle de hastalığın endemik olarak görüldüğü kırsal bölgelerde ve hastanelerde bulunmuş kişilerde. Sağlık bakım hizmeti veren çalışanlar Lassa Ateşi şüphesi bulunan kişilerle ilgili olarak yerel ve ulusal uzmanlarla irtibata geçip danışmalı ve laboratuar tahlillerinin yapılmasını sağlamalıdırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/lassa-atesi-lassa-virusu-kanamali-atesi-lassa-fever/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şistozomiyaz (Şistozomiazis, Schistosomiasis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/sistozomiyaz-sistozomiazis-schistosomiasis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/sistozomiyaz-sistozomiazis-schistosomiasis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 12:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtisi Bitkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[bitkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[idrarda ve dışkıda kan görülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer yıkımı]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[Theodore Bilharz]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18425</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: Bitkinlik, yüksek ateş, ishal, idrarda ve dışkıda kan görülmesi, karaciğer yıkımı Bilharyaz (veya bilharzya, bilharzyoz) ismi 1851'de ilk (üriner) şistozomiyazı tanımlayan Theodore Bilharz'dan gelir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi</strong>: Bitkinlik, yüksek ateş, ishal, idrarda ve dışkıda kan görülmesi, karaciğer yıkımı<span id="more-18425"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35810</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Şistozomiyaz, şistozomiazis veya Bilharyaz olarak adlandırılan, insanlarda görülen, Schistosoma cinsinden parazitlerin enfestasyonudur (istilasıdır). Bilharyaz (veya bilharzya, bilharzyoz) ismi 1851&#8242;de ilk (üriner) şistozomiyazı tanımlayan Theodore Bilharz&#8217;dan gelir.</p>
<p>Asya, Afrika, Güney Amerika ve Artiller&#8217;de 200 milyondan çok insanı etkileyen tropik bir hastalıktır. Bitkinlik, yüksek ateş, ishal, idrarda ve dışkıda kan görülmesi, karaciğer yıkımı gibi ağır sağlık <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>nlarına yol açan bu hastalık, insan ve hayvan vücudunda asalak yaşayan bazı yassı solucanlardan ileri gelir. Yaklaşık 10-15 mm uzunluğundaki bu asalaklar, &#8220;kelebek&#8221; adıyla tanınan yaprak solucanları Schistosoma cinsindendir. Eskiden bu cinsin Latince adı “Buhar zia” olduğu için, hastalık bilharziyoz adıyla da bilinir.</p>
<p>Schistosoma cinsi yaprak solucanların 20 kadar türü vardır; bunlardan beşi insanın çeşitli dokularına yerleşerek Şistozomiyaz hastalığına yol açar. Bu asalaklar, insan ya da sığır gibi bir son konağın vücuduna yerleşmeden önce, tatlı sularda yaşayan bazı karından-bacaklı yumuşakçaları ara konak olarak kullanır ve gelişmesinin bir bölümünü bu konağın vücudunda tamamlar. Larva evresindeyken insana bulaşan solucanlar erişkin duruma geldiğinde toplardamarlara yerleşir ve yumurtalarını kana bırakır. Kan dolaşımıyla çeşitli dokulara taşınan bu yumurtalar sonunda idrar ve dışkıyla vücuttan dışarı atılarak sulara karışır. Suda çatlayan yumurtalardan miracidium denen minicik larvalar çıkar. Titrek kirpikleriyle suda serbestçe yüzen bu larvalar bir yumuşakçanın, örneğin bir tatlı su salyangozunun içine girer ve gelişmesini burada sürdürerek bu kez serkarya denen başka bir larva evresine dönüşür. Artık bu ara konağa gereksinimi kalmayan Serkaryalar salyangozdan ayrılarak yeniden suda yüzmeye başlar. Asalak larvalarıyla kirlenmiş sularda yüzen ya da çıplak ayakla yürüyen insanların derisinden içeri giren serkaryalar önce kan damarlarına geçer, oradan karaciğere giderek olgunlaşır ve gene kan dolaşımıyla vücudun çeşitli yerlerine ulaşarak hastalık belirtilerine yol açar. Böylece asalağın yaşam çevrimi tamamlanmış olur.</p>
<p>Bu solucanların yerleştikleri organa göre değişik belirtiler veren birkaç Şistozomiyaz türü vardır. Schistosoma türlerinden biri bağırsak şistozomiyazına, bir başkası idrar yolları şistozomiyazına, özellikle Uzakdoğu&#8217;da yaygın olan üçüncü bir tür de bu grubun en tehlikeli hastalığı olan damar şistozomiyazına neden olur.</p>
<p>Asalak solucanlar üzerinde etkili olan <a href="http://www.spitall.com/farma"title="ilaç" >ilaç</a>lar larvaları öldürerek hastalığın tedavisini sağlarsa da, şistozomiyazın yaygın olduğu birçok ülkede parasal nedenlerle <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> dağıtımı ve kullanım ı yeterli değildir. Hastalığı engellemek için her şeyden önce sağlık ve temizlik kurallarına uymak, kanalizasyon ağlarını yaygınlaştırarak asalak yumurtalarının içme ve kullanım sularına bulaşmasını engellemek gerekir.</p>
<p>Şistozomiyaz hastalığı yalnızca bazı tatlı su salyangozlarının bulunduğu yörelerde görüldüğü için, bu ara konakların yok edilmesi de etkili bir önlemdir. Ne var ki, yakın bir gelecekte denetim altına alınması pek olanaklı gözükmeyen Şistozomiyaz, bugün için sıtmadan sonra dünyanın en yaygın asalak hastalığı olarak önemini korumaktadır. Ülkemizde bu hastalığa yalnızca Mardin&#8217;in Nusaybin ilçesinde, akarsuların kıyısındaki bazı köylerde rastlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/sistozomiyaz-sistozomiazis-schistosomiasis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Histoplazmozis (Histoplasmosis)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 11:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[LAP]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18419</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: Ateş, kilo kaybı, nefes darlığı, ishal Spitall Taxonomy Id: 35808 Tanım: Histoplazmozis, Histoplasma capsulatum'un etken olduğu bir mantar hastalığıdır Deri tutulumu primer ve sekonder olabilir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> Ateş, kilo kaybı, nefes darlığı, ishal<span id="more-18419"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35808</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Histoplazmozis, Histoplasma capsulatum&#8217;un etken olduğu bir mantar hastalığıdır. Bu enfeksiyon pnömoni ile veya özellikle immün sistemi baskılanmış hastalarda ölümcül olabilen hematojen yayılımla kendini gösterebilir. Deri tutulumu primer ve sekonder olabilir.</p>
<p>Histoplazmozis&#8217;in 3 ayrı görünümü vardır:</p>
<p>• Primer histoplazmozis<br />
• Kronik ve reinfeksiyon histoplazmozisi<br />
• Yaygın histoplazmozis</p>
<p>&#8216; Histoplazmoma &#8216; en sık görülen şekildir. Genelde tek keskin ve düzgün kenarlı 3 cm’den küçük nodüler lezyonlar. Alt lob yerleşimli, yakınında satellitik lezyonları olan, merkezinde kalsifikasyon içeren nodüler tarzda target lezyonu tipiktir. Kalsifiye hiler LAP sıktır.</p>
<p>Tedavi:</p>
<p>Şüpheli durumlarda olan kişiler için genellikle röntgen çekilir. Kan ve balgam örnekleri alınır ve incelenir. Sebebi kesin olan hastalıklarda tedavi olumlu sonuçlar verir. Hastalığın ilerlemiş hallerinde Antifungal <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>lar mantar tedavisi için kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/histoplazmozis-histoplasmosis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amebiasis (Ameboma Karaciğer Absesi)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/amebiasis-ameboma-karaciger-absesi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/amebiasis-ameboma-karaciger-absesi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 07:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[abse]]></category>
		<category><![CDATA[Ameboma Barsak]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[medikal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18404</guid>
		<description><![CDATA[Etkeni E Histolitika bakterisidir. Primer olarak kalın barsağı, sekonder olarak da diğer organları (karaciğer, akciğer, beyin vb.) tutar Diğer organlarda ise, paraziter abse teşekkülü oluşturur ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi:</strong> kanlı ishal, yüksek ateş, karın ağrıları, <span id="more-18404"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35806</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Etkeni E. Histolitika bakterisidir.</p>
<p>Primer olarak kalın barsağı, sekonder olarak da diğer organları (karaciğer, akciğer, beyin vb.) tutar. Kalın barsak tutulumuyla amebik dizanteriye neden olur. Diğer organlarda ise, paraziter abse teşekkülü oluşturur. E. Histolitika, her zaman hastalık yapmayabilir ve bazı insanlar taşıyıcı olup asemptomatiktirler. ABD&#8217; de taşıyıcı oranı % 10 iken, bu oran gelişmekte olan ülkelerde % 60tır.</p>
<p>Amebiasis klinik olarak akut veya kronik formlarda görülürler. Akut forma içme sularından olan masif kontaminasyon sonucu rastlanır. Yüksek ateş, karın ağrıları, tenesmus ve kanlı ishal vardır. Proktoskopide, rektumda yaygın ülserasyon görülür.</p>
<p>Ülserasyondan alınan scrapingde amebik trofozoitler tespit edilir. Ayrıca serolojik testlerden de yararlanılabilir. Amebik dizanteri, ülseratif kolit, crohn koliti ve basiller dizanteriden ayırt edilmelidir. Özellikle ülseratif kolitten ayırt edilmesinin hayati önemi vardır. Zira kortikosteroid kullanımı bu hastalık için fataldir.</p>
<p>Tedavide metranidazol 3&#215;250 mg/gün İV olarak 10 gün kullanılır. Hasta eğer bu tedaviyi alamıyorsa, emetin ya da tetracylin verilebilir.</p>
<p>Kronik formda hastalık yavaş yavaş gelişir. İntermitant bir course gösterir. Hasta zaman zaman semptomatik, zaman zaman da asemptomatiktir. Endoskopide rektum tamamen normal görülebilir, ama scraping ve biyopside amipler görülür ve tanı konur.</p>
<p>Tedavi 3&#215;750 mg/gün metranidazol po 20 gün süre ile kullanılır. Fakat tedaviden sonra relapslar sık görüldüğünden, hasta en az 1 yıl kontrol altında tutulmalı ve dışkı muayeneleri yapılmalıdır.</p>
<p>Amebiasiste birtakım cerrahi komplikasyonlar ortaya çıkar:</p>
<p>1. Karaciğer absesi:Parazit, portal ven yoluyla karaciğere gelir ve abse oluşturur. Abse küçük ise, medikal tedavi yapılır. Sekonder enfeksiyon veya büyük abselerde drenaj şarttır. Perkutanöz iğne aspirasyonu ile abse teşekkülü olduğu anlaşılabilir ve ayrıca da boşaltılabilir. Medikal tedavide dihidroksiquinin kullanılır.</p>
<p>2. Ameboma: Barsak duvarında parazitlerden oluşan bir kitle şeklinde ortaya çıkar. Malign bir oluşumdan ayırt edilmesi güçtür. Bu kitle medikal tedavi kaybolmaz ise, cerrahi rezeksiyon gerekir.</p>
<p>3. Perforasyonlar ( Delinmeler )</p>
<p>4. Toksik megakolon: Multiple perforasyonlar ve yaygın nekrozlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Kolona ait komplikasyonlarda kolonun tümünün çıkartılması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/amebiasis-ameboma-karaciger-absesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Escherichia Coli O157:H7</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/escherichia-coli-o157h7</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/escherichia-coli-o157h7#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 19:21:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mikroorganizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Escherichia Coli O157:H7]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[O157 H7]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18182</guid>
		<description><![CDATA[Escherichia coli O157:H7 "koli basili" tabir edilen E coli bakterisinin en zararlı tipi sayılır; bir gıda zehirlenmesi etmeni olup hemorajik kolit denen hastalığa neden olur E coli bakterisinin yüzlerce serotipinden biridir Bu serotip, patojenik E coli 'lerin "Enterohemorajik E coli", veya EHEC, olarak adlandırılan grubuna dahildir E E E E ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Escherichia coli O157:H7 &#8220;koli basili&#8221; tabir edilen E. coli bakterisinin en zararlı tipi sayılır; bir gıda zehirlenmesi etmeni olup hemorajik kolit denen hastalığa neden olur.<span id="more-18182"></span> Enfeksiyon bağırsak krampları ile başlar, bunu önce sulu ishal, sonra da çoğu zaman kanlı ishal izler. Bazen küçük çocuklarda hemolitik üremik sendrom olarak adlandırılan böbrek yetmezliği meydan gelir. Genelde bu bakteriyi içeren kıyma etin az pişirilerek yenmesi sonucu hasta olunur. Bakteri ayrıca kişiden kişiye dokunma yoluyla, pastörize edilmemiş süt içmekle, bakterini karıştığı suyla sulanmış sebze veya meyvelerin yenmesiyle, böyle suda yüzmek veya onu içmek yoluyla da bulaşır.</p>
<p>Biyokimya</p>
<p>Escherichia coli O157:H7 serotipi, Shiga benzeri toksin(ler) salgılayan, çubuk şekilli Gram-negatif bir bakteridir. E. coli bakterisinin yüzlerce serotipinden biridir. Çoğu suş zararsız olup sağlıklı insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşamasına karşın, bu serotipi oluşturan suşlar güçlü bir toksin salgılar ve ağır hastalığa neden olur. Bu serotip, patojenik E. coli &#8216;lerin &#8220;Enterohemorajik E. coli&#8221;, veya EHEC, olarak adlandırılan grubuna dahildir. Buna alternatif adlandırmalar olan &#8220;Verotoksin üreten E. coli&#8221; (VTEC) veya daha ender olarak &#8220;Shiga-benzeri Toksin üreten E. coli&#8221; (STEC) adları onun toksin üretme yeteneğine değinir.<br />
Serotip ismindeki &#8220;O&#8221; (sıfır değil, büyük O), somatik antijen numarasına, &#8220;H&#8221; ise flagella antijenine değinir. Başka serotipler (genelde daha hafif) hastalığa neden olur; burada yalnızca O157:H7 bileşimine sahip olanlar incelenecektir.<br />
E. coli O157:H7 1982&#8242;de ABD&#8217;de bir kanlı ishal salgınında ilk defa tanımlanmıştır. 1996-97&#8242;da İskoçya&#8217;da bu bakteri yüzünden 21 kişi hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu serotipli bakteri yözünden ABD&#8217;de yılda ortalama 73,000 vaka, 60 dolayında ölüm meydana gelir.</p>
<p>Yayılması</p>
<p>Enfeksiyonun başlıca kaynağı az pişmiş kıymadır, diğer kaynaklar pastörize edilmemiş süt ve meyve suyu, çiğ sebze ve şarküteri ve enfekte olmuş hayvanlardır. Kontamine olmuş göl veya havuzlarda yüzmek ve yeterince klorlanmamış su içmek yoluyla da iletim olabilir. Bu organizma kolaylıkla kişiden kişiye geçer ve çocuk bakım merkezlerinde kontrol altına alınması zor olan mikroplardandır.<br />
E. coli O157:H7 bazı mandıralarda bulunmuştur ve sağlıklı sığırların bağırsaklarında yaşayabilir. Hayvanların kesimi sırasında et kirlenebilir, etten kıyma yapılırkan organizma iyice içine karışabilir. İneğin memelerinde veya sağma makinasında bulunan bakteri süte karışabilir. Hastalığa neden olan organizma sayısı belirlenmemiş olmakla beraber çok küçük olduğu tahmin edilmektedir.<br />
Bu bakterinin bulaşmış olduğu etin görünüşü ve kokusu normaldir. Eğer yeterince pişirilmezse enfeksiyona yol açabilir.</p>
<p>Belirtiler</p>
<p>E. coli O157:H7 enfeksiyonu genelde ağır ve kanlı bir ishale (ancak ishal kansız da olabilir) ve abdominal kramplara yol açar. Çoğu zaman ateş yoktur veya çok az olur ve hastalık 5 ilâ 10 günde iyileşir. Bazı kişilerde hastalık belirtisiz olarak da iyileşebilir.<br />
Bazı kişilerde, özellikle 5 yaştan küçük çocuklar ve yaşlılarda, enfeksiyon hemolitik üremik sendroma neden olabilir, bu durumda alyuvarlar imha olur ve böbrekler iflas eder. Enfeksiyonların %2-7&#8242;sinde bu komplikasyon olur. Hemolitik üremik sendrom vakalarının çoğu E.coli O157:H7&#8242;den kaynaklanır.</p>
<p>Tanı</p>
<p>Sorbitol MacConkey agar üzerinde büyüyen E. coli O157:H7 kolonileri renksiz olurlar, diğer E. coli suşları ise pembe.<br />
Dışkı kültürü ile bakteri tanınabilir ama bu rutin bir test değildir, özel olarak istenmesi gerekir. Nümune, sorbitol-MacConkey agar&#8217;da, veya onun bir çeşidi olan sefiksim potasyum tellurit sorbitol-MacConkey agar&#8217;da kültürlenir. E. coli O157:H7 suşları hemen hepsi D-sorbitolu ya fermente edemezler veya çok yavaş ederler, buna karşın diğer suşların %80 bu şekeri fermente edebilirler. Bu yüzden sorbitol-MacConkey agarda büyüyen kolonilerin rengi O157:H7&#8242;yi tanımaya yarar. Ancak, diğer kültür yöntemleri gibi bu da yavaştır ve PCR teknikleri ile daha hızlı tanı mümkündür. Geliştirilmekte olan yeni tekniklerde flüoresan işaretli antikorlar kullanılır.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>Çoğu kişi antibiyotiksiz veya başka özel bir tedavi görmeden 5-10 günde iyileşir. Antibiyotiklerin hastalığın gidişatını iyileştirdiğine dair bir kanıt yoktur ve hatta bazı antibiyotiklerle tedavinin böbrek komplikasyonlarına yol açabileceği düşünülmektedir. Bazı antibiyotikler bakterinin büyümesini durdurmalarına rağmen Şiga toksin üretimini arttırırlar. Loperamide (imodium) gibi ishal <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a>larından da kaçınmak gerekir.<br />
Hemolitik üremik sendrom acil serviste bakım gerektiren, hayatî tehlike taşıyan bir durumdur. Kan nakli ve böbrek diyalizi sıkça gereklidir.</p>
<p>Uzun vadeli etkileri</p>
<p>Enfeksiyonların çoğu tamamen iyileşir. Hemolitik üremik sendrom geliştirenlerde uzun vadeli etkiler görülür. Acil bakımla hemolitik üremik sendromda ölüm oranı %3-5 dolayındadır. Bu gruptakilerin 1/3&#8242;ü yıllar sonra anormal böbrek fonksiyonu gösterir ve bunların birkaçı uzun dönemli diyalize gerek gösterebilir. Bu gruptakilerin diğer bir %8&#8242;i yüksek tansiyon, havale, felç, körlük gibi hayat boyu sürecek komplikasyonlar yaşarlar. Eğer bağırsaklarının bir kısmının ameliyatla çıkartılması gerekmişse bunun da sonuçlarını çekeceklerdir.</p>
<p>Patojenlik nedenleri</p>
<p>E. coli O157:H7&#8242;nin 2001 yılında okunan genom dizisinin zararsız E. coli K12 suşu ile karşılaştırması sayesinde O157:H7&#8242;yi patojen yapan özellikleri ortaya çıkmıştır [1]. İki organizmanın genomları aynı uzunlukta olmakla beraber her ikisinin de kendine has genleri bulunmaktadır. Patojen suşun genomunun çeşitli yerlerinde bulunan &#8220;patojelik adalarında&#8221; ona hastalık yapma yeteneği veren 1387 yeni gen bulunmuştur. Bu genlerin bir kısmı daha evvelden keşfedilmiş olan Şiga toksinleri ve adezyon faktörleri (fimbriumlar) gibi hastalık faktörlerini kodlamaktadır. Farklı genlerin bir kısmı hastalık yapmaktan ziyade iki suşun farklı ortamlarda büyüyebilmelerine olanak sağlayan proteinleri kodladığı tahmin edilmektedir. Ayrıca pek çok gende de K12 suşuna kıyasla en az bir amino asidin farklı olmasına neden olacak farklılıklar bulunmuştur, bu faklılıkların bir kısmı O157:H7&#8242;nin konak organizmasının hastalanmasına katkısı olabilir. İki genom arasındaki farklılıklar O157:H7&#8242;nin daha hızlı evrimleştiğini, ayrıca patojen adalarında buluna viral ve bakteriyel konjugasyon genlerinin varlığı K12&#8242;de olmayan çoğu genin başka bakteriyofaj ve plazmidler aracılığıyla yatay transferle geçmiş olabileceğine işaret etmektedir. O157:H7&#8242;nin yeni genler edinebildiğine dair belirtiler, bu organizmanın hızlı genetik değişikliğe uğrayabilmesi yeni salgınlarda kendini göstermesinin bir açıklaması olabilir.</p>
<p>Korunma</p>
<p>Hayvancılık<br />
Hayvan kesimi kontaminasyonun en başlıca kaynağıdır, ineğin bağırsaklarının içeriği etle karışınca nemli ve sıcak ortamda bakteriler çoğalırlar. Enfekte olmuş kısımlar eğer kıyılırsa bakteri etin yüzeyinden içine geçer. Dolayısıyla kıymanın bir enfeksiyon kaynağı olma olasılığı biftekten daha yüksektir. Biftekte sadece etin yüzeyi kirlenir ve etin dış kısmının pişmesi bakteriyi öldürmeye yeter. Buna karşın kıymadaki bakterinin imhası için tamamen pişmesi gerekmektedir. Üstelik birden fazla hayvanın etlerinin birleştirilip kıyılması halinde enfekte olmuş bir hayvan büyük bir kıyma işinin kontaminasyonuna neden olur.<br />
Dolayısıyla E.coli O157:H7 taşıyan inek sayısının azaltılmasına yönelik önlemler ve etin kesimi ve kıymanın hazırlanması sırasında etin kirlenmesini azaltacak önlemler gereklidir.</p>
<p>Yemek pişirme<br />
Kıyma ve köftenin tamamen pişirilmesi halinde organizma bertaraf edilebilir. Etin en kalın kısmına saplanan bir termometre en az 72 °C göstermelidir.</p>
<p>Et hazırlanırken diğer yiyeceklerden ayrı tutulmalı, çiğ etle temas eden tüm yüzeyler ve aletler tekrar kullanılmadan evvel iyice yıkanmalıdır. Üzerinde çiğ etin bulunmuş olduğu ve yıkanmamış bir tabağa sonradan pişmiş köfteleri koymak enfeksiyonu aktarır. Ellerin yıkanması da benzer şekilde önemlidir.<br />
Pastörize edilmemiş sütten ve meyve suyundan kaçınılmalıdır. Ticari meyve suları hemen her zaman pastörize edilmiştir.<br />
Meyve ve sebzeler, özellikle eğer pişirilmeyeceklerse, iyice yıkanmalıdırlar.</p>
<p>Diğer<br />
Kirli olma olasılığı olan sularda (Örneğin kanalizasyon suyu karışmış olması) yüzerken su yutmamaya özen göstemek hastalık riskini azaltır.</p>
<p>Tuvaleti kullandıktan sonra veya bir bebeğin (özellikle ishalliyse) alt bezini değiştirdikten sonra el yıkamak iletim riskini düşürür. İshali olan kişiler başkalarıyla yüzmemeli, başkasıyla beraber banyo yapmamalı ve başkaları için yemek hazırlamaktan kaçınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/escherichia-coli-o157h7/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Norwalk Virüsü (Norwalk Virus)</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/norwalk-virusu-norwalk-virus</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/norwalk-virusu-norwalk-virus#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2011 20:10:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mikroorganizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Cins Norovirus]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[Norwalk Virüsü (Norwalk Virus)]]></category>
		<category><![CDATA[RNA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=18064</guid>
		<description><![CDATA[Norwalk virüsü, bağırsak enfeksiyonuna neden olan bir virüstür 27-40 nm boyundadır, genetik materyali RNA'dan oluşur. Yiyecekler aracılığıya vücuda girerek, şiddetli kusma, ishal yapar Genom yapısı: (+) polariteli tek iplikli RNA Sınıflandırma ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Norwalk virüsü, bağırsak enfeksiyonuna neden olan bir virüstür. 27-40 nm boyundadır, genetik materyali RNA&#8217;dan oluşur.<span id="more-18064"></span><br />
Yiyecekler aracılığıya vücuda girerek, şiddetli kusma, ishal yapar. Bulaşıcıdır, 4 yaş altındaki bebeklerin bu enfeksiyona yakalanma olaslıkları yüksektir. Temizlik kurallarına uyularak koruma sağlanır.</p>
<p>Genom yapısı: (+) polariteli tek iplikli RNA<br />
Morfoloji:    izometrik<br />
Konak: Omurgalılar<br />
Sınıflandırma<br />
Baltimore sınıflandırması<br />
Grup IV:    Pozitif polariteli<br />
ssRNA virüsleri<br />
(pozitif polariteli tek iplikli RNA virüsleri)<br />
UVTK sınıflandırması<br />
Familya:    Caliciviridae<br />
Cins:    Norovirus<br />
Cins    Norovirus</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/norwalk-virusu-norwalk-virus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>POEMS Sendromu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 14:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda sızlama ve uyuşma]]></category>
		<category><![CDATA[çomak parmak]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[POEMS]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17384</guid>
		<description><![CDATA[Belirtisi: yorgunluk, çomak parmak, ayaklarda sızlama ve uyuşma, ağrı, ateş, kilo kaybı, ishal, hipertansiyon POEMS sendromu, polinöropati ve multisistemik tutulum ile seyreden oldukça ender görülen bir plazma hücre diskrazisidir Ağrı olabilir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>yorgunluk, çomak parmak, ayaklarda sızlama ve uyuşma, ağrı, ateş, kilo kaybı, ishal, hipertansiyon<span id="more-17384"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35799</p>
<p>Tanım:</p>
<p>POEMS sendromu, polinöropati ve multisistemik tutulum ile seyreden oldukça ender görülen bir plazma hücre diskrazisidir. Semptomlardan plazmasitom tarafından salgılanan vasküler endotelyal büyüme faktörü <a href="http://www.spitall.com/visionary-ideas"title="soru" >soru</a>mlu tutulmaktadır.</p>
<p>Nadir görülen bir sendromdur. Literatürde birkaç yüz vaka tanımlanmıştr. Japon literatürlerinde rapor edilmiş vakaların baskınlığına rağmen spesifik ırksal ilişki saptanmamşlır. Erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Erkekler için ortalama başlangıç yaşı 48, kadınlar için 59’dur.</p>
<p>Genellikle baskın klinik görüntü tüm hastalarda görülen periferik nöropatidir. Semptomlar ayaklarda sızlama ve uyuşma olarak başlar, bunu motor tutulum izler. Şiddetli kas zayışığı hastaların yarısından fazlasında görülür. Sandalyeden kalkmada, tırmanmada ve objeleri sıkıca tutmada yetersizlik görülür. Ağrı olabilir. Seyir ilerler ve hastayı yatağa bağımlı kılar. Hastalar kas zayışığına bağlı olarak kilo kaybederler. Zamanla kas güçsüzlüğü duyu kaybından daha baskın olur.</p>
<p>Hastaların yarısında karaciğer büyüklüğü, daha az oranda dalak büyüklüğü ve lenf bezlerinde büyüme görülür. Lenf nodu ve dalak büyümesi çoğu hastada Castleman hastalığına sekonderdir. POEMS’li hastaların %11-30’unda Castleman hastalığı görülür.</p>
<p>Endokrinopatinin nedeni tam anlaşılmamıştır. Sık gözlenen anormallikler hipogonadizm, diyabetes mellitus, glukoz tolerans bozukluğu ve hipotiroididir. Diğer anormallikler hiperprolaktinemi, hipoparatiroidizm, sürrenal yetersizliktir. Erkeklerde testiküler atrofi ve jinekomasti, kadınlarda amenore yaygı n görülür.</p>
<p>Deri değişiklikleri hastaların yaklaşık %50-90’ında görülürken, en sık hiperpigmentasyon görülür. Diğer bulgular hipertrikozis, hiperhidrozis, tırnaklarda beyazlaşma, parmaklarda çomaklaşma, Raynaud fenomeni, ciltte kalınlaşma ve anjiomadır.</p>
<p>Trombositozis en az %50 hastada, eritrositoz %20 hastada görülür. Castleman hastalığı olmadıkça anemi ve trombositopeni nadirdir. Kalsiyum yüksekliği nadir görülür.<br />
Osteosklerotik lezyonlar hastaların en az %95’inde görülür. Bunların %50’sinden fazlası multipldir. Lezyonlar hem osteosklerotik hem de osteolitik olabilir. Papilödem %50 vakada vardır.<br />
<strong>Majör kriterler</strong><br />
Polinöropati<br />
Monoklonal plazma hücreli-proliferatif bozukluk<br />
Sklerotik kemik lezyonları<br />
Castleman hastalığı<br />
Vasküler endotelyal growth faktör yüksekliği</p>
<p><strong>Minor kriterler</strong><br />
Deri değişiklikleri (hiperpigmentasyon, hipertrikozis,<br />
pletore, hemangiomata, beyaz tırnak)<br />
Endokrinopati (adrenal, tiroid, pituiter, gonadal, paratiroid,<br />
pankreas)<br />
Organomegali (hepatomegali, splenomegali, lenfadenopati)<br />
Ekstravasküler sıvı fazlalığı (periferik ödem, plevral<br />
efüzyon, asit)<br />
Papilödem<br />
Trombositoz/Polisitemi</p>
<p><strong>İlişkili Durumlar</strong><br />
Çomak parmak<br />
Kilo kaybı<br />
Hiperhidroz<br />
Pulmoner hipertansiyon<br />
Restriktif akciğer hastalığı<br />
Vitamin B12 eksikliği<br />
Diyare<br />
Trombotik hastalıklar</p>
<p><strong>Muhtemel ilişkili durumlar</strong><br />
Artralji<br />
Kardiyomiyopati<br />
Ateş</p>
<p><strong>Ayırıcı tanı</strong><br />
Nöropati ile ilişkili önemi bilinmeyen monoklonal<br />
gamapati (MGUS)<br />
Kronik inşamatuvar demyelinizan nöropati<br />
Primer sistemik amiloidoz<br />
Kriyoglobulinemi</p>
<p><strong>Prognoz</strong><br />
Kronik seyirli bir hastalıktır. Ortalama yaşam bir dekattan fazladır. POEMS kriterlerinin sayısı sağkalım da etkili değildir. Otolog periferik kan kök hücre nakli ile tedavi edilen hastalarda yaşam süresi daha uzun bulunmuştur. Ekstravaskuler volum artışı (efüzyon, ödem, asit) ve çomak parmak daha kısa sağkalım ile ilişkili iken yaş, alkilleyici <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> kullanımı, kemik lezyonlarının sayısı, endokrin tutulum, kilo kaybı, organomegali, Castleman Hastalığı, papilödem, serum ve idrar M proteini, trombositoz sağkalımda belirleyici bulunmamıştır. Respiratuvar semptomların komplikasyonlara yol açtığı saptanmı ştır.</p>
<p>Dispne, göğüs ağrısı, ortopne, pulmoner hipertansiyon, göğüs radyografisindeki anormal bulgular, pulmoner fonksiyon test anormallikleri sağ- kalımda etkili bulunmazken öksürük ve solunum kasları zayışığı kısa sağkalımla ilişkili bulunmuştur. İlk semptomdan sonra kısa bir sürede teşhise ulaşmak, plazma hücreli bozukluğun büyüklüğü ve tedaviye yanıtı prognozda önemlidir. Tedaviye yanıt tek litik kemik lezyonu olanlarda en iyi, kemik iliği tutulumu olanlarda en kötüdür. Multipl litik kemik lezyonu olan hastalar intermediate bir prognoza sahiptir. Plazma hücreli bozukluk tedaviye cevap verdi- ği zaman diğer semptomların tümü genellikle iyileşir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong><br />
POEMS sendromunun standardize edilmiş bir tedavisi yoktur. Tedavi ile ilgili bilgilerin çoğu retrospektif olarak elde edilmiştir. Bunlar radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>, alkilleyici tedavi, kortikosteroidler, yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kan kök hücre nakli ve destek tedavisidir. Osteosklerotik lezyonlar bir alanda sınırlı ise radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>, osteosklerotik lezyonlar yaygınsa ya da diffüz kemik iliği plazma hücre hastalığı varsa kortikosteroidler, kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a> ya da yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kan kök hücre nakli tedavi seçenekleridir. Standart tedaviye yanıt oranları radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>de %50, standart doz alkilleyici tedavide %40, kortikostroidlerde %15 ve yüksek doz kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a>yi izleyen otolog periferik kök hücre naklinde %90 üzerindedir.</p>
<p><strong>Cerrahi eksizyon </strong><br />
Izole plazmositomların cerrahi eksizyonu sendromun komplet tedavisiyle sonuçlanabilir.</p>
<p><strong>Radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"title="terapi" >terapi</a></strong><br />
Tek ya da sınırlı bir alanda multipl sayıda lezyonu olan hastalarda uygulanabilir. izole plazmositomlu bir hasta için ilk seçilecek tedavidir. Sınırlı alanlara 40-50 cGy dozlarında radyo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a> hastaların yarısından fazlasında osteosklerotik lezyonları düzeltebilir ve yine yarısından fazlasında nöropatide önemli iyileşmeler sağlar. Kortikosteroidler Hastaların yaklaşık dörtte birinde yanıt alınır ancak altta yatan plazma hücreli bozukluğun ilave tedavisi olmaksızın relaps yaygındır.</p>
<p><strong>Kortikosteroidler </strong></p>
<p>Hastaların yaklaşık dörtte birinde yanıt alınır ancak altta yatan plazma hücreli bozukluğun ilave tedavisi olmaksızın relaps yaygındır.</p>
<p><strong>Alkilleyici ajanlar</strong></p>
<p><strong>Melphalan</strong><br />
Plazmaproliferatif hastalıklara karşı en etkili ajanlar arasındadır. Prednisone ve prednisone-melphalan kombinasyonuna klinik yanıtlar hastaların yaklaşık % 22-56’sında görülmüştür. Optimal tedavi süresi bilinmemektedir fakat multipl myelomadan kaynaklanan deneyimlerden yola çıkarak 12-24 ay kabul edilebilir. Miyelodisplastik sendrom ve akut lösemiye yol açabilmesi otolog periferik kan kök hücre nakline aday hastalarda kullanımını kısıtlamaktadır ve bu aday hastalarda kök hücreler toplanıncaya kadar kullanımından kaçınılmalıdır.</p>
<p><strong>Siklofosfamid </strong><br />
Sınırlı sayıda hastada hastalığı kontrol edebilir, otolog periferik kan kök hücre nakli planlanan hastalarda melfalan yerine düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/poems-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Venezuela – 29 Mart 2011 – Gastroenteritis Raporu</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/venezuela-%e2%80%93-29-mart-2011-%e2%80%93-gastroenteritis-raporu</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/venezuela-%e2%80%93-29-mart-2011-%e2%80%93-gastroenteritis-raporu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 06:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[Veteriner Poliklini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=17166</guid>
		<description><![CDATA[Sığırlarda virüs sebepli ishal   ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sığırlarda virüs sebepli ishal. Çiftçilerin bildirimi üzerine Veteriner Polikliniği Üniversitesi veteriner ve yöneticileri bölgede geniş çaplı bir araştırma başlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/venezuela-%e2%80%93-29-mart-2011-%e2%80%93-gastroenteritis-raporu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cryptosporidiosis (Cryptosporidium spp.) Hastalığı</title>
		<link>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi</link>
		<comments>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 17:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spitall Ekibi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Organizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bulantı]]></category>
		<category><![CDATA[elektrolit dengesizliği]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[karın krampları]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Spitall taxonomy id]]></category>
		<category><![CDATA[sulu ishal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.spitall.com/?p=15992</guid>
		<description><![CDATA[Spitall Taxonomy Id: 35582 Moleküler çalışmalar C parvum’un sığır ve insan genotiplerinin (C hominis) olduğunu ortaya çıkarmıştır.  C parvum, C hominis, C meleagridis, C felis, C canis, C suis  ve C ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belirtisi: </strong>ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı, karın krampları, elektrolit dengesizliği, sulu ishal, baş ağrısı, hafif ateş<span id="more-15992"></span></p>
<p>Spitall Taxonomy Id: 35785</p>
<p>Tanım:</p>
<p>Cryptosporidium  türleri bir hayvan enfeksiyon etkeni olarak uzun süreden beri tanınmakta olup, yirmiden fazla türünün bulunduğu bilinmektedir. AIDS&#8217;li  hastalarda yaygın  olarak tespit edilmesiyle birlikte Cryptosporidium’ların insan sağlığı açısından  önemi ortaya konmaya başlamıştır. İnsanda ve  omurgalı hayvanlarda enfeksiyona en çok neden olan tür Cryptosporidium parvum  (C. parvum) olarak bilinmektedir.</p>
<p>Moleküler çalışmalar C. parvum’un sığır ve insan genotiplerinin (C. hominis) olduğunu ortaya çıkarmıştır.  C. hominis sadece insanları enfekte ederken, diğer genotip insanlar ve sığırlar başta olmak üzere diğer evcil hayvanları enfekte etmektedir. İnsanlarda  C. parvum, C. hominis, C. meleagridis, C. felis, C. canis, C. suis  ve C. muris  olmak üzere yedi türü enfeksiyon yapabilmektedir.</p>
<p>Çocuklar, beslenme yetersizliği olanlar ve immun (bağışıklık) sistemi baskılanmış kişiler Cryptosporidium enfeksiyonuna daha duyarlıdır. Enfeksiyon  Cryptosporidium ookistlerini içeren dışkıyla kontamine su ve besinlerin ağız yoluyla alınması veya enfekte havuz, göl ve ırmak sularında yüzme aracılığıyla bulaşmaktadır. Cryptosporidium enfeksiyonunun klinik belirtileri konağın immun sisteminin durumuna bağlı olarak değişmektedir. İmmun sistemi baskılanmış kişilerde günde yirmi litreye varabilen kolera benzeri ishale neden olup, yaşamı tehdit eden bir tablo oluşturabilmektedir.</p>
<p>Cryptosporidium enfeksiyonları gelişmekte olan ülkeler daha sık olmak üzere tüm dünyada görülmektedir. Yurt dışında ishal tanısı alan çocuklarda yapılan bir araştırmada Cryptosporidium spp. ookistleri %4,4 olarak saptanmıştır.</p>
<p>Gelişmiş toplumlarda dışkı taramalarında asemptomatik taşıyıcılık oranları %1’in altında tesbit edilirken az gelişmiş ve endüstrileşmemiş toplumlarda oranların %10-30’lara yükseldiği belirtilmektedir.</p>
<p>Organizmalar büyük sayılarda ve birkaç gün içinde bağırsak duvarında kolonize olabilirler. İnce ve kalın bağırsakta tutunup sık sık enfekte olurlar. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde, parazitler bazen mide, safra, pankreas kanalları ve solunum yolunu tutabilir.</p>
<p>Tanı:<br />
ELISA testi. Enfeksiyonlar küçük çocuklarda ve immün sistemi baskılanmış kişilerde sık görülür.</p>
<p>Belirtileri:<br />
ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı ve karın krampları yanında ve elektrolit dengesizliği ortaya çıkabilir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde klinik belirtiler görülmektedir. Cryptosporidiosis olan (AIDS / HIV hastaları, kemo<a href="http://www.spitall.com/ses-terapi"rel="external"title="terapi" >terapi</a> hastaları ve organ nakli yapılmış hastalarda.) Belirtiler genellikle parazit alımından sonra on gün içinde görünür. Belirtileri sulu ishal, baş ağrısı, karın krampları, bulantı, kusma ve hafif ateş sayılabilir. Bu belirtiler ağırlık ve dehidratasyon (su) kaybına yol açabilir. Sağlıklı bireylerde belirtiler genellikle bağışıklık sistemi tarafından 1-2 hafta içinde ortadan kaldırılır.</p>
<p>Sebebi:<br />
İçme suyuna karışmış dışkı parazitleridir.</p>
<p>Tedavi ve korunma:<br />
Şu anda, cryptosporidiosis için etkili bir <a href="http://www.spitall.com/farma"rel="external"title="ilaç" >ilaç</a> tedavisi yoktur. Cryptosporidiumdan korunmanın yolu uygun filtrasyon ile su arıtımı yapılmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.spitall.com/hastalik-belirtileri/cryptosporidiosis-cryptosporidium-spp-hastaligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

